WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle,dava dilekçesindeki ileri sürülüşe ve yargılama aşamasındaki açıklamalara göre, davanın niteliği itibarıyla BK'nun 18.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu,davacının iddiasına göre bu davadaki amacın alacaklarını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamak olduğu,İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkının genel hükümlere muvazaaya dayanarak dava açmasına engel olmadığı,davanın İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu yolundaki mahkeme kabulünün...

Davacılar, davalı ... hakkında murislerini kasten öldürmek ve davacı ...’ı yaralamak suçlarından kamu davası açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, davalı aleyhinde maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, bu davanın açılmasından sonra davalı ...’in maliki bulunduğu taşınmazını diğer davalı akrabasına tapuda satış göstererek kendilerinden mal kaçırmak amacı ile devir ettiğini iddia ederek muvazaa nedeni ile tasarrufun iptaline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın usul ve esas yönden reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, tasarrufun iptali davası açılabilmesi için alacağın kesinleşmesi ve icra takibine konu edilmesi gerektiği, icra takibinin varlığının davanın ön koşulu olduğu, bu aşamada eldeki davanın açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava, 818 sayılı Borçlar Kanunu 18. maddesine dayalı olarak açılan, muvazaa iddiasına dayanan tasarrufun iptali istemine ilişkindir....

Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe ve yargılama aşamasındaki açıklamalara göre, dava niteliği itibariyle BK.nun 18. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Yüzeysel bakıldığından iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. Davacının iddiasına göre bu davadaki amacı alacaklarını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. İİK.nun 277. ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, davanın İİK.nun 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu yolundaki mahkemenin kabulüne katılma imkanı yoktur....

Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine girmektedir." denilerek benzer şekilde karar verilmiştir. Dava, tasarrufun iptali istemli olduğu gibi, diğer yandan ihtilaf takip konusu bonodan kaynaklanmayıp, davacı ve davalı tacir olmadığı gibi, buna göre de, davanın mutlak ticari dava olması da söz konusu olmadığından , mahkememizin görevli olmadığı ,... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli mahkeme olarak davanın esasına ilişkin yargılamaya devam etmesi gerektiği anlaşılmakla, istinaf edilmeksizin kesinleşen ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararın karşısında, olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından aşağıdaki şekilde, görevsizlik kararı verilerek, HMK’nın 21. ve 22. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için derhal dosyanın ......

ya devrettiğinden, bu devire ilişkin tasarrufun iptaline verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın hakdüşürücü sürede açılmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...,duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, dava konusu tasarrufların 20.10.2006 ve 13.11.2006 tarihlerinde yapıldığı davanın ise 26.06.2013 tarihinde açıldığı, İİK'nun 284.maddesindeki 5 yıllık süre geçtiğinden bahisle reddine verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz hakim tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir....

Davacı vekilinin tashihi karar dilekçesi ile dosya arasında bulunan 09/01/2009 tarihli ıslah dilekçesi ve 06/02/2009 tarihli dilekçe ile 17/12/2009 tarihli celsedeki davacı vekili beyanları nazara alındığında davanın B.K 18. maddesine dayalı iptal istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla mahkeme kararının, davanın İİK.nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu belirtilerek bozulması doğru görülmemiş, Dairemiz ilamının bozma kısmında yer alan “Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davaların açılabilmesi için alacaklı davacı tarafından borçlu davalı hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması gerekir.” şeklindeki ibarenin çıkarılarak yerine “Dava, Borçlar Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlenmiş bulunan dava konusu tasarrufun muvazaalı yapıldığı iddiasına dayalı iptal istemine ilişkindir....

Tasarrufun iptali davalarında alacağın doğum tarihinin dava şartı olduğu ve resen araştırılması zorunluluğuna değinilen bozma ilamı sonrasında davacı tarafından tanık gösterilmemiş ise de davalı 4. kişi tarafından gösterilen ve mahkemece dinlenen tanık beyanlarından 28/08/1998 tarihli belgeye dayalı alışveriş olmadığı ancak bir para alışverişine dayalı olarak çek verildiği açıktır. Çeklerin keşide tarihlerinin ilk satışın yapıldığı 27/10/2000 tarihinden 37 gün sonra başladığı da sunulan çeklerde bellidir. Dinlenen tanık ve borçlunun oğlu olan ... ’nın beyanına göre borç para alışverişinin 1996 sonrasında olduğu ve bundan dolayı çek keşide edildiği, tanık ... ’nin beyanına göre de 1996-1999 yılları arasında borçlu yanında çalıştığı ve çalıştığı dönem içinde davacının, davalı borçluya para verdiği anlaşılmıştır. İptali istenen ilk tasarruf tarihinin 27/10/2000 olduğu naza alındığından davacı alacağının iptali istenen tasarruftan önce doğduğu sonucuna varılmaktadır....

nın eşi ... adına yapılmasının Nam-ı müstear niteliğinde olduğunun anlaşılmış bulunmasına ve önceden akraba olan daha sonrada avukatı olan kişi ve eşinin borçlunun durumunu bilmemesinin mümkün bulunmamasına, göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacının temyizine gelince, gerek İİK'nun 277.maddesine göre açılan tasarrufun iptali davalarında gerekse BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkin davada amaç alacağın tahsilini sağlamak olduğundan, tasarrufun iptali davalarında İİK 283/1 maddesi doğrudan BK'na göre açılan davalarda kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın alacaklının alacak ve ferileri ile sınırlı olarak davacıya haciz ve satış isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekmektedir....

Mah.,2902 ada,11 parselde kayıtlı taşınmazın muvazaalı olarak davalı ... adına tescil edildiğini, ... tarafından da mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiği beyan edilerek davalılara arasındaki tasarrufun BK 19 ve İİK 283/1 hükmü gereğince iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı ... ve ... vekili davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... Maden Nakliyat San ve Tic. Ltd. Şti vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkeme kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava BK'nun 19.dayalı muvazaa nedeni ile nam-ı müstear olarak yapılan satış işlemlerinin iptali istemine ilişkindir....

Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/04/2015 NUMARASI : 2012/524-2015/180 Dava, tapuda bağış suretiyle gerçekleştirilen temliki tasarrufun bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununa 6572 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 14. madde gereğince Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 19.01.2015 tarihli ve 2015/8 sayılı Kararına göre ve davanın açıklanan niteliği itibariyle temyiz inceleme görevi Yargıtay 1. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Ancak, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60. maddesinde 6644 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gereğince görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna sunulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, görev sorunu giderilmek üzere dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu