Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davanın bedele dönüşmesi halinde bedel üzerinden faiz yürütülmesi yerinde olmadığı gibi bu bedelden borçlunun sorumlu tutulması şeklinde hüküm kurulması da tasarrufun iptali davalarının amacına uygun değildir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Bu nedenlerle mahkemenin davayı BK'nun 19. maddesindeki muvazaalı işlemin iptali olarak nitelemesi gerekirken, yazılı şekilde nitelemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 2-Kabule göre ise;İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre davanın en geç tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açılması gerekir. (İİK’nun 280-1) Somut olayda ilk tasarruf 21.10.2008 tarihinde gerçekleştiği halde, davanın 18.08.2016 tarihinde 5 yıllık süreden sonra açıldığının gözetilmemesi doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın karar veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı-karşı davacı alacaklı vekili 3. kişinin iş makinesini, borçlu aleyhine icra takibi başlatıldıktan ve ödeme emri borçluya tebliğ edildikten sonra devraldığını alacaklıdan mal kaçırma amaçlı olduklarını, bu nedenle istihkak iddialarının reddine karar verilmesini istemiş, ayrıca cevap dileçesi ile, İİK'nun 97/17. maddesi gereğince, İİK'nun 277. maddesi hükmüne dayalı olarak, haksız satış işleminin iptali için tasarrufun iptali davası açmıştır. Mahkemece, 2918 sayılı Yasa'nın 21. maddesinde aracın mülkiyetinin satış ile alıcıya geçeceğinin düzenlendiği tescilin gerekmediği gerekçesiyle istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına, tasarrufun iptali davasının ise süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, karar alacaklı ve 3. kişi vekillerince temyiz edilmiştir. Dava, 3. kişinin İİK'nun 96. maddesi uyarınca açtığı istihkak davası ve İİK'nun 97/17....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiası ile alacaklının karşı dava olarak İİK'nun 97/17, 277-280. maddeleri gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir. 1-Tasarrufun iptali davasına ilişkin temyiz itirazları yönünden; Yargıtay’ın ve Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamasına göre;borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir....
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacılar vekillerinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır....
vefat etmeden önce adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazlarını borcunu ödememek üzere diğer davalılara devrettiğini, yapılan işlemin alacağın tahsilini bilinçli olarak engellemek olduğunu belirterek taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptali ile taşınmazların kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, 15/04/2015 tarihli tensip tutanağı ara kararıyla; Davanın mahiyeti dikkate alındığında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesi oluştuğundan, 6100 sayılı H.M.K.'nun 389.ve devamı maddelerine göre dava konusu İzmir İli, Menderes İlçesi, 224 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz ile ... İli, v İlçesi, ......
Dairemizin 20.1.2015 tarih 2013/14720 esas 2015/578 karar sayılı ilamı ile davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı vekilinin 21.3.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında davayı tasarrufun iptali davası olarak belirtmesine ve davanın İİK 284 maddesi gereğince beş yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz isteminin reddine, dava, dava koşulu yokluğu nedeniyle reddedildiğinden AAÜT'nin 7/2.maddesi gereğince davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek...
Dava , İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, bozmaya uygun olarak karar verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davanın HMK'nun 114/1-ı gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğine göre karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 3-İİK’nın 282/1. maddesine göre tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki ilişkiden bulunan kişiler aleyhine açılır ve bunlar mecburi dava arkadaşıdır....
Mahkemece, davalı borçlu ile davalı 3.kişinin karı-koca oldukları, aralarındaki satışın alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı, borçlunun acz durumunun gerçekleştiğini gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına taşınmazın tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasındaki fahiş farkın mevcudiyeti ve davalıların karı-koca olması karşısında yapılan tasarrufun İİY'nin 278 maddesine nazaran bağışlama hükmünde sayılıp iptale tabi olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, İİK'(nun 277.maddesine dayalı tasarrufun iptali davasına ilişkindir....


