Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; İİK 277. maddesi gereğince borçlunun aciz halinde bulunduğunu gösterir vesika tasarrufun iptali davalarında dava şartı olarak düzenlendiğinden ve davacı tarafça davalı ...'in aciz halinde bulunduğunu gösterir vesika dosyaya ibraz edilemediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 105-143 md) bulunması gerekir. İİK’nun 105.maddesine göre haczi kabil malı bulunmadığına ilişkin haciz tutanağı; İİK’nun 143. maddesindeki aciz belgesi hükmündedir....
Şti aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibin kesinleşmesi üzerine, üçüncü kişi ... Üniversitesi Rektörlüğü'ne birinci haciz ihbarnamesi gönderildiği, üçüncü kişinin süresi içerisinde ihbarnameye verdiği cevapta borçlu ...Ltd Şti.'nin 61.500 TL alacaklarının 05.11.2009 tarihinde ... Dekorasyon ..Ltd. Şti.'ne temlik edildiğinin bildirildiği, alacaklının, borçlu ile temlik alan ... Dekorasyon .. Ltd. Şti. aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/752 E. sayılı dosyası ile açtığı tasarrufun iptali davası kapsamında 61.500,00 TL alacak için tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verildiği, ve üçüncü kişi nezdindeki 43.996,28 TL.nin ihtiyati haciz kararı gereği icra dosyasına celbedildiği, tasarrufun iptali davasının kabulüne ilişkin kararın Yargıtayca bozulması üzerine ... 2....
′ın mirastan feragat ettiğini, taraf sıfatı kalmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, taşınmazın davacının borçlusu ... tarafından değil mirasbırakanı ... tarafından davalıya temlik edildiği, bu nedenle somut olayın İİK′ndaki tasarrufun iptali hükümleri yerine muris muvazaası hükümleri çerçevesinde değerlendirildiği, ancak davacı alacaklı ...′in mirasçı olmamasından ötürü muris muvazaası davasını açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de, dava konusu 58 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ... adına kayıtlı iken; mirasbırakanın, taşınmazın çıplak mülkiyetini 15.08.2011 tarihinde kızı ...′e satış yoluyla temlik ettiği; 13.01.2014 tarihinde ölümüyle, geride mirasçıları olarak oğlu ... ile kızı ...'in kaldığı getirtilen kayıt ve belgelerden görülmektedir....
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.10.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasçılıktan çıkarmaya (ıskata) ilişkin vasiyetnamenin iptali istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, vasiyet yoluyla mirastan ıskat senedinin iptali isteğine ilişkindir....
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanunun yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, TMK’nin yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
Haciz veya iflas yoluyla takipte, 3.kişi tarafından açılan istihkak davasına karşı, haczi yaptıran alacaklı İİK 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlere dayanarak karşı dava için öngörülen süreye bağlı olmaksızın, geçici ve kati aciz belgesi ibraz etmeksizin İİK 97/17 maddeye göre karşılık iptal davası açabilir. Somut olayda davacı tarafından açılan işbu davaya karşılık alacaklı tarafından 26.7.2011 tarihinde Antalya 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/770 Esas sayılı dosyası ile İİK 97/17 madde gereğince tasarrufun iptali davası açıldığı anlaşıldığından tasarrufun iptali davasının bu dosya ile birleştirilerek taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir....
Yapı A.Ş. hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, üzerinde 3. kişi Vakıfbank lehine ipotek tesis edilen taşınmazın, borçlu tarafından ipotek sahibi Vakıfbank'a devri işleminin iptali için alacaklı ...Faktoring tarafından açılan tasarrufun iptali davasının İstanbul 11....
Dava İİK. 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufup iptali istemine ilişkindir. Dava İİK. 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu dava ile; borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarrufların iptalinin sağlanması ve davaya konu mal üzerinden cebri icra yoluyla alacağın tahsili amaçlanmaktadır. Somut olayda; hakkında icra takibi keşinleşen 02.04.2008 tarihli haciz tutanağından aciz halinde olduğu anlaşılan borçlunun borcun doğumundan sonra ve düşük bedelle dava konusu taşınmazı davalı ...'a sattığı, satış işleminin İİK 27/III-2 madde kapsamında bağışlama hükmünde olup iptale tabi olduğu ve ayrıca davalı ...'ın 08.07.2008 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiği, davalı 3. şahsın kabul beyanı doğrultusunda da davanın kabulü gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin olarak Dairemizin 28.11.2011 gün ve 2011/594 Esas 2011/2091 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayetçi vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Şikâyetçi vekili, borçluya ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili ile garameye sokulan alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasının dava şartı noksanlığından bu davadan aldığı karara dayanamayacağını ve haciz isteyemeyeceğini, hesaplanan alacağın fahiş olduğunu ve tasarrufun iptali davasına konu etmediği taşınmazların satış bedelinden pay alamayacağını, bu nedenle garameye de dâhil edilemeyeceğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....


