DELİLLER VE GEREKÇE Dava; taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yerine getirilmemesinden dolayı sözleşmenin tarafı olan şirketlere ve taşınmazı devralan üçüncü kişilere terditli olarak açılan tapu kaydının iptali ve tescil davası ile mümkün olmadığı takdirde tazminat ve cezai şart davası hususlarına ilişkindir. Dosyamız arasına gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtları alınıp incelenmiştir. Davalılar görevsizlik kararı verilmesini istemişlerse de taraflardan davacı ve davalıların bir kısmının ticari şirket olması nedeniyle görevsizlik taleplerinin reddi gerekmiş, dava mahkememizce görülmüştür. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarih, 2016/5980 E. Ve 2018/6789 K. Sayılı kararında, Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemektedir....
Hükmü, davacılar vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir. 1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2)Davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu taşınmaza ilişkin terditli olarak talep ettiği rayiç bedel bakımından faiz talebinde bulunmadığı, ıslah dilekçesi ile faiz talebi olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan tazminat yönünden faiz talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetli değildir. 3)Satış vaadi sözleşmesi, külli halefiyet gereği satış vaadi borçlusunun mirasçılarına yöneltilmiş olduğundan hüküm altına alınan tazminattan ve yargılama giderlerinden tüm mirasçı davalıların birlikte sorumlu tutulması gerekirken mirasçılık belgesindeki hisseleri nispetinde sorumlu tutulmaları doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....
İnşaat Limited Şirketi'nin müvekkili ile aralarında düzenlenen 25.09.2007 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği, binayı imar mevzuatına ve tasdikli projesine uygun inşa etmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yüklenici ... İnşaat Limited şirketi duruşmalara katılmamış, cevap dilekçesi de vermemiştir. Diğer davalılar vekilleri, müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu, müvekkillerinin yüklenici ile aralarında yapmış oldukları gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine ...erek taşınmazda masraf yaptıklarını, müvekkilleri tarafından yüklenici ve davacı arsa sahibi aleyhine tapu iptali tescil ve tazminat davası açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı ......
Fakat elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmışsa, iştirak bozulmamak kaydıyla, satıcı elbirliği ortağının payının alıcı elbirliği ortağının payına ilave edilmek suretiyle yapılan satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır. Somut olaya gelince, dava konusu 921 ada 9 parsel sayılı taşınmazda davacı ve davalının 1/6 oranındaki paya dava dışı kişilerle birlikte elbirliği halinde malik olduğu, bunun dışında davacının taşınmazda 1/3 payının daha bulunduğu dosya kapsamında yer alan ... kaydından anlaşılmaktadır. O halde, davaya konu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında yapılmış olduğundan sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığından söz edilemez....
arasında imzalanmış olan 26.05.2006 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince, alacağın temliki hükümlerine göre, taşınmazın geç tesliminden kaynaklanan kira bedeli alacağı yönünden davalı satıcıya karşı taşınmazın teslimi gereken tarihten itibaren kira alacağı yönünden dava ve talep ... mevcut olup, mahkemece bu yönde karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirmeyle devir protokolü tarihinden itibaren hesaplama yapılmak suretiyle hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının 2. bentte belirtilen nedenler ile temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Fakat elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmışsa iştirak bozulmamak kaydıyla satıcı elbirliği ortağının payının alıcı elbirliği ortağının payına ilave edilmek suretiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır. Satış vaadi sözleşmesinde, sözleşmenin herhangi bir nedenle aynen ifa edilememesi sonucu, vaat alacaklısının zarara uğrayacağı açıktır. TBK’nın 112. Maddesi “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür” hükmünü içerir. Buna göre vaat borçlusunun, vaat alacaklısının zararını tazmin etmesi gerekir. Vaat borçlusunun sorumlu olmasının nedeni sözleşmeyle yükümlendiği taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü, genellikle bir akde dayanır. Buna “akdi tazminat”, sorumluluğuna da “akdi sorumluluk” denir....
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmadığı, taraflar arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 sayılı HUMK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir....
KARAR Davacı, davalı TOKİ ile yapılan gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince 16 ay içerisinde teslim edilmesi gereken dairenin süresinden sonra geç teslim edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak geç teslimden kaynaklanan kira alacağı tazminatı olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.200,00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini artırmıştır. Davalı, konut teslimi için belirli bir tarih verilmediğini, belirlenen program dâhilinde teslimlerin yapıldığını, sosyal projelerde ödemelerin teslimden itibaren başladığını, hak kaybı bulunmadığını, kampanyalı satışlarda geç teslimden söz edilemeyeceğini, Sözleşmeye göre idareye olan borç bitene kadar konutun kiraya verilmesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile 18.11.2008 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi yaptıklarını, edimlerini yerine getirdiğini, davalının sözleşme gereğince taşınmazı 31.1.2009 tarihinde teslim etmesi gerekirken 30.1.2010 tarihinde teslim ettiğini,aylık 400TL olmak üzere 12 ay kira bedelinden mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere toplam 4.800TL gecikme tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı,mücbir sebep nedeniyle teslimde gecikme olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir....
Somut olayda uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca teslim edilip tapuda ferağ işlemi yapılmayan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki temel ilişkinin ticari mahiyette olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 31.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi...


