Bir başka anlatımla haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Bir başka deyişle haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı yoksa bu kalem zarar istenemez....
Suç niteliğindeki haksız fiilden doğan alacak hakkının uzatılmış zamanaşımına tabi olması, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı süresi öngörülen hallerde tazminat talebinin daha önce zamanaşımına uğramasının hukuk mantığına aykırı olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Zira, hukuk mantığı fail yönünden daha hafif bir müeyyide niteliğindeki, tazminat yükümlülüğünün daha ağır sonuçları olan ceza müeyyidesinden önce zamanaşımına uğramamasını gerektirir. Bir fiil ancak suç niteliğini haiz ise cezalandırılabilir. Dolayısıyla borçlunun sorumluluğunu gerektiren fiil Ceza Kanunu ve özel yasalarda yer alan ceza hükümlerine göre suç niteliğinde olmalıdır. Fiilin, suçun objektif ve subjektif unsurlarını ihtiva etmesi gerekli ve yeterlidir. Ancak bu fiil nedeni ile ceza soruşturması yapılması, ceza davası açılması veya borçlunun cezaya mahkum edilmesi şart değildir....
Suç niteliğindeki haksız fiilden doğan alacak hakkının uzatılmış zamanaşımına tabi olması, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı süresi öngörülen hallerde tazminat talebinin daha önce zamanaşımına uğramasının hukuk mantığına aykırı olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Zira, hukuk mantığı fail yönünden daha hafif bir müeyyide niteliğindeki, tazminat yükümlülüğünün daha ağır sonuçları olan ceza müeyyidesinden önce zamanaşımına uğramamasını gerektirir. Bir fiil ancak suç niteliğini haiz ise cezalandırılabilir. Dolayısıyla borçlunun sorumluluğunu gerektiren fiil Ceza Kanunu ve özel yasalarda yer alan ceza hükümlerine göre suç niteliğinde olmalıdır. Fiilin, suçun objektif ve subjektif unsurlarını ihtiva etmesi gerekli ve yeterlidir. Ancak bu fiil nedeni ile ceza soruşturması yapılması, ceza davası açılması veya borçlunun cezaya mahkum edilmesi şart değildir....
MAHKEMESİ Dava, haksız fiil nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, araç tamirinden kaynaklanmamaktadır. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi ... ....... Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere ... ....... Dairesine gönderilmesine, ....09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Somut olayda; dosya kapsamından davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği hırsızlık iddiası ile davalı ...’nin eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenler nazara alındığında davalı ... hakkında da davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir....
Davacı vekili dilekçesinde, davalının eylemi nedeni ile dava dışı görevli polis memurunun yaralandığını, bu yaralama neticesinde polis memuruna 2330 sayılı kanun gereğince nakdi tazminat ödendiğini beyan ederek ödenen 1593 TL. tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 2330 sayılı kanunun 3.maddesinde güvenlik görevlilerinin hizmet nedeni ile uğradıkları zararın belirlenmesinde "tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığının brüt tutarı" esas alınmaktadır. Ancak, HGK'nun 23.2.2005 ..., 2005/4-61 E-95 K sayılı ilamında da benimsendiği gibi, nakdi tazminata konu olayda zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Uyuşmazlık, haksız fiil nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Davanın niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 4.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 4.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 06.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Emniyet Genel Müdürlüğü nakdi tazminat komisyonunun 20.7.2010 günlü kararıyla, (karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığına göre) tesbit edilmiştir. 2330 sayılı kanunun 3.md. uyarınca güvenlik görevlilerini hizmet nedeni ile uğradıkları zararın belirlenmesinde "tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığının brüt tutarı" esas alınmaktadır. Ancak HGK’nun 23.2.2005 gün, 4-61 E-95 K. sayılı ilamında da benimsendiği gibi, nakdi tazminata konu olayda zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başlayacağından, idarenin davalıya rücu edebileceği tazminatın haksız eylem tarihindeki miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekirken, olay tarihinden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın, rücuan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır....
Somut olayda, haksız fiil 17.11.2003 tarihinde gerçekleşmiş olup, tazminat İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü nakdi tazminat komisyonunun 14.07.2008 günlü kararıyla, (karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığına göre) tesbit edilmiştir. 2330 sayılı kanunun 3. md. uyarınca güvenlik görevlilerini hizmet nedeni ile uğradıkları zararın belirlenmesinde "tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığının brüt tutarı" esas alınmaktadır. Ancak, HGK’nun 23.02.2005 gün, 2005/4-61 E-95 K. sayılı ilamında da benimsendiği gibi, nakdi tazminata konu olayda zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başlayacağından, idarenin davalıya rücu edebileceği tazminatın haksız eylem tarihindeki miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekirken, olay tarihinden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın, rücuen tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır....
Ancak, somut olayda haksız fiil 22.09.2005 tarihinde gerçekleşmiş olup, tazminat İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü nakdi tazminat komisyonunun 05.02.2008 günlü (karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığına göre) tesbit edilmiştir. 2330 ... kanunun 3. md. uyarınca güvenlik görevlilerini hizmet nedeni ile uğradıkları zararın belirlenmesinde "tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığının brüt tutarı" esas alınmaktadır. Ancak, HGK’nun 23.02.2005 gün, 2005/4-61 E-95 K. ... ilamında da benimsendiği gibi, nakdi tazminata konu olayda zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başlayacağından, idarenin davalıya rücu edebileceği tazminatın haksız eylem tarihindeki miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekirken, olay tarihinden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın, rücuen tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır....


