"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı .... vekili, davalı borçlu ...aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu takiplerde muvazaalı olarak borçlanmasına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalı Kooperatif vekili davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı borçlu ...usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava TBK 19. maddesinde izah edilen muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkindir....
Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece takip konusu bonoların kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu gösteren bir ibarenin bulunmadığı da gözetilerek davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç için yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Davalı borçlu aleyhine yapılan icra takibi itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davalı borçlu vekili tarafından verilen 27/05/2009 tarihli dilekçede de takibin dayanağı olan bonoların banka ve borçlu arasındaki 30/10/2006 tarihli kredi sözleşmesi ile ilgisi bulunmadığı, bonoların daha sonraki bir borç için düzenlendiği belirtilmiş ancak bu ilişkinin ne olduğu ve anılan ilişkiye dair bilgi ve belgeler dosyaya sunulmamıştır....
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanunun yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Taraflar arasında görülen muvazaa iddiasına dayalı tasarrufun iptali davası sırasında dosya her ne kadar yargı yeri belirlenmesi için Dairemize gönderilmişse de, incelenen dosya kapsamına göre, .... Asliye Hukuk Mahkemesinde 06.06.2005 tarihinde açılan davanın tarafları ve konusu aynı olması, aralarında irtibat bulunması nedeniyle dosyanın.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/222 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesince ise ara karar ile birleştirmesi yerinde olmadığı görüşü ile dosya yargı yeri belirlemesi için gönderilmiştir. H.Y.U.Y.'nın 25/II. maddesinde "iki mahkeme aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar temyiz edilmeksizin kesinleştiği takdirde görevli veya yetkili mahkeme Yargıtayca belirlenir" hükmü yeralmaktadır....
-KARAR- Dava Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. Davalı vekili müvekkilinin borçluya elden nakit borç para verdiğini ve karşılığında takibe dayanak kılınan bononun alındığını; davanın tasarrufun iptali niteliğinde olduğunu, davacının alacaklı olduğu takipte aciz vesikası düzenlenmediğini ve İcra ve İflas Kanunu'nun 277 nci maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin de dolduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklının her zaman düzenlenmesi mümkün bonoya dayandığı, elden borç para verdiği iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı ve bononun alacağın varlığını ispata tek başına yetmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Bu açıklamalar ışığında dava niteliği itibariyle İİK'nın 277 vd. maddelerinde düzenlenen muvazaa ve hile iddiasına dayalı tasarrufun iptali davası olup BK'nın 18. maddesi anlamında muvaza temeline dayalıdır olayda taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle borcun varlığı ve miktarı tartışma konusu olmayıp muvaza yolu ile gerçekte borçlu olmadığı halde borçlu imiş gibi bir görünüş yaratılarak mahsuben taşınmazın devri işlemine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin babalarından kendilerine ... önemli bir mevkiinde fırın işletmelerinin kaldığını ve babası hayatta olduğu dönemden beri şirketin fiilen yüksek kar elde ettiğini bildiğini, buna ilişkin şirketin adı ... Limited Şirketi olduğunu, işlerin yürütülebilmesi için kardeşlerinin isteği üzerine, babalarının vefatından sonra abisi ...'...
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, maliki ve paydaşı olduğu çekişme konusu 36 ve 325 parsel sayılı taşınmazları, borçlarının bulunması ve bankalardan kredi alamaması nedeniyle oğlu adına kredi almak amacıyla önce oğlu olan davalı ...'a temlik ettiğini, davalı oğlunun da bankalardan kredi alamaması üzerine, 20.11.2008 tarihli protokol uyarınca taşınmazları 3 yıl ekip biçmesi ve daha sonra iade etmesi karşılığında 450.000,00 TL bedelle davalı ...'e devrettiğini fakat sürenin sonunda taşınmazların iade edilmediğini ileri sürerek, davalı ... adına olan tasarrufun iptali ile diğer davalı ... adına olan tapunun iptali ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiş, diğer davalı ... ise, protokol başlıklı adi yazılı belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek diğer davalı ...'...
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından dava koşulu olan aciz belgesinin ibraz edilmediği, İİK 105. maddede düzenlenen geçici aciz vesikasının da bulunmadığı, davalı borçlu adına kayıtlı araca ihtiyati haciz konulduğu, aracın değerinin tespit edilmediği, bu halde davalı borçlunun malvarlığının bulunduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava TBK'nun 19. maddesi uyarınca muvazaalı işlem yapıldığı iddiasına dayalı tapu kaydının iptali ile borçlu adına tescili istemine ilişkindir. Bir davada taraflarca ileri sürülen maddi olguların hukuki değerlendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu ...'ın üzerine kayıtlı taşınmazını mal kaçırma amaçlı davalı ...'a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili ve ..., davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davalılar arasında mal kaçırma amacıyla satış yapıldığının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki TBK nun 19. maddesi uyarınca muvazaalı işlem yapıldığı iddiasına dayalı olarak açılan davada; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesi’nin 03.04.2019 gün, 2016/16164 E- 2019/4087 K sayılı ilamında; “ ..... davacının talebine göre davanın TBK'nin 19. maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilerek İstanbul İli, ... Mh., 176 Ada, 40 parsel, 10 nolu bağımsız bölüm, Tokat İli, ... İlçesi ... Mh., ... Cd....


