Mahkemece SGK hakkında açılan davanın husumet yokluğu ve Kuruma karşı usule uygun olarak açılan bir dava bulunmadığından reddine, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının oğlunun 16.11.995 tarihinde geçirdiği olayın iş kazası olduğunun tesbitine dair İzmir 5. İş Mahkemesinin 2004/576 Esas, 2006/256 Karar sayılı kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.12.2007 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, davacıya Kurumca iş kazası nedeniyle iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmadığının ölüm sigortası kolundan 01.12.1995 tarihinde ölüm aylığı bağlanıp evelenmesi ile 22.08.2000 tarihinde kesildiğinin ve toplam 1.902.70 TL ölüm aylığı ödendiğinin 26.11.2009 tarihli yazı ile mahkemeye bildirildiği anlaşılmaktadır....
Uyuşmazlık, davaya konu tazminat isteminin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususundadır. Dava iş kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine dayanmakta olup, bu tür davalarda gerek yürürlükten kalkan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı Yasa'nın 146. maddesi gereğince uygulanması gereken zamanaşımı süresi 10 yıldır. ... 17. İş Mahkemesinin 2013/28E 2014/297K sayılı dosyasında, bu dosya davacıları tarafından, davalı ... Pazarlama Ltd. Şti. aleyhine açılan maddi - manevi tazminat dosyasında, taraflarca takip edilmeyen ve 3 aylık sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm kurulduğu ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Somut olayda iş kazası sonucu ölüm 14.02.2003 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 30.10.2014 tarihinde açılmıştır....
nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar nolu kararıda bu yöndedir.Bu durumda aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek şartlar oluşuyor ise ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa 01.09.2003 tarihinden itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir. Bu davada her nekadar SGK Başkanlığıda hasım gösterilmiş ise de dava dilekçesinin içeriğinden davacının yalnızca maddi ve manevi tazminat talep ettiği ,davalı Kurumdan kendisine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması ile ilgili bir isteminin bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece SGK Başkanlığına yönelik davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmuştur. Yapılacak iş, davacıya iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatta bulunmak gelir bağlanma taleplerinin reddi halinde giderek SGK....
K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, ...’nın tüm temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacılar vekilinin temyizine gelince: Dava, 16.10.1996 tarihinde sigortalının ölümünün iş kazası olduğunun tespiti ile iş kazası sonucu ölüm nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin iş kazasının tespiti ile tazminat istemli davaların ayrılarak yargılamalarının sürdürülmesi gerektiği ve ölüm olayının meydana gelmesinde, 506 sayılı Yasanın 11....
Mahkemece davacı anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı kardeşin bakıma muhtaç olmadığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yerel mahkemece davacı ... yararına maddi tazminat verilmiş ise de varılan bu sonuç hatalı olmuştur. Gerçekten davacının istemi iş kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olup, bu alacağın doğması için 1-Destek olan işçinin iş kazası sonucu ölmesi, 2-Destekten yoksun kalanla destek olan arasında desteklik ilişkisinin bulunması, 3-Desteğin bakım gücünün bulunması ve destekten yoksun kalanın bakım ihtiyacı içinde bulunmasıdır. Sigortalının iş kazası sonucu öldüğü konusunda uyuşmazlık yoktur. Kazanç ve gelir sahibi olan sigortalının ölüm tarihindeki medeni durumuna göre anne ve babasına destek olabilecek bakım gücünün bulunduğu da ortadadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava iş kazası sonucu ölüm nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkemenin davacılarının istemlerinin kısmen kabulüne yönelik hükmü Dairemizin 19.11.2007 gün ve2007/20276 sayılı kararı ile davacılardan anne ...'un maddi tazminat istemi dışında kesinleşmiştir....
nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar nolu kararıda bu yöndedir.Bu durumda aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek şartlar oluşuyor ise ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa 01.09.2003 tarihinden itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir. Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunca tahkikat sonucunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ancak davacıların Sosyal Güvenlik Kurumunca gelir bağlanması için müracaatta bulunmaması nedeniyle Kurumca bir işlem yapılmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunun 7.3.2005 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davacılara iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatta bulunmak gelir bağlanma taleplerinin reddi halinde giderek SGK....
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının murisi...’nın 13.07.2005 tarihinde davalıların sigortalı işçisi olarak kavak kesimi işinde çalışırken geçirdiği kaza sonucu öldüğü iş kazası ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası tahkikatı yapılmadığı, davacıya murisinden ölüm sigorta kolundan ölüm aylığı bağlandığı, iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanmadığı anlaşılmıştır....
K A R A R Dava, 18.12.1989 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 76 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğrayan sigortalının, 28.08.2006 tarihinde iş kazasına bağlı olarak öldüğünden bahisle hak sahiplerinin manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacılar murisinin ölümüyle iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar murisinin 18.12.1989 tarihinde iş kazası geçirdiği ve bu kaza sonunda %76 oranında sürekli iş göremezlik nedeniyle gelir bağlandığı, 28.08.2006 tarihinde öldüğü, ölüm nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak sahiplerine ölüm geliri bağladığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık 18.12.1989 tarihinde meydana gelen iş kazası ile 28.08.2006 tarihli ölüm olayı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3....
Hal böyle olunca maddi tazminat hesabının ölüm tarihine kadar yapılması ve SGK'dan sorulacak son tarihli peşin sermaye değerinin ölüm tarihine göre bildirilmesinin istenmesi gerekirken, 9.2.2008 (ölüm) tarihinden sonrası için de hesap yapılmış olması isabetli değildir. Kabule görede sigortalının hesaplanan maddi zararından ölümü nedeniyle eşine Kurumca yapılan ödemelerin düşülmesi de yanlıştır. Hal böyle olunca hesap raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğundan söz edilemez. Yapılacak iş; geçirmiş olduğu iş kazası sonucu yargılama sırasında ölen sigortalının ölüm tarihinde belli olan veriler nazara alınarak, yukarda açıklanan esaslara göre ölüm tarihine kadar zarar hesabı yaptırılıp, SGK'dan sigortalıya ölüm tarihine kadar bağlanan gelirin son tarihli peşin sermaye değerinin bildirilmesinin istenerek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir....


