Dava dilekçesinden açıkça idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararının uygulanmaması sebebine de dayanıldığı anlaşılmaktadır. Haksız eylemlerde kamu görevlisinin Anayasa’nın bu güvencesinden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanununun 28/4. maddesinde de; ”Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgilinin kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine tazminat davası açılabileceği” belirtilmiştir. İdari yargı kararının yerine getirilmemesi nedeni ile hizmet kusurundan ayrılabilen kişisel kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında araştırma yapılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir....
Ticari satış ve mal değişimi TTK m.23 ''(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir....
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 6....
Ancak davacının haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminat talebi reddedilmiştir....
kaynaklı alacak talebini 1.868.000.000,00 TL'ye(eski TL), ... ve ......
bu türden incelemelerin bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılması gerektiği" şeklinde, açıkça görevden kaçarak, sonuçta bilirkişiden beklenen görevin yerine getirilmemesi sonucunda, görmezden gelindiğini, Davadaki taleplere dayanak olan acentelik sözleşmesine ek cari hesap sözleşmesi'nin 4. maddesi gereğince, taraflar arasındaki sözleşmenin temel mantığı; “Acentenin ciro artışına dayalı olarak kazanç elde etmesidir” şeklinde tanımlandığını,kargo faaliyeti nedeniyle düzenlenen faturalar, davalı adına düzenlendiğini, bu faturalara ilişkin tahsilatlarda ise, müşterilerin rızaen yaptıkları ödemeler, ya doğrudan davalının banka hesaplarına, ya da, nakit olarak davacıya yapılıp yine davalıya aktarıldığını, davacı acentenin, geciken veya hiç ödenmeyen kargo ücretlerinin hukuki takipler yapmak suretiyle tahsili hususunda herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, faaliyet kapsamında gerçekleştirilen tüm kargo faaliyetleri sigortalanmakta olup, kargo kayıp ve sair tüm sebeplerden meydana...
Her ne kadar HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak ön incelemede başvuru şartlarının yerine getirilmemesi halinde gerekli kararın verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de lüzumlu karar, HMK'nın 344. maddesi gereğince karar verilmek üzere dosyanın İlk derece mahkemesine iadesi kararıdır. Bu şekilde davalıya iki aşamalı kanun yolunun önü açılmış olacaktır. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına dair kararın bozulmasına karar verilmiştir...." gerekçesiyle bozularak dosya Dairemize gönderilmiş, Dairemizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, davalılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesindeki adli yardım istemi Dairemizin 24/06/2019 tarih ve 2019/699 Esas sayılı ara kararı ile HMK'nun 334. maddesi gereği reddedilmiştir. Davalılar tarafından Dairemiz ret kararına yapılan itiraz Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22....
Karar sayılı ilamı çerçevesinde taraflardan ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri için 07/11/2022 ve 17/01/2023 tarihli zabıtlar ile taraflara kendilerine ait ticari defter ile belgelerin bulunduğu yerin açık adresi ve muhatap kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini ibraz etmek üzere(Görevlendirilecek bilirkişi tarafından ticari defter ve belgeleri incelemek üzere irtibat kuracağı) 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde kararın gereğinin yerine getirilmemesi veya ticari defter ve belgelerin ibrazından kaçınılması halinde 6100 Sayılı Kanunun 222/3 maddesi gereğince karşı tarafın kanuna uygun olarak tutulmuş ticari defter ve belgelerindeki kayıtların aleyhine delil olabileceğinin ihtar edilmiş, usulüne uygun yapılan tebliğlere rağmen davalı tarafından ticari defter ve belgelerin ibrazından kaçınılmıştır....
Hukuk Dairesi 2016/5809 E., 2018/67 K., 08-01-2018 T.)Şirket müdürünün yetkilerinin geri alınması ve sınırlandırılmasında; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının sürekli azalması, ortaklar arasındaki şiddetli geçimsizlik, şirketin devamlı olarak kar getirmemesi, şirketin amacının gerçekleşmesinde ekonomik ve hukuki imkansızlık, kanun esas sözleşme ve genel kurul kararlarının yerine getirilmemesi veya sürekli şeklinde ihlali, uzun yıllar ciddi bir faaliyetin olmaması gibi hususlar sayılmıştır. TTK'nun 614.maddesi; "Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir." hükmünü içermektedir....
Hukuk Dairesi'nin 31.05.2018 tarih, 2017/1145 E. 2018/3125 K. sayılı ilamında taahhütnamede eksik alımdan kaynaklı talebin sözleşme süresi sonunda talep edileceğinin düzenlenmesi halinde, geçmiş dönemde ihtirazı kayıt ileri sürülmese de, eksik alımdan kaynaklı talebin tamamının sözleşme süresi sonunda talep edilebileceğini kabul ettiğini,"...Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve özellikle Taahhütname başlıklı belgede, " ...'...


