"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03/06/2013 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/12/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalı ...'nün (kendi adına asaleten ve diğer davalıları temsilen) Ankara 48....
Oysa ki adi şekilde yapılan devre mülk satış sözleşmesinde yer alan tüm hüküm ve sonuçlar geçersiz olduğundan mahkemenin cezai şart niteliğinde olan ve davacı ...’ın kullanamadığı döneme isabet eden 4.500,00 TL tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile bu talep yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3-Davacılardan ...’ın da davalılar ile tapu devri içeren devre mülk satış sözleşmesi imzaladığı ve tapuda hisse devri gerçekleştiği anlaşılmakla geçersiz nitelikte olan devre mülk sözleşmesi tapu devri ile geçerli nitelik kazanmıştır....
Bilindiği üzere ve kural olarak, taşınmaza zilyet olanlar tapu kaydı veya bir hakka dayandığı takdirde TMK'nin 683. maddesindeki mülkiyet hakkının korunmasından yararlanarak istihkak davası veya elatmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, salt zilyetliğe dayanan kişiler ise, TMK'nin 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması hükümlerinden yararlanarak zilyetliğin korunması davası açabilirler. Kişilerin, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki üstün zilyetlik iddiasına veya taraflar dışında başkası adına tapuda kayıtlı bir taşınmazdaki tapu kaydına ya da gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanmayan, kişisel hakka dayalı üstün zilyetlik iddiası durumunda, davanın 4721 sayılı TMK'nin 981 ve devamı maddelerine dayalı zilyetliğin korunması davası olacağı kuşkusuzdur....
Noterliğinin 39.. yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile hisse miktarı belirtilmeksizin 942 parselin satımı vaad edilmiştir. Borçlar Kanunu m.237, Medeni Kanun m. 706/1, Tapu Kanunu m.26 ve Noterlik Kanunu m.60/3,89. Maddelerindeki açık düzenlemeler ile taşınmaz satışının geçerli olması sözleşmenin resmi şekilde yapılması şartına bağlanmıştır. Davacı eldeki dava ile resmi şekle uygun gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yanında, tapu devri gerçekleşmemekle geçerlilik de kazanamayan harici satım sözleşmesine de dayanmıştır. İfası imkansız hale gelen sözleşmelerde akit, sözleşme konusu malın imkansızlığın doğduğu tarihteki rayicini isteyebilecekken, sözleşmenin hukuken geçerli olmaması halinde ise taraflar ancak sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde verdiklerini geri alabileceklerdir. Bu halde mahkemece, davalıların mirasçıları M.. T..'...
Noterliğinin 31.10.1994 tarih 38013 yevmiye numarası ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre 1120, 1122, 1124, 1126 parsellerdeki davalı hissesinin tamamının; 588, 610, 644 parsel sayılı taşınmazlarda ise davalının murisinden intikal edecek hak ve hisselerinin tamamının satışını vaat edildiği, satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı ve davacıların murisi ... tarafından "... bilcümle hukuk ve vecibeleri ile birlikte satın ve teslim aldığımı beyan ve ikrar ederim..." şeklinde beyanda bulunulduğu ve sözleşmenin her iki akit tarafından imza altına alındığı anlaşılmaktadır....
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Davacı davalının gayrimenkul sektöründe emlakçı olarak çalıştığını, taşınmaz satın alınmak istendiğini, davalı tarafından söz konusu taşınmazın kiralama ve pazarlama faaliyetlerinin durdurulması için 5000,00 TL kapora talep edildiğini, davalı tarafından kapora ve emlak komisyon bedeli ihtiva eden gayrimenkul satış sözleşmesi yapıldığını, satış işleminden vazgeçilmesine rağmen kapora bedelinin iade edilmediğini, bedelin iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia etmektedir. Davalı ise davalın emlak komisyoncusu olup geçerli bir simsarlık sözleşmesi yapıldığını ve alması gereken ödemeyi aldığını ,5000,00 TL'nin simsarlık sözleşmesi kapsamında müvekkilinin hak ettiği ücret olduğunu iddia etmektedir. Dosya kapsamında tarafların tacir olup olmadığı araştırılmış olup ilgili yerlere müzekkere yazılmıştır. ......
Fakat elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmışsa iştirak bozulmamak kaydıyla satıcı elbirliği ortağının payının alıcı elbirliği ortağının payına ilave edilmesi suretiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır. Somut olayda; dava konusu taşınmaz 02.05.1987 tarihinde vefat eden tarafların kök murisi ... adına kayıtlıdır. Davaya dayanak satış vaadi sözleşmesi ile de davalıların murisi ... (satış vaadi borçlusu), davacının murisi ...’a (satış vaadi alacaklısına) dava konusu 6 no'lu bağımsız bölümde miras hak ve hisselerinin tamamını 300.000.000 TL’ye satmıştır. Kartal 2. Sulh Hukuk mahkemesinin 2003/564 E. 538 K. sayılı veraset ilamı göre davalıların ...’ın mirasçıları oldukları görülmektedir. İstanbul 2. Sulh Hukuk mahkemesinin 2009/1387 E. 1225 K. sayılı kök muris ...a ait veraset ilamına göre de elbirliği ortaklardan davalıların toplam 1/3 oranında ve davacının da 1/3 oranında miras payları olduğu sabittir....
Noterliğinin ... yevmiye numaralı 18/01/2006 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi de eklenerek ilgili kuruma başvuru yapıldığını ve bu başvuruda 4706 sayılı Kanun gereğince ve rayiç bedel üzerinden söz konusu yerlerin satılması hususunda gereğinin yapılmasının talep edildiğini, 4706 sayılı Kanuna istinaden yasal sürecin tamamlanmasına uygun şekil ve sürelerde davacı şirket tarafından tüm edimler yerine getirilirken davalı ve diğer hak sahipleri imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden kendilerine verilecek olan daireden daha fazlasını almak gayesiyle gerçek olmayan iddialar ile kötü niyetli olarak davacı şirketin edimlerinin yerine getirilmediğinden bahisle söz konusu 18/01/2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 23/10/2012 tarihli ihtarnamesi ile feshettiklerini, ......
- K A R A R - Davacı vekili, davacıların murisi ... ile davalı yüklenici ... arasında 22/01/2008 tarihli düzenlenme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince taşınmaz üzerine iş merkezi yapılmak üzere davalı yükleniciye teslim edildiğini, davalı yüklenicinin kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle inşaatı süresinde sözleşme hükümlerine uygun olarak genel iskanı alınmış şekilde davacı arsa sahiplerine teslim etmediğini ileri sürerek sözleşme gereği yükleniciye ait olacağı kararlaştırılan ve henüz tapu devri gerçekleştirilmemiş olan dükkanlardan 2 tanesinin TBK 113 madde uyarınca arsa sahibi davacılar tarafından satılmasına ve satış bedelinin arsa sahibine ait dükkanların ve ortak alanların sözleşme ve projesi uyarınca eksik ve ayıplarının giderilmesi, Genel İskan alınması ve arsa sahibine ait geç teslimden kaynaklanan kira bedellerinin karşılanması için kullanılmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava, taraflar arasındaki "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi"nin feshinden kaynaklanan tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece dosyaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak Tüketici Yasası hükümleri uygulanmak suretiyle karar verilmiştir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 13. Hukuk Dairesinindir. Ancak 11.04.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 6644 sayılı Kanun ile değiştirilen 60. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesine, 07.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


