Sayılı dosyası ile görülmekte olan ve müvekkili ...’un, davalı şirketteki müdürlük yetkilerinin kaldırılması ile davalı şirkete kayyım atanmasına dair davanın halen derdest olmakla beraber dava dışı ortağın vermiş olduğu zararlar geniş olarak izah edilmiş ve yargılamanın devam etmekte olduğunu, davalı şirket ortağı dava dışı ... tarafından yapılan bu muvazaalı ve kendi adına olan tasarrufların müvekkil tarafından öğrenildiği süreden itibaren ve 2018 yılından sonra diğer ortağın müvekkile karşı tehdit hakaret ve darp etmeye varacak eylemlerde bulunmaya başladığını ve bu eylemler neticesinde de müvekkili ... diğer ortak ...'in akrabaları ve akrabalarından olan Mehmet Kulaber isimli kişi tarafından 12.12.2019 tarihinde darp edilip ağır küfürlere ve şiddete maruz kaldığını, yapılan bu fiil sonucu konu polise intikal ettiğini ve akabinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/7349 sayılı dosyası ile Kasten yaralama suçundan gerekli kovuşturma başlatıldığını ve Bursa 7....
D.İş Karar sayılı dosyasıyla müvekkili tarafından verilen senetlerden 75.000,00-TL miktarlı olan senedin vadesi/tanzim yeri ve tanzim tarihi doldurularak ve özellikle sözleşmenin yapıldığı tarihten önceki tarihler atılmak suretiyle sözleşme dışı bir senet gibi gösterilmek suretiyle haksız ve hukuksuz olarak ihtiyati haciz kararı aldırıldığını senedin Kayseri Genel İcra Daireinin ... Esas sayılı dosyasıyla işleme konulduğunu ve ihtiyati haciz kararını uygulayarak müvekkili şirketin 45 ... plakalı aracının yakalatıldığını ve diğer araç ve mal varlıklarının üzerine de ihtiyati haciz koydurduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini ve imzaladığı senetleri iade etmesini istemesine rağmen senetlerin bilerek ve kasten işleme konulması nedeniyle davalı ... ve toplantıyı organize eden ... isimli şahıslardan şikayetçi olduklarını, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının ......
tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "silahla tehdit, hakaret ve kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma" suçları yönünden beraat, "kasten yaralama" suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın 25/10/2017 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiğinin görüldüğü, İdarelerin, kamu görevlileri hakkında disiplin cezasını tayin ve takdir ederken, suç ve ceza arasındaki hassas dengeyi gözetmesi, disiplin cezası vermeye yetkili olan organların, mevzuata bağlı kalmakla birlikte, evrensel hukuk normlarından olan ölçülülüğün alt ilkeleri olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık unsurlarını da göz önünde bulundurması gerektiği, Uyuşmazlıkta, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen davacının fiilleri sabit olmakla birlikte, söz konusu fiillerin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 15. fıkrasında yer alan "izinli olduğu günlerde resmi giysiyle, izinli olmadığı günlerde görevli olmaksızın resmi veya sivil giysiyle...
Nitekim 5237 sayılı TCK’nun "Daha az cezayı gerektiren hal" başlığı altındaki 150. maddesinin konumuzu ilgilendiren 1. fıkrası; "Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır" şeklindedir Buna göre, 765 sayılı TCK’nun 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak yaptırıma bağlanan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı TCK’nun 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir....
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenlenmiş iken, 14.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile; "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2)... (3)... e) Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı, İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat arttırılır. (4)... (5)... (6)...", Hâlini almıştır....
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir....
in taraf olmadığı anlaşılmış olup, HMK 114/1-d maddesine göre husumet ehliyetininde dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiği anlaşıldığından davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, İİK 72/4 maddesine göre " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez" hükmü nedeni ile takip nedeniyle alacaklı olan ve ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunan davalı ... olduğundan davalı ...'ın tazminat talebinin kabulü ile asıl alacak miktarı olan 10.000 TL nin %20 si oranında tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, davalılar ... ve ...'...
ın da demir boruyla mağdurun kafasına vurarak yaşamsal tehlike geçirecek ve kafatası kemiğinde hayati fonksiyonlarını (3) orta derecede etkileyen lineer kırık (çatlak) oluşacak şekilde yaraladığı olayda; taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek boyutta ciddi bir husumetin mevcut olmaması, kavganın hareketli ortamında hedef seçme imkânının olmadığı ve yaralamanın tek darbe ile gerçekleştirildiği gözetildiğinde, dosya kapsamına göre mağdurun özellikle hayati bölgelerinin hedef alındığına, etkili bir engel hâl nedeniyle eylemin tamamlanamadığına ilişkin somut delil bulunmaması karşısında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığı, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi dikkate alınarak silahla yaşamsal tehlike geçirecek şekilde kasten yaralama suçundan uygulama yapılması ve temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca aynı Kanunun 3. ve 61. maddesindeki ilkeler gözetilerek neticeye etkili olacak biçimde alt sınırdan...
nin, sanık (U.G)'nin yönlendirmesi ile açık kimlikleri tespit edilemeyen şahıslar tarafından basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralama ve "davadan vazgeçmediği takdirde öldüreceklerini" söylemek suretiyle tehdit suçlarından açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, mahkemece "tehdit suçunun gerçekleştiği sabit ise de, tehdit olayından sonra da yaralama olayının gerçekleşmiş olması göz önüne alındığında artık eylemin yalnızca yaralama suçu olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle tehdit suçundan ayrı bir mahkûmiyet kararı verilemeyeceği" gerekçesi ile tehdit suçundan CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraate karar verdiği, 2014/328 esas sayılıda da benzer şekilde davrandığı, 11) 2014/119 esas sayılıda; samklar (E.G ve N.E.G.)'nin tartıştıkları mağdur (Y.Y.)'...
Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.03.2008 tarihli ve 545-256 sayılı kararın kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde silahla kasten yaralama suçunu işlemesi nedeniyle dosyayı ele alan Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesince 14.05.2013 tarih ve 97-643 sayı ile, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13/1, TCK'nın 62/1, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 6.000 TL ve doğrudan verilen 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8....


