Dava, kooperatif yönetim ve denetim kurulu eski üyelerine yönelik sorumluluk esaslarına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme'nin hükme esas aldığı bilirkişi raporu yeterli olmadığı gibi tarafların istek ve itirazlarını karşılayacak nitelikte de değildir....
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın kooperatif üyeliği kapsamında sahip olunduğu iddia edilen------- Blok -------- numaralı iş yerinin, ihraç kararından itibaren geriye dönük kira bedelinin ve işlemiş faizinin tespiti ile tahsili ve davacının davalı kooperatif nezdinde hak sahibi olduğu yer olan ------- Blok -------- no'lu işyerinin keşfen tespit edilecek rayiç bedelinin tahsiline dair başlatılan tazminat davası olduğu, davacının eldeki davayı açabilmesi için kooperatif üyesi olması gerektiği, dava dilekçesinde de belirtildiği ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının kooperatif yönetim kurulu tarafından üyelikten ihraç edildiği, bu karara karşı davacının açtığı,--------- Esas sayılı davasında ------- Blok --------- no'lu işyerinin --------- Esas sayılı dosyasında ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesi hükmü verilmesi nedeniyle ihraç kararının iptali davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, anılan hükmün...
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK' nun 309 ve 336. maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin şirket veya üçüncü kişilere verdikleri zararlar nedeniyle sorumluluk halleri düzenlendiği gibi, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK nun 553. maddesinde de bu sorumluluğun esasları düzenlenmiştir. Ne varki, mahkeme yönetim kurulu üyelerinin hangi kusurları nedeniyle kooperatif ile birlikte sorumlu tutulduklarına ilişkin gerekçe oluşturulmamıştır....
Kooperatif konusunda uzman bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının üyelikten çıkarma kararı olan ... tarihli ... nolu yönetim kurulu toplantısı karar altında isim ve imzaları olan ..., ... ve ...’nun, karar tarihi olan ... tarihi itibariyle davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri olduğu, bu nedenle davacı vekilinin üyelikten çıkarma kararı altındaki imzaları olan kişilerin davalı kooperatif yönetim kurulu üyesi olmadıkları iddiasının yerinde olmadığı, davacı ...’nun kooperatif üyesi ... ve ...'...
, yazılı gerekçelerle bu davalılar bakımından da davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalılardan yönetim kurulu üyeleri olan ..., ... ve ... yönünden denetim kurulu raporunun 28.06.2004 tarihli genel kurulda okunarak bu davalıların da ibra edildiği, ancak, davalı yönetim kurulu üyelerinin davacı kooperatifin çeklerinin bir kısmını imzalayarak, bir kısmını da boş olarak davalı müdür ...’a verdikleri, bu çekler nedeni ile doğabilecek zararın denetim kurulu raporları tarihi itibariyle belirli olmadığı, bu nedenle de bu davalılar hakkında verilen ibra kararının somut olmadığının anlaşıldığı, bu durumda mahkemece, davaya konu edilen çeklerin bedelinin davacı kooperatif kasasından çıkıp çıkmadığı, kooperatif kasasından çıkmış ise, davacı kooperatifin harcamaları nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı, çeklerin boş hali ile imzalanarak davalı kooperatif müdürü ...’a teslim edilip edilmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna...
DAVA : Davacının kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptali DAVA TARİHİ : 14/06/2022 KARAR TARİHİ : 16/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2022 DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatif üyeliklerinden iki üyeliği bedelini ödeyerek Selim Sandıkçı'dan devraldığını, kooperatifin İzmir bölgesinde taşınmaz alarak her pay için bir villa yapmak üzere karar aldığını, gelinen aşamada alınan taşınmazdan dolayı kooperatife karşı açılan davalar gerekçe gösterilerek bugüne kadar inşaat işlerine başlanmadığını, bu sebeple üyelerden ilk alınan ödeme dışında aylık aidatın da uzun süre talep edilmediğini, yönetim kurulunun müvekkiline ihtarname göndererek tüm aidatların defaten ödenmesini ve aksi taktirde üyelikten çıkarılabileceğini ihtar ettiğini, gönderildiği beyan edilen ihtarnamelerin usulüne uygun düzenlenmediğini ve müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, iki yönetim kurulu...
Konut Yapı Kooperatifinin 24.09.2008 tarihinde tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğini, tasfiye işlemleri sırasında kooperatif adına olan tapu kayıtlarının silinmesi gerekirken, bir kısım taşınmazların kooperatif üzerinde bulunduğunu, kooperatifin gerçeğe ve hukuka aykırı olarak tasfiye edildiğini ileri sürerek, ... Konut Yapı Kooperatifinin tasfiyesine yönelik tescil işlemlerinin iptalini, kooperatifin ihyasını, yeniden ticaret siciline tescilin sağlanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ihya davasının kooperatif yönetim kurulu ve Tasfiye Kurulu üyelerine karşı açılması gerektiğini savunarak, davanın husumet nedeniyle reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/407 E sayılı dosyasında Tasfiye Halinde ... ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif genel kurul kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı, ortağı olduğu davalı kooperatifin ....01.2012 tarihinde genel kurul toplantısında alınan kararların 09.02.2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak geçerlilik kazandığını, toplantının toplantı nisabı aranmaksızın yapıldığını, alınan bazı kararlarla yönetim kurulu ve denetçilerin ibra edildiğini, bilançonun onaylandığını, kooperatif üyelerine ek aidat yükümlülüğü getirildiğini, bu kararların tasfiye amacının dışında olup kooperatif üyelerinin .../...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1095 Esas KARAR NO : 2022/236 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 22/12/2021 KARAR TARİHİ : 09/03/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2022 DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; yönetim ve denetim kurulu asil üyeliklerine seçilmiş bulunan Taraflı Divan Başkanlığı’nın yazılı önerge olmadan keyfi uygulama ile ortakların 2018, 2019, 2020 yıllarına ait gelir gider hesapları ve yönetim ve denetim kurulu raporlarının müzakereye açılmamasının, genel kurula okunması ve konuşmacıların 2 dk ile sınırlandırılmaları yönündeki önerge olmadan keyfi kararının genel kurulun iptali sebebi olduğunu, gündemin 7.maddesinin yapı kooperatifinin ana sözleşmesinde belirtilen amaç ve faaliyet konularının tamamlanmış olması nedeniyle Bakanlıktan alınan izin yazısına istinaden “Site İşletme Kooperatifi” olarak amaç ve tür değişikliğinin görüşülmesi ve karar alınması...
("Prof Dr.Necla Güney Ağdağ, Anonim Şirket Yönetim Kurulu :s.147,aynı yönde ... da AŞ Yönetim Kurulu Üyelerine açılacak davalarda zamanaşım ; Yaklaşım Dergisi Mayıs 2012) İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık konusu; yönetim kurulu üyesi olmayan %20 oranda pay sahibi davacının TTK'nın 396 maddede ki seçimlik hakların kullanılarak rekabet yasağını ihlal eden yönetim kurulu üyelerine karşı şirket tarafından dava açılması için temsil kayyımı atanması talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davalı şirketin iki kişiden ibaret %60 oranda pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağını ihlal ettikleri iddia edilmektedir. Somut olayda da davacı tarafından genel kurulda rekabet yasağı izni verilmeyen yönetim kurulu üyelerinin azli, yönetim kurulu üyelerinin haksız rekabetlerinin durdurulması iin dava açılmasının görüşüldüğü,ancak genel kurulda görüşülerek reddedildiği anlaşılmaktadır....


