WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

Yukarıda açıklandığı üzere kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe Kurum tarafından karşılanmayan zararların tahsili istemine ilişkin davalardır. Buna göre davacının sürekli göremezliği nedeniyle Kurumun kazası sigorta kolundan kendisine yaptığı bir ödeme var ise bunun, yine var ise geçici göremezlik ödemesinin davacının hesaplanan maddi zararından düşülmesi esastır. Somut olayımızda davacı kazalıya yargılama konusu kazası nedeniyle istirahatli kaldığı süreler için geçici göremezlik ödemesi yapıldığı, yine %80 oranındaki maluliyeti nedeniyle davacıya kazası sigorta kolundan gelir bağlandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bu tahsislerin rücuya tabi kısımlarının davacının hesaplanan zararından tenzili ile davacının bakiye zararının tespiti gerekmekte olup Mahkemece bu hususa riayet edilmeyen bilirkişi raporuna itimat ile neticeye varılması doğru olmamıştır....

İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir. Yapılacak ; davacıya kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “ kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli göremezlik oranının belirlenmesi giderek kazası sigorta kolundan sürekli göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir....

İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir. Yapılacak ; davacıya kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “ kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli göremezlik oranının belirlenmesi giderek kazası sigorta kolundan sürekli göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava,geçirdiği kazası nedeniyle yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkemece,maddi tazminat davasının reddine manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,davacının geçirdiği zararlandırıcı olayın kurum tarafından kazası olarak kabul edildiği,... ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava,geçirdiği kazası nedeniyle yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkemece,maddi tazminat davasının reddine manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,davacının geçirdiği zararlandırıcı olayın kurum tarafından kazası olarak kabul edildiği,......

Somut olayda, zararlandırıcı olayın tahkikat sonucunda Sosyal Güvenlik Kurumunca kazası kabul edildiği ve müteveffa sigortalının dava dışı eşine kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlandığı, dava dışı eşin kendisinin açtığı kazasından kaynaklanan diğer tazminat davasında eş yararına maddi tazminata hükmedildiği Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacı anne ve babaya Kurumca gelir bağlanmadığı, Mahkemece davacılara gelir bağlanmama nedeninin araştırılmadığı anlaşılmaktadır....

Mahkemece yapılacak , kazası tespitine ilişkin davalar, kazası geçirilen işverenliğin hak alanını da ilgilendirdiğinden davacıya, kazası geçirdiğini iddia ettiği işyeri sahibi işvereni davaya dahil etmek üzere önel vermek, işveren usulünce davaya dahil edildikten sonra davalı kurumdan davacının 27.04.2004 tarihinde geçirdiği kazaya ilişkin müfettiş raporu olup olmadığını sormak, var ise istemek, davalı işverenlikten kazaya ilişkin belgeleri istemek, bilirkişi tarafından incelenen ceza dosyası ile tazminat dosyasının asılları ya da suretlerini dosya arasına almak, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....

K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, ...’nın tüm temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacılar vekilinin temyizine gelince: Dava, 16.10.1996 tarihinde sigortalının ölümünün kazası olduğunun tespiti ile kazası sonucu ölüm nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin kazasının tespiti ile tazminat istemli davaların ayrılarak yargılamalarının sürdürülmesi gerektiği ve ölüm olayının meydana gelmesinde, 506 sayılı Yasanın 11....

Somut olayda sigortalının yaralanması ile ilgili olayın SGK'ca kazası olarak kabul edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alınarak sigortalının ölümü ile kazası arasında illiyet bağı bulunmadığından hak sahiplerinin “ölüm” nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteyemeceği yönündeki kararı yerindedir. Davacı ... vekilinin dava dilekçesinde ölüm nedeniyle birlikte murisin sürekli göremez duruma gelmesi nedeniyle de maddi tazminat istediği görülmektedir.Murisin ölümü ile mirasçılara geçen haklar kapsamında kazası tarihi ile ölüm tarihi arasındaki süre için maddi zararın tazminini istemesi mümkündür. Bu durumda murise sağlığında kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığını araştırmak, bu tarihler arasında bağlanması gereken gelirleri Kurumdan sormak, bağlanmaması durumunda bu yönde dava açmak için davacı ...'...

Mahkemece, kazası tespitine dair talebi hakkında konusuz kalması nedeniyle bu talebe ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açtığı maddi-manevi tazminat davası ile tespit davasının reddine, davalı SGK aleyhine açtığı maddi-manevi tazminat davasının reddine, davalı şirket hakkındaki maddi ve manevşi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden davalı Kurum'a davacı tarafından 07.11.2006 tarihinde kazası bildiriminde bulunulduğu, davacı tarafından bu başvuru üzerine makul süre içerisinde sonucunu beklemeden işbu davayı açtığı, davalı Kurum'un herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır....

UYAP Entegrasyonu