WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takip dosyasından borçlu şirkete gönderilen ödeme emrinin 20.09.2019 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesine itiraz tarihinde kesinleşmediği, ihtiyati haciz kararına istinaden gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 01.08.2019 tarihinde verilen cevabının gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, tazminat istemi haksız fiile dayalı bir tazminat olduğundan gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması halinde, ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesi ile davalı üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmadığı, ancak kanunun olaya uygulanmasında hata edildiğinden, HMK'nun 353-1-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiştir. V....

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 338/1. maddesinde yazılı yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; Mahkeme tarafından 15/08/2013 tarihli duruşma gün ve saatinin şikayetçiye veya vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve şikayetçi şirket yetkilisinin mahkemeye hitaben yazdığı 01/07/2013 tarihli dilekçe ile duruşma gün ve saatinden haberdar olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde şikayet hakkının düşürülmesi kararı verilmesi, 2-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/4. maddesine ilişkin kurulan hükme yönelik incelemede; İİK'nın 89/4. maddesindeki "üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK'nın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir....

Şti.’ne 16.09.2010 tarihinde tebliğ edildiği, 89/1 haciz ihbarnamelerinin ise henüz takipler kesinleşmeden 21.09.2010 tarihinde üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takiplerinin birinci haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerinde kesinleşmediği anlaşılmakla, gönderilen birinci haciz ihbarnamelerine 27.09.2010 tarihinde verilen cevapların gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından, tazminat istemlerinin de reddi gerektiğinden, asıl ve birleşen dosyalarda yazılı şekilde tazminatın kabulüne dair hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir. IV....

Davalı ...Elektronik A.Ş. vekili süresinde ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece ceza davasındaki bozma üzerine verilen son kararın kesinleşme tarihi esas alınarak zamanaşımı def’i reddedilerek hüküm kurulmuştur.Davalı sürücü M..A..hakkında Ankara 18.Asliye Ceza Mahkemesinde “dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek ve yalan beyanda bulunmak” suçlarından açılan kamu davasında 26.09.2000 tarihinde verilen ilk kararla davalı her iki suçtan mahkum olmuştur. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 08.04.2002 tarihli ilamı ile “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan kurulan hükme yönelik itirazların reddine karar verilmiş, yalan beyanda bulunmak suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi” gerekçesiyle sadece “yalan beyanda bulunmak” suçu yönünden bozulmuştur. Bu haliyle davaya konu eylemle ilgili ceza mahkemesi kararı 08.04.2002’de kesinleşmiştir....

İcra ve İflas Kanununun 89. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresi içinde fakat gerçeğe aykırı şekilde itiraz eden üçüncü kişinin fiili, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturacaktır. Ancak bu suçun oluşabilmesi için bildirimin, bizzat kendisine haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişi tarafından yapılması gerekmektedir. Üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan cezalandırılması ile birlikte talep edilen tazminat isteği, haksız fiile dayalı bir tazminat olduğundan, suçun oluşmaması durumunda, ortada haksız fiil bulunmadığından tazminat isteği de reddedilecektir....

İcra Hukuk Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli ve 2018/551 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararı ile imzaya ve borca itirazın reddine dair karar verildiği, Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede söz konusu bu kararın 12.10.2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, 89/1 haciz ihbarnamesinin ise henüz takip kesinleşmeden üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ ve itiraz tarihinde kesinleşmediği anlaşılmıştır. Haciz isteme hakkı kural olarak alacaklının borçluya karşı başlatmış olduğu takibin kesinleşmesi ile doğar. Takip alacaklısı üçüncü kişinin tebliğ edilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın (itiraz) aksini ispat ederek cezalandırılması ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Ancak bu sorumluluğun doğabilmesi, borçluya karşı kesinleşmiş bir icra takibinin mevcudiyetine bağlıdır. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunması cezai bakımdan suç, hukuki bakımdan haksız fiildir....

, Tazminat istemine yönelik hükmün temyiz incelemesi sonunda ise; Birinci haciz incelemesine 11.06.2008 tarihinde verdiği cevabında asıl borçlunun kendisinde 42.762.68 TL. alacağı olduğu yönünde beyanda bulunan sanığın daha sonra çıkarılan ikinci haciz ihbarnamesine 17.09.2008 tarihinde yaptığı itirazda ise, asıl borçluya borçlarının bulunmadığı şeklinde beyanda bulunması karşısında, birinci haciz ihbarnamesine verdiği cevabi yazısındaki ".....42.762,68 TL. tutarında alacağı bulunmaktadır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2014/147 Esas, 2015/268 karar sayılı kararı ile icra takibinin devamına dair karar verildiği, Uyaptan yapılan incelemede söz konusu bu kararın kesinleşmediğinin anlaşıldığı, 89/1 haciz ihbarnamesinin ise henüz takip kesinleşmeden üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde kesinleşmediği anlaşılmakla, gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 18.03.2016 tarihinde verilen cevabın gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK'nın 89/4 üncü maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından, tazminat isteminin de bu gerekçe ile reddi gerekirken, takip dosyasında üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine vekili aracılığı ile itiraz ettiği gerekçesiyle...

e 21.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 89/1 haciz ihbarnamesinin ise henüz ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden 09.08.2019 tarihinde üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde kesinleşmediği anlaşılmakla, gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 15.08.2019 tarihinde verilen cevabın gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddi gerektiğinin anlaşılması karşısında, bu gerekçe ile tazminat talebinin reddi kararı verilmesi gerekirken, 89/1 haciz ihbarnamesine itirazın üçüncü kişi adına vekili aracılığı ile yapılması gerekçesiyle tazminat isteminin reddi kararı verildiği, farklı gerekçe ile tazminat talebinin...

DAVA 1.Davacı/ alacaklı vekili dava dilekçesinde; alacaklının alacağının tahsili amacıyla yapılan takipte üçüncü şahsa gönderilen İİK'nun 89/1 inci haciz ihbarnamesinin 13.11.2014 tarihinde ...'ya tebliğ edildiğini, davalının 20.11.2014 tarihinde verdiği cevapta, borçluya hiçbir borcunun bulunmadığını bildirdiğini, ancak üçüncü şahsın yalan beyanda bulunduğunu, gerçeğe aykırı olarak haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini beyanla sanığın İİK'nun 338 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına ve aynı kanunun 89 uncu maddesi gereğince 50.000,00 TL tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı/ üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; davalının haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle ... Dış Ticaret Ve ... A.Ş.'...

UYAP Entegrasyonu