Mahkemece 10.6.2013 tarihli ara kararla dosya kapsamı ve mevcut delil delil durumuna göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği, ya da tamamen imkansız hale gelebileceğinden ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava konusu taşınmazın 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiş; davalı vekilinin tedbir kararına 8.7.2013 tarihli itirazı 26.9.2013 tarihli ara kararla dosya kapsamına göre davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; ara karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
a, devrettiğini belirterek davalılar arasındaki hisse devrine ilişkin tasarrufun iptaline dava konusu hisseler üzerine ve şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine İİK 281 /1 madde gereğince ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu savunma yapmamıştır. Davalılar ....ve ... ....vekili aciz belgesi sunulmadığını, davanın İİK 278/3-1 maddede öngörülen süre içinde açılmadığını belirterek davanın reddi ile şirket hisseleri üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik talebinin HMK'nun 389.maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hatice ve ... ....vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
Bu nedenle davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 19. ve İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olduğu kabul edilerek inceleme ve değerlendirmeler bu çerçevede yapılmıştır. İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davaları, şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu nedenle, tasarrufun iptali davaları, taraflar tacir olsa da TTK'nın 4/1. maddesi kapsamında mutlak ticari dava olarak değerlendirilemez. Esasen davacı alacağını tahsil etmek gayesi ile borçlunun tasarrufunun iptalini talep ettiğinden, bu tür davalar ----------açıklandığı üzere asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir....
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların Şirket tarafından satılmış olmasının görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur....
a danışıklı olarak devrettiğini, haczi kabil malı bulunamadığını, İİK.nun 277, 278, 279 ve 280.nci maddelerine aykırı davranışta bulunduğunu belirterek davalı borçlu ...'ın dava konusu ... Tekstil Sanayi ve Ticaret ...deki 606.000,00 TL payının diğer davalı gelininin kardeşi ...'a danışıklı devrine ilişkin tasarrufun iptali ile bu payların ... 3.İcra Müdürlüğünün 2015/940 sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere davacıya cebri icra hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermedikleri anlaşılmış, davalı ... vekili dosyadan verilen ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde, dava konusu hisseleri bedeli mukabilinde aldığını, ödemelerini banka kanalı ile yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından davalılar aleyhine açılan tasarrufun iptali davasının kabulü ile davalı ... tarafından ......
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacılar tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Mahkemece, davalı borçlunun taşınmazlarının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı borçlu tarafından dosyaya taşınmaz tapu kayıtları sunulmuş olmakla birlikte bu taşınmazların bilirkişi tarafından belirlenen değeri ve borçlunun taşınmazdaki payları ile yapılan haciz ve icra dosyasındaki malvarlığı araştırmaları da dikkate alındığında borçlunun aciz halinin gerçekleştiğinin kabulü gerekir....
Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı kardeşi ...’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacı takibinde alacağın üzerinde bir miktar ödeme yapıldığı ve borçlunun ceza davasında beraat ettiği ayrıca satışın davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır....
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Bu tür davalarda amaç, dava sabit olduğu takdirde davaya konu teşkil eden mal üzerinde alacaklıya cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisinin sağlanmasıdır. Bu nedenle, davanın dinlenebilmesi için diğer dava koşulları yanında geçerli bir takibin varlığı ve kesinleşmiş olması gerekir. Somut olayda, davacı alacaklı tarafından 13.04.2009 tarihli ihtiyati haciz kararı alınmış, 15.04.2009 tarihinde takibe geçilmiş ancak borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş ve 26.05.2009 tarihinde icra dairesine ihtiyati haciz kararından feragat edildiği bildirilmiştir. Bu durumda kesinleşmiş bir takip bulunmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
gerekir 2- Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK'nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırılması doğru değildir....


