İş Mahkemesinin 2010/790 Esasında maddi manevi tazminat davası açtığını, herhangi bir hizmet akdi çerçevesinde çalışmayan olay mahallinde bulunma sebebi ziyaret olan ...'nin yaralanmasına sebebiyet veren olayı bir iş kazası olarak nitelemenin hukuki dayanağının bulunmadığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı Baş İş Müfettişi ... tarafından 18.04.2011 tarih HÖ/30 nolu rapor doğrultusunda ''iş kazası olarak nitelenen olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ...'ın ... İnş. Ltd. Şti ve ... İnşaatın yükleniciliğini ...'...
İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir. Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurum'ca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kurum'a müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi giderek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel vermek, zararlandırıcı olayla ilgili işgüvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kusur raporu almak, maddi zararın tesbitini hesap bilirkişisi uzmanından alınacak rapor ile tesbit etmek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir....
"İçtihat Metni" Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Dava, sigortalının iş kazası sonucu uğradığı sürekli iş göremizlik nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği ve iş kazası yönünden bağlanan bir gelirin de bulunamadığı anlaşılmış olup, söz konusu hüküm, bu yönleri ile usul ve yasaya aykırıdır. Yapılacak iş, davacılara iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel verilmesi, tespit davası, bu dava için bekletici sorun yapılarak çıkacak sonuca göre; olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacının, geçirdiği iş kazasına ilişkin tüm tıbbi evraklar temin edildikten sonra, davacılara kurum tarafından bu kaza olayından dolayı gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulduktan sonra bağlanmış ise bu gelirlere ilişkin ilk peşin sermaye değerleri dosyaya celp edilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir....
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir. Somut olayda iş kazası olduğu iddia edilen olayın SGK Başkanlığı'na bildirildiği,tahkikatın devam ettiği,henüz sonuçlanmaması nedeniyle olayın SGK Başkanlığınca işkazası olarak kabul edilip edilmediğinin belli olmadığı anlaşılmaktadır....
İş Mahkemesinin 2012/18 esas sayılı dosyası ile hüküm altına alınan 10.000.00 TL manevi tazminatın iş kazasının gerçekleştiği tarih olan 10.04.2006 tarihinden karar tarihi olan 30.01.2014 tarihine kadar işlemiş olan 7.000.00 TL faiz alacağını talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ,faiz talebinin zamanaşımına uğradığını,tazminat için açılan davanın faize ilişkin zamanaşımını kesmediğini beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi gerek olay tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı yasanın 146. maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Somut olayda , davacı 10.04.2006 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle 20.000....
Somut olayda; iş kazası olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kabul edildiği açık olan olayda davacı babanın Kurum'a iş kazası sigorta kolundan aylık bağlanması için başvurmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; davacı babaya Kurum'a müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için müracaatta bulunmak, Kurum tarafından talebinin reddedilmesi halinde SGK Başkanlığı'na karşı “ iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti ” davası açması için önel vermek, dava açılması halinde kesinleşen karar sonrasında gelir bağlandığı taktirde davacı baba için yeniden hesap raporu aldırmak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın ... şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacıların desteği Hasan Kuyugöz'ün davaya konu edilen kaza sonucunda öldüğü, davacılar tarafından destekten yoksun kalma iddiası ile eldeki davanın açıldığı, olaya ilişkin ceza yargılamasının yürütüldüğü dava dosyasının dosya kapsamında bulunmadığı görülmektedir. Davaya konu kaza nedeniyle davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması bakımından SGK Başkanlığı'na müzekkere yazılmış; SGK ... İl Müdürlüğü'nün 09.05.2014 tarihli cevabi yazısında, davacılar murisi... 'ün Bağkur kaydının bulunduğu, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereğince iş kazası sonucu ölümü nedeniyle eşi olan ...'...
Yapılacak iş, maddi tazminat isteminde bulunan davacı babaya iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmama nedeninin Kurumdan sorularak, gelen yanıta göre gerekirse davacı babaya SGK Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan kendilerine ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davası açması için önel vermek, dava açılması halinde 6100 sayılı HMK'nun 165/2. maddesi gereğince bu dava için bekletici mesele yapmak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise davacı babanın maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise yapılan hesaptan kurumca davacı anne ve babaya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücuya tabi kısımlarının maddi tazminat miktarlarından tenzil ederek, çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, iş kazasının meydana gelişinde ölen her iki kazalının %15'er oranda, davalının ise %70 oranında kusurlu olduğu, davacılar anne ve babaya iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmadığı anlaşılmaktadır. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm halinde, hak sahibi olan eş, çocuklar, ana ve baba destekten yoksun kaldıklarından kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Yasasının 45/2. ve 332/2. maddelerine göre maddi zararlarının giderilmesini isteyebilirler. Borçlar Yasasının 332. maddesi; "işçinin ölümü halinde onun yardımından mahrum kalanların bu yüzden uğradıkları zararlara karşı isteyebilecekleri tazminat akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabi olur" hükmüne yer verdiğinden, bu davalar da işçinin iş göremezlik nedeniyle açtığı tazminat davası gibi çözümlenir....


