Buna göre, dosyadaki delil ve belge durumu itibariyle davacının dava dışı kooperatif üyeliğinin devam ettiği anlaşılmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3. maddesinde; "Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" hükmüne yer verilmiş, 62/1. maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş, yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre işleri titizlikle yürütecekleri ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmıştır. 62/3. maddesinde ise; "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar" hükmüne yer verilmiştir....
.., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine,kooperatif yönünden açılan davanın kabulü ile davaya konu yönetim kurulu kararlarının iptaline, yargılama aşamasında yeni yönetim oluşması nedeniyle K.K. 55/2. maddesi gereği seçilme yeterliliğini yitiren yönetim kurulu üyelerinin asil ve yedek üyelerinin mutlak butlanla batıl olduğu yönündeki talebin konusuz kalmış olması nedeniyle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, kayyım tayini talebinin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. ...)Ayrı bir tüzel kişiliği bulunan bir kooperatifin işleyişi karar, yürütme ve denetim organlarınca sağlanır. Hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kooperatif genel kurul ve yönetim kurulu kararları aleyhine dava açılarak iptali sağlanabilir. Somut olayda ise, dava, kooperatif yönetimince belirlenen ve davacıyı dışlayan çalışma şeklinin yeniden düzenlenmesi suretiyle muarazanın giderilmesine ve yönetim kurulu kararı uyarınca davacının çalışmasına engel olunduğu iddiasına dayalı kazanç kaybının tazmini istemine ilişkin olarak açılmıştır. Kural olarak, yönetim kurulu kararları doğrudan dava edilemezler. İtiraz üzerine genel kurulda alınacak kararın, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesi uyarınca ortaklar tarafından dava edilmesi mümkündür....
un yönetim kurulu başkanının akrabası olduğunu, bunun da TTK'nın 349.ve kooperatif anasözleşmesinin 53.maddesine aykırı olduğunu, davacıların ortaklık yükümlülüklerini tarafların ve yüklenicinin imzaladığı protokol uyarınca toplu olarak ödediklerinden ek aidat alınamayacağını ve yönetim kurulunun ibra edilmediğini ileri sürerek, genel kurulun Kooperatifler Kanununun 56.maddesine aykırı olması ve denetim kurulunun yok hükmünde olması nedeniyle iptaline, bu talebin reddedilmesi halinde, genel kurulun ertelenmesinin reddine ilişkin 2.maddenin ve ek aidat yükümlülüğü getiren 7.maddenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif temsilcileri, toplantıya çağrıda usulsüzlük olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin seçilmeye engel bir suçtan dolayı ceza almadıklarını, ...'un denetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, taşeron ile davacılar arasındaki sözleşmenin kooperatifi bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif yönetimi hakkında yapılan şikayet üzerine davalı kooperatif yönetimi hakkında görevi ihmal, zimmet, görevi kötüye kullanma, Kooperatifler Kanunu'na aykırı davranma ve denetim görevini ihmal suçlarından Muğla Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/422 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, görevlerinin üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak olan kooperatif yönetiminin, üyelerinin hak aramasından rahatsız olarak, kanuna, kooperatif anasözleşmesine ve iyiniyet esasına aykırı davrandığını ve üyelerinin hak ve menfaatlerini de tehlikeye attıklarını ileri sürerek, görevdeki yöneticilerin azline ve yeni tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davalı vekili, 22.06.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurulu'nun 7. maddesi ile 3 yıl için yeni yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçildiğini, bu genel kurul aleyhine açılmış herhangi bir davanın mevcut olmadığını, bu yönetimin görevinin başında olduğunu savunarak haksız davanın ve tedbir talebinin reddini istemiştir....
a teslimini, yapılması planlanan ....02.2013 tarihli olağan genel kurulun tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı tasfiye kurulu vekili, genel kurulu toplantıya denetim kurulunun çağırdığını, davacılar eski yönetim kurulu üyeleri.... ve ...'ın görev süreleri sona erdiğinden halen yönetim kurulu üyesi olmadıklarını ve bahsedilen kesinleşmiş yargı kararıyla eski yönetim kurulu üyeleri olan davacılara sadece yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi amacıyla genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi verildiğini, tasfiye kurulunun yetkisiz olduğu yönündeki iddianın yersiz olduğunu, tasfiye durumundaki kooperatifin tasfiye kurulu üyeleri tarafından temsil edilmesinin yasa gereği olduğunu, kooperatif yönetim kurulu üyesi olduğunu iddia eden...'ın kooperatif üyesi dahi olmadığını, davacıların genel kurulu toplantıya çağırabilmek için tasfiye kurulunun belge ve defterlerine ihtiyaçları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
in isminin yer aldığı, yapılan oylamada ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinden olan ...'nin listesinin yeniden yönetim kurulu asil ve yedek üyeliklerine seçildiği anlaşılmaktadır. Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 36/3. maddesinde açıkça, ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemeyeceği hükme bağlanmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 56. maddesinde, yönetim kuruluna üye seçilme koşulları düzenlenmiş olup, kooperatiflerin kendi iç tüzükleri ile bu şartları esnetebilmeleri mümkün olmamakla birlikte, üye seçilebilmeyi daha sıkı koşullara bağlamaları mümkündür. Dolayısıyla ibra edilmeyen yönetim kurulu üyesi ...'nin kooperatif ana sözleşmesindeki düzenleme gereği yeniden yönetim kurulu asil üyeliğine aday olması ve seçilmesi mümkün olmadığından, mahkemenin aynı gerekçeyle ... yönünden ilgili kararı iptal etmesi isabetli bulunmuş, davalı vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiştir....
-K A R A R- Davacılar vekili, 21.06.2002 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında gündemin beşinci maddesi ile yüklenicinin kesin hakedişinden dolayı alacağının ödenmesi için üyelerden yüksek miktarda ek ödeme talep edildiğini, bu kararın alınmasında kanunun aradığı 3/4 çoğunluğun sağlanmadığını, ayrıca üyelerin dar gelirli vatandaşlar olması sebebiyle alınan kararın iyiniyet kurallarına ve kooperatifçilik ruhuna aykırı olduğunu, üçüncü maddesi ile hem yönetim ve denetim kurulu üyelerinin raporlarının müzakeresinin, hem de bilançonun onayının yapıldığını, bilançonun ayrı bir maddede oylanması gerektiğini, denetim kurulu üyelerinden ikisi olmadan okunan denetim raporunun geçerli olmadığını, dördüncü maddesinde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasının gerçekleştiğini, her iki maddenin oylamasına da yönetim kurulu üyelerinin birinci derece akrabalarının katılarak olumlu oy kullandıklarını, yönetim hakkında ceza davası varken bilançonun oylanmasının ve ibralarının kanuna ve...
-K A R A R- Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili, davalı kooperatifin 18.04.2010 tarihli genel kurulunda, yüklenici firmanın yapması gereken bir kısım işlerin üçüncü kişilere ait veya yönetim kurulu üyelerinin ortak olduğu bazı şirketlere yaptırılması, yönetim kurulu üyelerinden birinin kızına daire satışı konusunda alınan karara yine aynı yönetim kurulu üyesinin iştirak etmesi gibi bir takım usulsüz işlemleri olmasına rağmen, denetim kurulu raporları yeterince tartışılmadan ve kooperatif üyesi olmayan kişilerin de oylamalara katılması sonucunda, yönetim kurulunun hukuka aykırı bir biçimde ibra edildiğini, denetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin alınan kararın toplantı tutanağına yazılmadığını, bilanço ve gelir-gider hesaplarına ilişkin alınan kararın neticesinin belirsiz olduğunu, aidat konusunun üyelerle müzakere edilmeden, aynı zamanda yüklenici firma ortağı olan üyeler ve yönetim kurulu üyeleri tarafından tutanağa yazdırıldığını ileri sürerek, davalı kooperatifin 18.04.2010...


