WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı TMSF vekili, davalı ...’ın yakınları olan ...,... ’nın nam-ı müstear yoluyla edindikleri dava dışı Kanal 6 Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Ticaret AŞ deki hisselerinden doğan rüçhan haklarını sermaye artırımı yoluyla ivazsız olarak davalılar ...,... ’e devrine ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir. Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur. İlk mahkeme tarafından davanın, 5411 sayılı Kanun’un 142. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş sonraki Mahkemece de davanın tasarrufun iptaline ilişkin olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

ın nam-ı müstear kurumunu alacaklı müvekkili bankayı zarara uğratmak için bir araç olarak kullanmak istediğini, alacaklı müvekkilinden mal kaçırmak isteyen borçlu nam-ı müstear ...'ın iktisap ettiği malı cebri ... tehlikesi geçince kendisine devretmesini istemediğini, muvazaalı olarak satış yapıldığı belli olan davaya konu ... ili, ... Mahallesi, 1415 pafta, 37 ada, 234 parselde kayıtlı mesken nitelikli ...adresindeki taşınmazın satışının bankaları açısından iptali ile tapu kaydının tashihine gerek olmaksızın alacaklarının cebri ... yoluyla davaya konu taşınmazı sattırarak alacaklarının tahsiline, taşınmazın dava sırasında üçüncü bir şahsa satış ve mülkiyetinin devrinin engellenmesi bakımından teminatsız olarak tapu kaydı üzerine ihtiyat-i tedbir konulmasını ve İİK'nun 281 maddesi uyarınca anılan taşınmaz üzerine ihtiyat-i haciz konulmasını talep ve dava etmiştir....

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 1-İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde ve 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları ile Türk Borçlar Kanunun 19.maddesinde düzenlenen muvaza nedenine dayalı iptal davaları birbirinden farklı davalar olup, farklı hükümlere tabidir. Tasarrufun iptali davalarında alacaklı lehine bir takım karineler kabul edilmiş ancak bunun yanında bu dava türü 1-2-5 yıllık hak düşürücü sürelere tabi tutulmuş ayrıca alacaklıya aciz belgesi sunma gibi bir takım yükümlükler yüklenmiştir. TBK.nun 19.maddesine dayanan muvaza davalarında ve nam-müstear olarak nitelenen davalarda ise alacaklı bu tür yükümlülüklere bağlı olmadan ve hak düşürücü süreye tabi olmadan davasının açabilme hakkına sahiptir. 2-Yargıtay uygulamalarında TBK 19 maddesinde dayanılarak açılan muvaza davasının kabulü halinde kıyas yoluyla İİK 283 maddesinin ( alacaklıya cebri icra yetkisi verilmesi) uygulanacağı kabul edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi -K A R A R- Dava ...nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca borçlu davalı ...’a ait şirket hisselerinin devrine ilişkin tasarrufun iptali isteğiyle açılmış ise de yargılama sırasında davacı vekili tarafından 19.06.2006 tarihli dilekçe ile davasını ıslah ederek nam-ı müstear davasına çevirdiği, mahkemece davanın nam-ı müstear davası olarak görülüp hükme bağlandığı, iptali istenilen işlemin şirket hisse devri olduğundan hükme yönelik temyiz itirazlarını inceleme görevi Yüksek 11. Hukuk Dairesine aittir. Bu nedenlerle dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE 10.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptalini ilişkindir. 1-Davalılar vekili tarafından temyize cevap dilekçeleri ile vekalet ücreti yönünden düzelterek onama istemişler ise de, sunulan dilekçenin temyiz esas defterine kaydı olmadığı gibi temyiz harcıda yatırılmadığından reddi gerekmiştir. 2-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3-Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için diğer dava koşullarının yanında, iptali istenilen tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerekir.Somut olayda, tasarruf borcun doğumundan önce gerçekleştiğinden davanın ön koşul yokluğundan reddi durumunda davalı taraf yararına hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT’sinin 7/2 fıkrasındaki göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü...

Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müsteair niteliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir. Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK'nun 19.maddesine göre açılan davalar yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Bu tür işlemlerin İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptali istenilerek davacı alacaklının alacağına kavuşması sağlanır. İşlemin nam-ı müstear olarak gerçekleştiğini ispat külfeti davacıya aittir....

Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müsteair niteliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir. Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK'nun 19.maddesine göre açılan davalar yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Bu tür işlemlerin İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptali istenilerek davacı alacaklının alacağına kavuşması sağlanır. İşlemin nam-ı müstear olarak gerçekleştiğini ispat külfeti davacıya aittir....

ın 10/08/2018 tarihinde Esnaf Kredi Kooperatifinden 85.000,00TL kredi kullandığı, aldığı araçları peşin para ile almadığı, senet ödemelerinin devam ettiği, taşınmaz bedelini de ödeyerek satın aldığına ilişkin beyanların dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tarafından nam-ı müstear yoluyla davalıların muvazaalı olarak hareket ettikleri iddiasına ilişkin olarak tanık beyanları dışında delil sunulmadığı, dava konusu işlemlerin nam-ı müstear ve muvazaalı olduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı, terditli olarak talep edilen İİK'nun 277. vd. maddelerine göre tasarrufun iptali koşullarının oluşmadığından , ilk derece mahkemesince verilen kararın doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiş, hüküm yine davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müsteair neliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir....

Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan nam-ı müstear niteliğindeki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Uygulamada borçlunun, gerçekte kendi adına satın almak üzere bedelini ödediği bir taşınmazı (veya bir aracı) alacaklılarından kaçırmak amacı ile yakını (eşi, oğlu vs) adına tescil ettirmiş olması halinde, tasarrufun (hukuki işlem) dışarıdan üçüncü kişiler arasında yapılmış görünmesine rağmen, gerçekte bedeli borçlunun mal varlığından çıkmış fakat karşılığı borçlunun arkasına gizlendiği kişinin mal varlığına girmiştir. Namı müstear (inançlı işlem) ile gizlenmiş muvazaalı işlemler hakkında iptal davaları açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile kararlılık kazanmıştır. (Yargıtay HGK'nin 12.10.2001 gün ve 2001/2-515 E., 605 K sayılı; 17.Hukuk Dairesinin 20.06.2011 gün ve 2010/11090 E.-2011/6367 K. sayılı kararları). Bu tür işlemlerin İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptali istenilerek davacı alacaklının alacağına kavuşması sağlanır....

in eşine ait bağımsız bölüm üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesinin mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277. maddesine dayalı olarak açılan nam-ı müstear neliğindeki işlemin iptali istemine ilişkindir. Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK'nun 19. maddesine göre dava yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Bu tür işlemlerin İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptali istenilerek davacı alacaklının alacağına kavuşması sağlanır. İşlemin nam-ı müstear olarak gerçekleştiğini ispat külfeti davacıya aittir. Somut olayda, davacının alacağının dayanağı 12.02.2006- 14.11.2012 tarihleri arasındaki kıdem tazminatı ve işçilik alacağına ilişkin ilama dayanmaktadır....

UYAP Entegrasyonu