WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacının park halinde olan aracına davalının işleteni olan aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve iş gücü kaybına uğradığını, halen kazadan dolayı çeşitli hastalıklarının da nüksettiğini belirterek 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeni ile reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak; zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....

Suç niteliğindeki haksız fiilden doğan alacak hakkının uzatılmış zamanaşımına tabi olması, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı süresi öngörülen hallerde tazminat talebinin daha önce zamanaşımına uğramasının hukuk mantığına aykırı olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Zira, hukuk mantığı fail yönünden daha hafif bir müeyyide niteliğindeki, tazminat yükümlülüğünün daha ağır sonuçları olan ceza müeyyidesinden önce zamanaşımına uğramamasını gerektirir. Bir fiil ancak suç niteliğini haiz ise cezalandırılabilir. Dolayısıyla borçlunun sorumluluğunu gerektiren fiil Ceza Kanunu ve özel yasalarda yer alan ceza hükümlerine göre suç niteliğinde olmalıdır. Fiilin, suçun objektif ve subjektif unsurlarını ihtiva etmesi gerekli ve yeterlidir. Ancak bu fiil nedeni ile ceza soruşturması yapılması, ceza davası açılması veya borçlunun cezaya mahkum edilmesi şart değildir....

Suç niteliğindeki haksız fiilden doğan alacak hakkının uzatılmış zamanaşımına tabi olması, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı süresi öngörülen hallerde tazminat talebinin daha önce zamanaşımına uğramasının hukuk mantığına aykırı olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Zira, hukuk mantığı fail yönünden daha hafif bir müeyyide niteliğindeki, tazminat yükümlülüğünün daha ağır sonuçları olan ceza müeyyidesinden önce zamanaşımına uğramamasını gerektirir. Bir fiil ancak suç niteliğini haiz ise cezalandırılabilir. Dolayısıyla borçlunun sorumluluğunu gerektiren fiil Ceza Kanunu ve özel yasalarda yer alan ceza hükümlerine göre suç niteliğinde olmalıdır. Fiilin, suçun objektif ve subjektif unsurlarını ihtiva etmesi gerekli ve yeterlidir. Ancak bu fiil nedeni ile ceza soruşturması yapılması, ceza davası açılması veya borçlunun cezaya mahkum edilmesi şart değildir....

nin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince ; Asıl dava, haksız fiil nedeni ile manevi tazminat, karşı dava, alacak ve haksız fiil nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacının eniştesi olduğunu, kendisi için ev kredisi çektiğini bundan dolayı evin davalı-karşı davacı üzerinde olduğunu, kredi olayından sonra davalı-karşı davacının MSN'den kendisine taciz içerikli mesajlar gönderdiğini, evin tapusunu devretmemesinden korktuğu için taciz mesajları ile ilgili şikayette bulunamadığını, davalı- karşı davacı ile yazışmaya devam ettiğini, davalı-karşı davacının tacizi nedeni ile uğramış olduğu manevi zararın tazminini talep etmiştir....

Suç niteliğindeki haksız fiilden doğan alacak hakkının uzatılmış zamanaşımına tabi olması, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı süresi öngörülen hallerde tazminat talebinin daha önce zamanaşımına uğramasının hukuk mantığına aykırı olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Zira, hukuk mantığı fail yönünden daha hafif bir müeyyide niteliğindeki, tazminat yükümlülüğünün daha ağır sonuçları olan ceza müeyyidesinden önce zamanaşımına uğramamasını gerektirir. Bir fiil ancak suç niteliğini haiz ise cezalandırılabilir. Dolayısıyla borçlunun sorumluluğunu gerektiren fiil Ceza Kanunu ve özel yasalarda yer alan ceza hükümlerine göre suç niteliğinde olmalıdır. Fiilin, suçun objektif ve subjektif unsurlarını ihtiva etmesi gerekli ve yeterlidir. Ancak bu fiil nedeni ile ceza soruşturması yapılması, ceza davası açılması veya borçlunun cezaya mahkum edilmesi şart değildir....

Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794)....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Dava, haksız fiil nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazminat yolu ile giderilmesi istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 4.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 4.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 06.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Dava, haksız fiil nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazminat yolu ile giderilmesi istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 4.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 4.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

in sevk ve idaresinde iken meydana geldiğini belirterek, müvekkili ... yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan, 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... tahsiline, müvekkili ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden 8.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'...

nın bu haksız fiil nedeniyle doğan zararın tazmininden babası ve annesi olmaları sebebiyle uğranılan manevi zarara ilişkin tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. Davada BK'nın 41 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümlerine dayanılmıştır. Bu durumda 4787 sayılı "Aile Mahkemesinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi kapsamı dışında kalan uyuşmazlığın Kdz. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu