Somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında ödeme emrinin borçluya 18/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 89/1 haciz ihbarnamesinin ise 12/02/2016 tarihinde henüz ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ ve itiraz tarihinde kesinleşmediği anlaşılmıştır. Haciz isteme hakkı kural olarak alacaklının borçluya karşı başlatmış olduğu takibin kesinleşmesi ile doğar. Takip alacaklısı üçüncü kişinin tebliğ edilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın (itiraz) aksini ispat ederek cezalandırılması ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Ancak bu sorumluluğun doğabilmesi, borçluya karşı kesinleşmiş bir icra takibinin mevcudiyetine bağlıdır. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunması cezai bakımdan suç, hukuki bakımdan haksız fiildir. Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil edebilir....
DAVA 1.Davacı/ alacaklı vekili dava dilekçesinde; alacaklının alacağının tahsili amacıyla yapılan takipte üçüncü şahsa gönderilen İİK'nun 89/1 inci haciz ihbarnamesinin 13.11.2014 tarihinde ...'ya tebliğ edildiğini, davalının 20.11.2014 tarihinde verdiği cevapta, borçluya hiçbir borcunun bulunmadığını bildirdiğini, ancak üçüncü şahsın yalan beyanda bulunduğunu, gerçeğe aykırı olarak haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini beyanla sanığın İİK'nun 338 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına ve aynı kanunun 89 uncu maddesi gereğince 50.000,00 TL tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı/ üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; davalının haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle ... Dış Ticaret Ve ... A.Ş.'...
Müştekiler vekilinin 12.03.2020 tarihli asıl karara yönelik temyiz istemi, davalı-sanığın yalan beyanda bulunarak 89/1 haciz ihbarnamesine karşı yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile tazminata mahkum edilmesi amacıyla açılan davada yerel mahkemece eksik inceleme sonucu sadece yalan beyana ilişkin ceza davası olarak değerlendirme yapıldığı ve davanın diğer konusu olan tazminat alacakları yönünden her hangi bir değerlendirme, inceleme, araştırma yapılmadan hatalı olarak tazminat talebinin reddine karar verildiği, yerel mahkemenin bu kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun da bölge adliye mahkemesi tarafından aynı şekilde eksik inceleme sonucu itiraz konusu dahi olmayan sadece vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiği, istinaf dilekçesini tekrarla; istinaf dilekçesinde detaylı olarak belirtilen hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiği, yerel mahkemenin bu davayı yalan beyana ilişkin...
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, 1-İİK’nın 338. maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede, Birinci haciz ihbarnamesine borçlu şirket vekili tarafından itiraz edilmesi karşısında yalan beyanda bulunma suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken sanığın borçlu şirkete karşı üçüncü şahıs olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi sonuç itibarıyle doğru olduğundan şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-Tazminat talebine yönelik incelemede ise, Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde, İİK'nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanun'un 89/4. maddesi uyarınca da tazminat isteminde bulunması karşısında mahkemece, İİK'nın 89/4. maddesindeki “icra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü gözetilerek, İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat...
İİK'nun 89/4. maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK'nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir....
Haciz isteme hakkı kural olarak alacaklının borçluya karşı başlatmış olduğu takibin kesinleşmesi ile doğar. Takip alacaklısı üçüncü kişinin tebliğ edilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın (itiraz) aksini ispat ederek cezalandırılması ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Ancak bu sorumluluğun doğabilmesi, borçluya karşı kesinleşmiş bir icra takibinin mevcudiyetine bağlıdır. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunması cezai bakımdan suç, hukuki bakımdan haksız fiildir. Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil edebilir. Somut olayda üçüncü kişiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesine itiraz tarihinde icra takibinin kesinleşmediği görülmekle geçerli bir itiraz bulunmadığından üçüncü kişinin haksız fiilinden söz edilemez....
Takip alacaklısı üçüncü kişinin tebliğ edilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın (itiraz) aksini ispat ederek cezalandırılması ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Ancak bu sorumluluğun doğabilmesi, yasal süre içerisinde yapılan bir itirazın varlığına ESAS NO : 2024/2791 bağlıdır. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunması cezai bakımdan suç, hukuki bakımdan haksız fiildir. Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil edebilir. Bu durumda, üçüncü kişiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesine İİK’nın 89. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen 7 günlük yasal süreden sonra itiraz edildiğinde ve süresinde yapılmış geçerli bir itiraz bulunmadığında üçüncü kişinin haksız fiilinden söz edilemez....
Temyiz, nispi vekalet ücretine ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur. 2.Alacaklının temyiz isteminin incelenmesinde; Haciz isteme hakkı kural olarak alacaklının borçluya karşı başlatmış olduğu takibin kesinleşmesi ile doğar. İhtiyati haciz kararına dayalı da haciz ihbarnamesi çıkarılabilir. Takip alacaklısı üçüncü kişinin tebliğ edilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın (itiraz) aksini ispat ederek cezalandırılması ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Ancak bu sorumluluğun doğabilmesi, borçluya karşı kesinleşmiş bir icra takibinin mevcudiyetine bağlıdır. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunması cezai bakımdan suç, hukuki bakımdan haksız fiildir. Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil edebilir....
Takip alacaklısı üçüncü kişinin tebliğ edilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın (itiraz) aksini ispat ederek cezalandırılması ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Ancak bu sorumluluğun doğabilmesi, yasal süre içerisinde yapılan bir itirazın varlığına bağlıdır. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunması cezai bakımdan suç, hukuki bakımdan haksız fiildir. Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil edebilir. Somut olayda üçüncü kişiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesine İİK’nun 89. maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen 7 günlük yasal süreden sonra itiraz edildiğinden ve süresinde yapılmış geçerli bir itiraz bulunmadığından üçüncü kişinin haksız fiilinden söz edilemez....
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıkların İİK 89/1 ihbarına karşı icra takip dosyasına avukat vekilleri aracılığı ile itiraz ettikleri, bu halde cezaların şahsiliği ilkesine göre sanıklara ceza verilemeyeceğinden İİK 338 cezalandırma talebi kapsamında her iki sanığın ayrı ayrı beraatine, ... bu dava iki yönlü niteliği itibarı ile tazminat talebinin nispi harca tabi olduğu, harç ikmali yapılmaksızın tazminat davasının görülemeyeceği ve bu meyanda mahkemece müşteki tarafa yapılan ihtarla verilen süreler ve kesin sürelere rağmen tazminat talebi kapsamında gerekli harç ikmalinin yapılmadığı ve yapılmayacağı anlaşıldığından, tazminat talep davasının açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir. B....


