Bu haliyle eldeki davanın dava konusu şirketin 12.04.2017 tarihinde gerçekleşen genel kurulunun "yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesi" konulu 6. Maddesinin mahkemece iptal edilerek kesinleşmesine rağmen, şirketin güncel yönetim kurulu tarafından söz konusu iadesi gereken ücretlerin, yönetim kurulu üyelerinden talep edilmemesi ve bu yönde hiçbir yasal işlem yapılmaması iddiasından dolayı şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları, zarar varsa ve sorumlu iseler zarar miktarına ilişkin tazminat davasından ibaret olduğu, önce açılan İstanbul ......
Bu haliyle eldeki davanın dava konusu şirketin 12.04.2017 tarihinde gerçekleşen genel kurulunun "yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesi" konulu 6. Maddesinin mahkemece iptal edilerek kesinleşmesine rağmen, şirketin güncel yönetim kurulu tarafından söz konusu iadesi gereken ücretlerin, yönetim kurulu üyelerinden talep edilmemesi ve bu yönde hiçbir yasal işlem yapılmaması iddiasından dolayı şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, davalıların zarardan sorumlu olup olmadıkları, zarar varsa ve sorumlu iseler zarar miktarına ilişkin tazminat davasından ibaret olduğu, önce açılan İstanbul ......
TARİHİ : 03/04/2013 NUMARASI : 2011/127-2013/175 Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 18.11.2013 gün ve 5279 Esas, 7160 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Davacı vekili, 2004 yılında davacı kooperatif yönetim kurulu üyeliğine seçilen davalıların arıtma tesisinin yenilenmesi işinde kooperatifi zarar uğrattıklarını ileri sürerek, 19.845,83 TL'nin 17.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, işin genel kurulda alınan karar uyarınca yapıldığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesinde kooperatif üyeleri ve yönetim kurulu üyelerine hiçbir tebligat yapılmadan; sahte üyeler ve yönetim kurulunun uydurma adreslerde olağan ve olağanüstü genel kurul toplantıları yapmış olduklarını, kendilerini Yönetim Kurulu başkan ve vekili olarak görevlendirdiklerini, bu kişilerin gerçek üye olmadıkları için sahtecilikle alınan kararların da yok hükmünde olduğunu, bu konuyla ilgili sorumlu olan sahtekarlıkla ve gerçek üye dahi olmadıkları halde kooperatif üyesi ve yöneticisi görünen, ... ile hiçbir ilgilerinin olmadığını, sahte belge ve kayıtlarla kooperatif Yönetim Kurulunu ele geçirdiklerini, gayrimenkul devri işlemleri yapıldığını ve kooperatifin tasfiyeye sokulduğunu ileri sürerek terkin olunan ... ihyasını talep etmişlerdir....
Hukuk Dairesi - KARAR - Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bankacılık hukukundan kaynaklanan sorumluluk nedeniyle açılan (banka yönetim kurulu üyelerine karşı açılan) tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. Kararın temyiz incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 11. Hukuk Dairesi'ne ait olup, 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21/2. maddesi ile değişik 2797 sayılı Kanun'un 60/3. maddesi gereğince dosyanın anılan Yüksek Daireye gönderilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 27.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların genel kurul toplantısı sırasında alınan kararlardan 5 ve 9 nolu kararlara karşı toplantı sırasında red oyu verdikleri ve muhalefetlerini de tutanağa geçirdikleri bu sebeple davacıların genel kurulun 5 ve 9. maddelerine karşı dava açma hakkına sahip oldukları, genel kurul toplantı tutanağının 5. maddesinde yönetim ve denetim kurullarının ibrasının ayrı ayrı oylandığının ve oylama sonucu yönetim kurulunun 22 kabul 12 red oyu, denetim kurulunun 23 kabul 12 red oyu ile ibra edildiği, yine kooperatif genel kurul toplantı tutanağının 9. maddesinde yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin asıl ve yedek üyelerinin 3 yıllığına seçimi ile ilgili seçimlerin 3 yıllığına yapılmasına karar verildiği, yapılan seçim sonucu listede bulunan şahısların 3 yıllığına yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerine 24 kabul ve 12 red oyu ile seçilmelerine karar verildiği, yönetim kurulu raporunun kooperatifin...
- K A R A R - Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili kooperatifin 11.08.2006 tarihinde yapılması gereken ancak yapılamayan genel kurul sonrası kooperatif üyelerine yemek verildiğinden bahisle kooperatif eski yönetim kurulundan 02.10.2006 tarihli 17.280.00 YTL çeki aldığını, bu çekin usulsüz olarak verildiğini, kooperatif genel kurulu sonrası verilen yemeklerde yemeği veren şirketin daha önce hazırlanması gereken teklif mektubunda da belirtildiği üzere davalının verilecek yemeği üyelere fiş karşılığı vermesi ve bu fişlerle birlikte kooperatife başvurarak yemek bedelini talep etmesi gerektiğini, davalının üyelere yemek verdiğine dair elinde hiçbir belgesinin bulunmadığını, yapılamayan genel kurul sonrasında teamüllere göre yemek verilmediğini ileri sürmüş ve söz konusu çek nedeniyle müvekkili kooperatifin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve kooperatif mevzuatından kaynaklı nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı Kooperatif'in 17/10/2011 tarihli 17 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile ...'in ... no'lu ....... Ortaklık payını ...'dan devraldığının ve ...'in ortaklığa kabul edildiğine ilişkin Yönetim Kurulu Kararı'nın alındığı ve Karar defteri'ne işlendiği .........
Somut olayda, davadan önce kooperatif inşaatlarının bitmiş olduğu, kooperatif yönetim kurulu imzalarını taşıyan belgeye göre davacının kooperatife borcunun bulunmadığı, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/541 Esas sayılı dosyasında 30/05/2009 tarihli belgedeki imzaların yönetim kurulu başkan ve üyelerine ait olduğu kabul edilerek belgede adı geçen ortaklardan olan ... adına tapu iptal ve tescil kararı verildiği, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesinleşen dosyada 30/05/2009 tarihli belgedeki imzaların yönetim kurulu başkan ve üyelerine ait olduğunun saptanması karşısında davacının da kooperatife borcu bulunmadığı ve taşınmazın adına tescili gerektiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir....
Yalnızca yönetim kurulu kararlarının icra edilmesi sonucu doğrudan doğruya kişisel olarak zarar gören üyeleri böyle bir dava açabilirler. Bunun yanında, esasen mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği gibi, davaya konu yönetim kurulu kararının iptali ve üye olunmadığının tespiti istemleri hakkında, kooperatif yönetimi tarafından dava açılmak suretiyle mahkemeden bu şekilde bir istemde bulunulamaz. Zira kooperatif yönetimince değiştirilmesi istenilen bir yönetim kurulu ya da genel kurul kararının, kooperatif yönetim kurulu ya da genel kurulu tarafından alınacak yeni bir karar ile değiştirilmesi mümkün olduğundan, kooperatif yönetimince kendi kararlarının iptali için mahkemede davacı sıfatıyla dava açmalarında hukuki yarar yoktur. Esasen mahkemede yönetim kurulu ve genel kurul kararının iptali davasını açma hakkı, bu karardan zarar gören kooperatif üyelerine aittir....


