Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/41 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının 13.04.2012 günü hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, tehdit, kasten yaralama, ev ve işyeri kurşunlama, uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, kasten öldürme suçlarından gözaltına alındığı, davacının ek gözaltı kararları ile 14-15-16.04.2012 tarihlerinde gözaltında kaldığı, ... Kapatılan 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2012 tarihli, 2012/22 Sorgu numaralı kararı ile tutuklanmasına karar verildiği, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2012 tarihli, 2012/14435 Esas sayılı iddianamesi ile cezalandırılması için kamu davası açıldığı ve dosyanın ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/41 Esas sırasında hükme bağlandığı, buna göre mahkemece yapılan yargılama sonucuda davacı ...'...
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır” şeklindedir. Seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenen bu suçun oluşabilmesi için; kamu görevlisine, yerine getirdiği görevini yaptırmamak amacıyla cebir veya tehdit veyahut her ikisinin birden kullanılması gerekir....
yaralama eylemi nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 13/02/2013 tarih ve 2013/20 sayılı kararı ile 20 gün hücreye konulma cezasıyla cezalandırıldığı, kurum görevlilerine karşı hakaret ve tehditte bulunduğu eylemler nedeniyle ise Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulunun 14/02/2013 tarih ve 2013/21 sayılı kararı ile 20 gün hücreye konulma cezasıyla cezalandırıldığı ve anılan cezaların İnfaz Hakimliği ile Ağır Ceza Mahkemesi denetimlerinden geçerek kesinleştiği; anılan olayla ilgili yapılan adli yargılama neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla, davacının görevi yaptırmamak için silahla direnme suçunu işlediği sabit görülerek 1 yıl, 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, davalı idarenin E.A., E.Ö., İ.K., A.A., Ş.G. ve P.H. isimli personelinin ise işkence yapma ve zor kullanma yetkisinin aşılması suretiyle kasten yaralama suçlarını işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği ve anılan kararın Yargıtayca temyizen incelenmesi...
in taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalılardan ... vekilinin 30/10/2020 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle ; Davacının iddialarının ve taleplerinin tamamının asılsız olduğunu, maddi manevi tazminat gerektiren bir vakanın olmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, davaya konu olaya ilişkin ceza davası dosyasın da müvekkili aleyhine tazminatı gerektiren bir sebep olmadığını, somut olaya sebep olan ve kusurlu olan davacının olduğunu, soruşturma aşamasında davacının müvekkilinden şikayetçi olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ......
İmzanın zorla (tehdit, korkutma suretiyle) atılmış olmasında keşidecinin bir kambiyo senedi düzenleyerek tedavüle çıkartma iradesinin bulunduğundan söz edilemez ve keşidecinin bu yöndeki beyanı –velev iyi niyetli olsa dahi– herkese karşı ileri sürülebilir (Yılmaz, s.209). Kural olarak borcun çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürülmeksizin ödenmesi ya da ikrar edilmesi, borcun mevcudiyetinin kabulü anlamına gelir ve bundan sonra menfi tespite ilişkin iddia dinlenemez. Henüz icra takibinin kesinleşmediği dönemde, özellikle ihtiyati haczin infazı sırasında borçlunun (haciz ve muhafaza yapılmasını engellemek maksadıyla) borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunması, cebri icra baskısı altında yapıldığı gerekçesiyle gerçek anlamda bir borç ikrarı sayılmamaktadır (HGK. 16.03.2016 gün ve 2014/19-272 E., 2016/324 K.)....
Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli ve 2014/787 esas, 2015/482 karar sayılı kararının 11.06.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde 24.03.2018 tarihinde TCK'nın 86/2-3-e maddesinde tanımlanan silahla kasten yaralama suçunu işlediği ve Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 04.10.2018 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/1075 esas, 2019/181 karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi....
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır" hükmü ile de diğer bazı suçlarla birlikte konut dokunulmazlığını ihlal suçuna ilişkin nitelikli haller öngörülmüştür. Sanıkların eylemi geceleyin birden fazla kişi tarafından birlikte konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğundan şikayete tâbi olmayıp, bu nedenle CMK'nun 253/1-a maddesi kapsamına girmemektedir. Bu durumda aynı madde ve fıkranın b-3 bendindeki düzenleme kapsamına girip girmediği önem kazanmaktadır. Kanun koyucu, CMK'nun 253/1-b maddesinde, "Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın" TCK'nda yer alan bazı suçları tek tek saymak suretiyle uzlaşma kapsamına almış, bununla da yetinmeyerek ilgili kanun maddesini de parantez içinde madde metnine eklemiştir....
Maddesindeki koşullar oluşmadığından davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü kötü niyet tazminat talebi yönünden ise, mahkememizce dosya kapsamında tedbir kararı verilmiş ise de davacı tarafça teminat yatırılmadığından herhangi bir ihtiyati tedbir kararı da uygulanmamış olması nedeniyle İİK'nın 72/4. Maddesi'ndeki koşullar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine kanaat getirilmiş ise de bu konuda sehven hüküm kurulmamıştır....
Konuşmalar bononun imzalanmasından sonra yani Ekim 2017 tarihine ilişkin olup davacının iddia ettiği tehdit ve hile olayıyla ilgili karşı tarafla olan herhangi bir görüşme içeriğine de rastlanılmamıştır. Korkutmanın ne şekilde devam ettiği ve nasıl sona erdiğiyle ilgili olarak atılı bir iddia bulunmadığından bononun tanzim tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı infaz edildiğinden ve bu nedenle İİK 72/4 maddesi uyarınca yasal koşullar oluştuğundan takip alacaklısı davalı ...'ın tazminat talebi kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, 2-İİK 72/4 maddesi uyarınca dava alacaklı lehine neticelenmiş olmakla ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalktığından itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı alacaklı ...'...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/172 Değişik İş sayılı dosyasında şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/86 Esas sayılı dosyasında haklı olarak bulunduğu ihtiyati tedbir talebinin de reddedildiğini, sahte senede ilişkin şirketin ticarî tüm hak ve alacaklarının ve özellikle bilgisayarlarının haczedildiğini, portföylerinin çalındığını, buna yönelik olarak ...’e ait Almanya’da kurulan tabela şirketi CS Classis GMBH unvanlı şirketin aracı kılındığını, Av. Serhat Arslanargın’ın hukuku aracı kullanarak şirketini kasten batırdığının hiçbir şüpheye yer vermeyecek sübuta dayalı bir durum olduğunu, bu hususta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereği verilmesi gereken soruşturma izninin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce kasten verilmediğini, bunun üzerine bu işlemin iptali için dava açtığını, Ankara 2....


