B.. aleyhine 28/11/2014 gününde verilen dilekçe ile tazminat (mahkeme kararının yerine getirilmemesi kaynaklı) istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mahkeme kararının yerine getirilmemesi kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 19/01/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu nedenle, taraflar sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirmek zorundadır. Sözleşmede tarafların edimleri belirlenmiş, 7. maddesinde ise sözleşmedeki şartların yerine getirilmemesi halinde davacıya 100.000,00 TL tazminat ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Davacı dilekçesinde sözleşme uyarınca edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle bu edimlerin yerine geçen bedeli ve edimlerin geç ifasından kaynaklı tazminatı talep etmesi yanında sözleşmenin 7. maddesindeki tazminatı da istemiştir. Bu tazminat yazılış tarzı itibariyle seçimlik cezai şart niteliğindedir. Davacı ya ifayı, ya da cezayı talep edebilir. Her ikisini birlikte talep edebileceğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması ve davada ifanın da talep edilmiş olması göz önüne alındığında artık davacının bu cezayı talep etmesi mümkün bulunmamaktadır....
Somut olayda davacı, hem mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle yaşadığı süreç hem de bu durumun basında da haber olarak yer alması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. BK'nun 49. maddesindeki (TBK.58) koşullar oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kısmen kabulüne hükmedilmesi, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Dosyada bulunan ...... ......i görüşme tutanakları ile koruma kurulu kararlarının incelenmesinden; davalıların davacının imar planı tadiline dair talebini değerlendirirken yaptırmak istediği inşaat nedeniyle çizdirdiği projenin taşınmazın bulunduğu mahallin imar planına aykırılık teşkil etmesi ve davacının isteği doğrultusunda plan tadili yapılmasının var olan yolun daralması sonucunu doğurma ihtimalini gözeterek bir karar verdikleri anlaşılmaktadır....
İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca yerine getirilmesi talebiyle yapılan 10/10/2017 tarihli başvurunun reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ile, mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminatın 10/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline, terör eylemleri ve terörden kaynaklı güvenlik sorunları nedeniyle uğradığı maddi zararların karşılığı olarak şimdilik 175.000,00 TL maddi tazminatın 25/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 860,71 TL temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, 03/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Öte yandan, Anayasamızda yer alan hükümlere göre yargı kararlarının yerine getirilmesi zorunlu olup, 2577 sayılı Kanunun 28. maddesinde, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen hallerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabileceğine ilişkin kural da bu zorunluluğa dayanmaktadır. Kanunda, maddi ve manevi tazminat davasının hangi süreye tabi olduğuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Farklı görüşler olmakla birlikte, öğretide ve idari yargı uygulamasında, ilâma bağlanmış alacakların on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenleyen Borçlar Kanunu hükümlerine koşut olarak, idari yargılamada da bu sürenin uygulanabileceği kabul edilmekte, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların yerine getirilmemesi sebebiyle ilgililerin, on yıllık süre içinde uğradıkları zararın tazminen ödenmesini isteyebilecekleri sonucuna varılmaktadır....
- K A R A R - Davacı vekili, davalı şirketle yapılan ortaklık anlaşmasından kaynaklı alacağın tahsili için iflas yolu ile takibe geçildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın kaldırılmasını depo emri kararının yerine getirilmemesi halinde davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı muaccel bir alacağın bulunmadığını İİK’nun da belirtilen iflas şartlarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve bu konuda davacı tarafça temerrüde düşürüldüğü, davacı tarafın sözleşmenin 6. maddesi uyarınca düzenlenen cezai şart alacağına hak kazandığı itirazının kaldırılarak davalı tarafa depo emri tebliğ edildiği, dosya borcunun süresi içerisinde mahkeme veznesine depo edilmediği gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiştir....
İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca yerine getirilmesi talebiyle yapılan 10/10/2017 tarihli başvurunun reddine ilişkin Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı kararının iptali ile mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminatın 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline, terör eylemleri ve terörden kaynaklı güvenlik sorunları nedeniyle uğradığı maddi zararların karşılığı olarak şimdilik 175.000,00 TL maddi tazminatın 24/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .......
Somut olayda; davacı ----- olup davalı şirketle yapılan ----yönelik ticari ilişki çerçevesinde davacı tarafça sunulan ------- davacının davalı adına kayıtlı hesaba ön ödeme ------------------yatırdığı, davacı tarafça davalının sözleşmeden kaynaklı teslim borcunu yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak davayı ikame ederek ön ödeme bedelinin ve davalı şirketle yapılması planlanan sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle uğramış olduğu menfi zararların talep edildiği, Davacının menfi zarar talebinin davacının sözleşmenin yerine getirilmemesi------------ gelmesiyle meydana gelen---------------meydana gelen masraflar --------- meydana gelmemesi nedeni ile süreci ---- ödemiş olduğu ücret ise ---- vekaletname çıkarmak için-------mahkeme için çeviri ücreti: ------------- zarar talebinde bulunduğu, Mahkememiz ara kararı gereği davalı taraftan ticrai defter ve belgelerin ibraz edilmesi için kesin süre verildiği, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmediği, ticari...


