WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.01.2014 gün ve 2011/358-2014/4 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Taraflar arasındaki uyuşmazlık gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında eksik ve ayıp iddiasına dayalı tazminat isteminden kaynaklandığından ve tarafları tacir olduğundan kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 19. Hukuk Dairesi'ne aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 19. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 09.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Davacı, 05.05.2000 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, 21.01.2010 tarihli dilekçesi ile talebini tazminat olarak ıslah etmiştir. Mahkemece ıslah ile tazminata dönüşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafından temyiz edildiğinden, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 13.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/187 Esas KARAR NO : 2018/250 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2018 KARAR TARİHİ : 26/03/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... A.Ş ile birlikte ortak olarak diğer davalılar ... ve ... ile ... İli ... İlçesi ... ada ... nolu parselde bulunan gayrimenkul ile ilgili olarak ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, müvekkilinin yaptığı sözleşmeye dayalı olarak da gayrimenkulde hissesi bulunan diğer davalı ... ile de ... Noterliğinin ... tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmede de dayanak olarak ......

Şti’den 1 adet daireyi 16.06.2004 tarihli özel satış sözleşmesi ve 21.06.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, satım bedelinin 49.700,00 TL’sinin ödendiğini ancak konutun teslim tarihinin geçmesine rağmen teslim edilmediğini ileri sürerek 21.06.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali ile ödenmiş olan 49.700,00 TL bedelin avans faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketi temsilen iflas idaresi; öncelikle görev itirazının bulunduğunu, davanın iflas tarihinden sonra açılmış olduğu için görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, öncelikle davacının iflas masasına alacağın kayıt ve kabulü hakkında başvuruda bulunması gerektiğini, faiz için ise iflas tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir....

Davacı, davalıdan bir adet bağımsız bölüm satın aldığını, davalı ile 18.5.2006 tarihinde yapılan sözleşmenin 3. maddesinde teslim süresinin 16 ay olarak belirtilmesine göre satın alınan dairenin en geç 27.10.2007 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 25.12.2008 tarihinde teslim edildiğini, dairenin geç tesliminden kaynaklanan kira bedeli zararının tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Dosyada mevcut 28.12.2009 tarihli devir protokolü ile davacının davalı ile yapılan gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı olarak satın aldığı taşınmazı dava dışı ...ya devrettiği, devir sözleşmesi gereğince davacının dava dışı ...ya satış sözleşmesinden doğan haklarını devrettiği, bu devir 2011/17417 2012/7342 sözleşmesi nedeniyle devir öncesi döneme ilişkin dairenin geç tesliminden kaynaklanan kira bedeli zararının tahsilini isteme hakkının dava dışı ...ya 28.6.2006 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan her türlü hakkın devredildiği belirtilmek suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır....

Parselde yapılacak inşaat projesi için kurulduğu ve sadece adı geçen proje işiyle iştigal ettiği, bu projenin 544 daire ve 8 dükkandan oluştuğu, davacı tarafından 01/01/2017 tarihinden önce satışı yapılan bir kısım daire sahibinin ifadesinin, hem vergi inceleme elamanınca hem de defterdarlık elamanınca alındığı ve vergi inceleme elamanınca, tanık ifadelerinin tek başına gerçek satış değerinin tespiti için yeterli olmadığından esas alınmadığı, söz konusu konut satışları için satış sözleşmesi yapılıp yapılmadığı vergi inceleme elamanınca daire sahiplerine sorulduğunda, bu satışlar için genel olarak satış sözleşmesi yapılmadığı, çok nadir olarak satış sözleşmesi yapıldığının beyan edildiği, inceleme elemanının yazısı doğrultusunda bir bankadan alının cevabi yazıyla, kredi kullanan şahısların tamamına ait satış sözleşmesi bulunmadığı ve yazı ekinde ilgili banka tarafından, satış sözleşmesi bulunan müşterilere ait sözleşmeler ile sözleşmesi bulunmayan müşterilere ait tapu ve ekspertiz raporlarının...

- K A R A R - Davacılar vekili, davaya konu taşınmazda....... mirasçısı sıfatıyla davacıların hisse sahibi olduktan sonra davalı şirketle aralarında 20.06.2008 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını davalı tarafın imar düzenlemesi yapıldığı halde, 1 yıl 7 aylık sürede inşaat ruhsatı için gerekli ve yeterli girişimde bulunmamasından dolayı inşaata başlanamadığını ve bu arsayı kullanma imkanının elden gittiğini, sözleşmenin ifa edilmemesi ve beklenen kazancın azalması mahrum kalınan gelirler olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshi, tapudaki şerhlerin kaldırılması ve davalı tarafından davacılara hisseleri oranında 1.000.000 TL. maddi tazminat ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Noterliği'nde 03 Şubat 2006 tarih 02292 yevmiye nolu düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiş ve bu şözleşmenin 8. maddesinde proje bedellerinin yüklenici tarafından ödeneceği, 11. maddesinde de satış hariç hertürlü işlemi yapabilmesi için arsa sahibi tarafından yükleniciye vekâletname verileceği öngörülmüştür. Uyuşmazlığın kaynaklandığı 30.03.2006 tarihli mimarlık hizmetleri sözleşmesi ise davacı mimar ile davalı yüklenici ... arasında imzalanmış olup, sözleşmede davalı arsa sahibi ...'in imzası bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı ... anılan sözleşmeyi davalı ...'e vekâleten kendisine asaleten imzalamış ise de kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre mimari proje bedeli ve...yükümlülüğü davalı yüklenici ...'a ait olduğundan ve davalı yüklenicinin kendi yükümlülüğündeki işlerde davalı arsa sahibi adına vekâleten hareket ettiği kabul edilemeyeceğinden davalı ...'...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/706 Esas KARAR NO : 2021/96 DAVA : Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2016 KARAR TARİHİ : 23/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin , gayrimenkul alım, satım, kiralama işlerine aracılık iştigali ile uğraştığını, müvekkillerinden ...'ın Gayrimenkul Danışmanı olduğunu, dava konusu sözleşmeyi ... ... adına imza etmiş olduğunu, alacağın temliki sözleşmesi ile iş bu sözleşmenin temlik alanı olduğunu, davalı şirketin İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mevki, ... ada, ... parselde kayıtlı arsasının satım işlemi için şirket yetkilisi ......

Araç satışları ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin geçerli ve intikali sağlayıcı olabilmesi için yukarıdaki yasal düzenlemeler karşısında noterlerce yapılması zorunlu olduğu ve noterinde işlem yaparken yine yukarıdaki yasal düzenlemelerde belirtildiği gibi işlem yaptıran kişilerin (alıcı ve satıcının) kimliklerini ve isteklerini tamamen ve doğru olarak öğrenmekle yükümlü olması, noterlik işleminin hatalı ve eksik yapılmasından dolayı noterlerin hukuki sorumluluklarının kabul edilmesi göz önüne alındığında Türk Medeni Kanununun 1007. maddesinde düzenlendiği gibi, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan devlet nasıl ki kusursuz sorumlu tutuluyorsa, sadece noterler tarafından resmi şekilde yapılması zorunlu olan araç satışı ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi yapılmasından kaynaklanan zararlardan dolayı da 1512 sayılı Noterlik Kanununun (162/1). maddesindeki noterlerin hukuki sorumluluğunun da kusursuz sorumluluk olması gerekir....

UYAP Entegrasyonu