WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

Somut olayda kazası olduğu iddia olunan olayın davacı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, davalı kurumca 2.9.2008 tarihli yazı ile davacıya olayın Çalışma Bakanlığı İş Müfettişlerince soruşturulduğu ve yapılan tahkikat sonucu olayın kazası olmadığı, kararın yargı tarafından belirlenmesi sonucunda ulaşıldığı, bu nedenle Kurumca mükerrer tahkikata gerek görülmediği bildirilmiştir. Daha açık anlatımla davacıyı zararlandırıcı olay SGK Başkanlığınca kazası olarak kabul edilmemiştir. Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir....

Mahkemece, maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir. a-İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, talep halinde tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihinden itibaren faize hükmedilmelidir. Somut olayda, davacının sürekli göremezliğe uğramasın aneden olan kazası tarihi 18.10.1997 olup bu tarihten itibaren faize karar verilmemesi doğru olmamıştır. b-Öte yandan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesine göre manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. Somut olayda, mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat tutarları üzerinden davacı yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husu göz ardı edilerek avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....

Mahkemece davacının 27.4.2000 tarihinde geçirdiği kazası nedeniyle 17.170,44 TL maddi tazminat ile 1.500.00 TL manevi tazminatın 27.4.2000 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle, 11.2.1998 tarihinde geçirdiği kazası nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, 3.500.00 TL manevi tazminatın 11.2.1998 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının 11.2.1998 tarihinde geçirmiş olduğu kazası sonucu sol el bileğinin kırıldığı ve sürekli göremez duruma gelmediği, 27.4.2000 tarihinde geçirdiği kazası nedeniyle ise % 10,1 oranında sürekli göremez duruma geldiği olayda, davacının % 25, davalı işverenin de % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır....

Mahkemece, 28.455TL maddi, 5.000TL manevi tazminatın, kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre dava dilekçesinde ve birleşen davada 100TL maddi ve 10.000TL manevi tazminat için kazası tarihinden itibaren yasal faiz talebinin bulunulduğu; Islah dilekçesinde ise maddi tazminat talebinin toplam 28.455TL'ye çıkarıldığı, ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talebine yer verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi (HMUK m.74) kapsamında Mahkemeler, tarafların talepleri ile bağlı olup, talepten fazlasına karar veremezler. Somut olayda, davacılar vekilince ıslahen artırılan maddi tazminat miktarları için ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi talep olunmasına rağmen Mahkemece maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamında olay tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....

İş kazası yada meslek hastalığı nedeniyle, geçici göremezlik, 506 sayılı Yasa'nın 16 ve 89. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, kazası yada meslek hastalığı sonucu göremez duruma düşen sigortalıya sağlık yardımları dışında kazasının olduğu yada meslek hastalığı nedeniyle tedavisinin başladığı tarihten, tedavisinin bitimine kadar, geçici göremez duruma düştüğü her gün için 506 sayılı Yasa'nın 89.maddesindeki yöntemle yatarak ya da ayakta tedavi görmesine göre, bir ödenek verilir. Sigortalının göremezlik durumunun ödeneğin belirlenmesinde etkisi yoktur....

Bunun yanında Kurumun kazası tahkikat raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup Kurumun yaptığı tahkikat neticesinde bir zararlandırıcı olayın kazası olarak kabul edilmesi halinde bunun aksi ancak yargısal faaliyet ile ortaya konulabilecek bir husustur. Kurumca kazası olarak kabul edilen bir olayın kazası olmadığı hususunda açılacak tespit davalarında ise hak alanını etkilendiğinden ötürü ...'nın da hasım gösterilmesi zorunludur. Buraya kadar yapılan açıklamalardan sonra dosya kapsamından, 06/08/2010 tarihindeki olayın Kurum tarafından kazası olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır....

Kazalı tarafından SGK'ya kazası geliri bağlanması yönünde başvuruda bulunulmaması halinde SGK tarafından resen kazası geliri bağlanmadığından davacıya ayrıca kazası geliri bağlanmadığı ancak davacı ömür süresi sonuna kadar hatta davacının vefatı halinde geride kalan hak sahipleri tarafından dahi SGK'ya başvuruda bulunulması halinde kazası gelirinin her zaman bağlanabileceği, kazası geliri bağlanmaksızın bu davanın neticelenmesinden sonra davacıya SGK tarafından kazası geliri bağlanması halinde SGK tarafından bu gelirlerin davalıya ve dava dışı işverene rücu imkanı bulunduğundan davalının mükerrer ödeme yapmasının söz konusu olacağı, kazasına bağlı açılan tazminat davalarının SGK tarafından karşılanmayan zararın giderimine ilişkin olduğundan yasal olarak SGK tarafından yürütülecek idari tahkikatın bitmesi gerektiği, kazalının maluliyet oranının öncelikle SGK tarafından belirlenmesi, itiraz edilmesi halinde buna karşı itirazın Yüksek Sağlık Kuruluna yapılması ve Yüksek...

Hukuk Dairesinin 19.04.2012 tarihli ve 2010/11496 E. 2012/6596 K. sayılı ilamı ile davacıya kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunması , olayın Kurumca kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “ kazasının tespiti” davası açması için süre verilmesi, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli göremezlik oranının belirlenmesi giderek kazası sigorta kolundan sürekli göremezlik geliri bağlanması için önel verilmesi, çıkacak sonuca göre ve giderek, sigortalının yukarıda açıklanan yöntemle Kurumca belirlenen sürekli göremezlik oranına göre manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle karar bozulmuştur. B....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, kazası sonucu geçici göremezliğe uğrayan davacı işçinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin maluliyet oranı % 0 olduğundan reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, kazası sonucu geçici göremezliğe uğrayan davacı işçinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin maluliyet oranı % 0 olduğundan reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu