nun kusurları dolayısıyla sorumlulukları bulunduğunu, müvekkilinin uğradığı zarardan Kooperatif Kanunu'nun 98.maddesinin yollamasıyla TTK'nın ilgili maddeleri gereği müteselsilen ve şahsen sorumlu olduklarından yönetim kurulu üyeleri açısından verilen husumetten red kararının kaldırılması gerektiğini, kusurlu yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak olan sorumluluk davalarının, sadece şirket tüzel kişiliği tarafından değil aynı zamanda “doğrudan zararlar”ı söz konusu olan kooperatif ortakları tarafından da açılabildiğini, Yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüklerini kasten veya ihmalle yerine getirmemeleri halinde kusurun gerçekleşmiş sayıldığını, TTK’nın 369. maddesinde "Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar." denildiğini, Kanun koyucunun bu hususta yöneticilerin “tedbirli" olması gerektiğini özellikle belirterek, yönetim...
nın kooperatif yönetim kurulu üyeleri oldukları, kooperatife karşı açılan davada yönetim kurulu üyelerine davanın yöneltilemeyeceği, davalı S.. A..'in arsa maliki olması nedeniyle ve kooperatifle bir ilgisi bulunmadığından, davalı C.. S..'e dava konusu daire ve olaylarla bir ilgisi bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalılar G.. P.., C.. H.., C.. S.. ve S.. A..'e karşı açılmış davanın husumet nedeniyle reddine, davacının asıl davada davalı olan T.H. S.S. İdeal Yaşam Kent Konut Yapı Kooperatifi ve A.. G.. ile birleşen 2009/1014 Esas sayılı davada davalılar H.. K.. ve H.. G..'na karşı açmış olduğu davanın kabulü ile, davaya konu 10 nolu bağımsız bölümün, davacı adına tahsisli olduğunun tespitine, davalı H.. G.. adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar asıl davada davalılar A.. G.. ve G.....
kooperatiften istenilen kira kaybı tazminat talebinin koşulları bulunmadığından davacıların davalı kooperatif hakkında açtıkları kira kaybı tazminat taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılmış; davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin ise kooperatif üyesinin kira kaybından şahsen sorumlu olmadıkları gibi davacı vekilince her ne kadar davalı yönetim kurulu üyelerinin şahsi taahhütlerinin bulunduğu belirtilmiş ise de taahhütnamenin incelenmesinde taahhüdün kooperatif tarafından imzalandığı, yönetim kurulu üyelerinin ayrı bir taahhüdünün bulunmadığı, bu nedenle davalı yönetim kurulu üyelerine kira kaybı nedeni ile tazminat talebine yönelik davada husumet yöneltilemeyeceği kanaatine varılmakla bu davalılar yönünden de davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş; davacıların icra takibinde kötü niyetli olmadıkları kanaati ile davalılar yararına kötü niyet tazminatın takdirine yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Somut olayda davalı kooperatif defterlerinin usulüne uygun düzenlenmediği, kooperatif genel kurul kararlarına göre tahakkukların düzenli olmadığı, dava dışı üyelere dairelerin ne şekilde tescil edildiğinin eşitlik ilkesi kapsamında mevcut belge ve bilgilere göre tespit edilemediği anlaşılmaktadır.Davacı 30/05/2009 tarihli belgeye dayanarak kooperatife borcu olmadığını ileri sürmüşse de, alınan ATK raporlarına göre sözkonusu belgedeki imza yönetim kurulu başkanına ait değildir. Söz konusu belgenin düzenlendiği tarihte de geçerli olduğu anlaşılan Kooperatif yönetim kurulunun 06.06.2005 tarihli kararına göre bir işlemin kooperatifi bağlayabilmesi için, kooperatif başkan ve yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından imza edilmesi gerekir.Oysa eldeki davaya konu 30.05.2009 tarihli belgedeki imza yönetim kurulu başkanına ait değildir....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/03/2021 KARAR TARİHİ : 27/01/2022 KARARIN YAZ. TARİH : 25/02/2022 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili mahkememize sunduğu 25.03.2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle, davacı, davalı kooperatife 04.06.2011-01.06.2014 ve 01.06.2014-01.06.2017 tarihlerinde olmak üzere toplam 6 yıl yönetim kurulu üyeliği yaptığını, kooperatif Genel Kurullarında, alınan kararlar gereği yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi kararlaştırıldığını, davacının 6 yıl kooperatif kurulu üyeliği yaptığı halde davalı kooperatif tarafından ödenmesi gereken huzur hakkının ödenmediğini, daha önce Samsun Ticaret Mahkemesinin 2020/650 E....
Bu hükümler uyarınca kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulabilmeleri için; Kooperatif yöneticileri hakkında tazminat (hukuki sorumluluk) davası açılabilmesi, kooperatif genel kurulunun dava açılması yönünde karar alması ve davanın da denetçiler tarafından açılmış olması şartına bağlıdır (TTK m. 341). Somut olayda, bu yönde usulî bir eksiklik bulunmamaktadır. Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunu gerektiren eylemin varlığının tespiti gerekir. Anılan hükme göre yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulabilmeleri için; Meydana gelmiş bir zarar bulunmalıdır. Burada zararın varlığını kanıtlamak kooperatife, zarara uğradığını iddia eden ortaklara ve üçüncü kişilere düşmektedir. Yönetim (ve denetim) kurulu üyelerinin sorumluluğu için kooperatif zararının gerçekleşmesi gerekir. Bu zarar, yönetim kurulu üyelerinin (veya kooperatif memurlarının) kendi kusurlarından ileri gelmiş olmalıdır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/424 KARAR NO : 2022/810 DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2014 KARAR TARİHİ : 12/10/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/10/2022 DAVA: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı kooperatifin üyesi ve 30 nolu dairenin sahibi olduğunu, davalı kooperatifin 2007 yılı içerisinde, 2007 yılı sonuna doğru inşaatları bitirdiğini ve dairelerin üyelerine teslim ettiklerini, müvekkilinin dairesini başka bir kooperatif üyesinden üyelik hakkını devralmak suretiyle satım ve teslim aldığını, halen dairede müvekkilinin abisiyle birlikte oturduğunu, 2013 yılında kooperatifin üyelerine tapuları teslim ve tescil ettirmeye başladığını, tescil için gönderilen listede müvekkilinin adının da bulunduğunu, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 30/05/2009 tarihli yönetim kurulu üyelerinin imzaladığı belgeleri ile tüm borcun ödendiğinin yer aldığını, daha sonra...
Yasa koyucu böylece sorumluluk davasını şirketin yasal temsilcisine, diğer bir anlatımla yönetim kuruluna bırakmıştır. Bu yetki kural olarak görev başındaki yönetim kuruluna aittir. Bunun sonucu olarak, iki yıllık zamanaşımı yönetim kurulunun sorumluyu ve zararı öğrenmesinden başlar. Ortakların yönetim kurulu üyelerine karşı (ister dolaylı zararları için şirkete ister doğrudan zararları için tazminat kendilerine verilmek üzere) açacakları sorumluluk davalarında iki yıllık zamanaşımı zararı ve sorumluları öğrendikleri tarihten başlar (Çamoğlu, Ersin; Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerine Karşı Açılacak Sorumluluk Davalarında Zamanaşımı, Yaklaşım Dergisi Mayıs 2012, s. 3 vd.)....
Av. ... ... açtığı dava sonucu sözleşmenin, 10.maddesine göre kooperatif üyesi olabilmek için mülk sahibi olunması gerektiğini söyleyerek vakıftların isim ve lego değiştirdiğinde geçmişte üyelerine vaad ettiği bütün yapması gereken işlemlerden imtina ettiğini ve üyelerine karşı isim değişikliği yapmadan önce yerine getirmesi gereken bütün sorumluluğunun sona erdiğini, vakıflar isim ve lego değiştirirse, bunun kooperatife bağlı üyelerin tüm haklarının üyelere tebliğ edilmeden sona erdiği ve kooperatifin kuruluşu esnasında üyelerine vaad ettiği üyelik veya üyelikten çıkarılma koşul ve şartlarına uyacağı yönünde kooperatif yönetiminin, ana sözleşme 64. Md. Alınmış olan karara uyma zorunluluğu bulunduğu, 28/01/2011 tarihinde üyelere kar payı dağıtılmasında karar veren kooperatifin bilirkişinin usulsüz ...-... 'e devir yaptığından, ... 'un üyeliği ana sözleşme 10. Madde uyarınca bilirkişinin ......
-Dava, kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri aleyhinde açılan hukuki sorumluluk davasıdır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. maddesi ve yine aynı Kanun'un 98. maddesi yollaması ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 336. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan kooperatife karşı da sorumludurlar. Kooperatif tarafından yöneticilere karşı açılan bir sorumluluk davasının görülebilmesi, TTK'nın 341. maddesi gereğince, genel kurulun bu yönde karar almasına ve davanın tüm denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Ancak, anılan usuli eksiklikler dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabileceğinden, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddini gerektirmez. Esasen bu hususlar üzerinde mahkemece de re'sen durulması zorunludur....


