Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaları elinde kesin (İİK 143.md) yada geçici (İİK 105 md.) aciz belgesi olan alacaklı açabilir. Haciz yoluyla yapılan icra takiplerinde alacağın kısmen veya tamamen tahsil edilemediği ancak sözü edilen aciz belgesinin varlığı ile saptanır. Bu nedenle aciz belgesinin varlığı tasarrufun iptali davasının dinlenme koşuludur. Mahkeme, dava açan alacaklının aciz belgesine sahip olup olmadığını kendiliğinden araştırması zorunludur. Somut olayda İİK 143.maddesinde sözü edilen kat'i aciz vesikası bulunmadığı gibi 22.5.2009 ve 9.6.2005 tarihli haciz tutanakları da İİK 105.maddesinde anılan geçici aciz vesikası niteliği taşımamaktadır. Takip dosyası kapsamından davalı borçlu adına kayıtlı ... 534 parselin, 1/2 hissesine 8.10.2008 tarihinde davacı tarafından haciz konmuştur. Borçlunun murisi ... intikal eden Selçuk, 428 parsel ve 557 parsellerde de miras hissesi bulunmaktadır....
iptali gerekeceğine (İİK 280/11), davalı borçlu ile Mahmut'un ise küçük bir ilçede ve komşu kasabalarda bahçecilik ile uğraşan insanlardan olmaları ve birbirlerini tanımaları ve Mahmut'un, borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket edildiğini bilebilecek durumda olmasına, satın aldığı yerlerin mevki ve fiyatlarını da bilmediğini beyan etmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı Ekrem vekilinin ve davalı Mahmut'un sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında maksat, tasarrufun iptali ile aynı Yasa'nın 283. maddesi gereğince cebri icra yoluyla alacaklının hakkını almasını sağlamaktır....
Ancak 6183 sayılı Kanunun 31. maddesine göre 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini vermeye mecbur olduklarından, 14 numaralı bağımsız bölüm açısından davacı vekilinin ıslah talebinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru değildir. 2-Kabule göre de tasarrufun iptali davalarından maksat, tasarrufun butlanına hükmettirmektir. İptal davası sabit olduğu takdirde, alacaklı davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi elde eder. Davanın konusu taşınmaz mal ise davalı üçüncü kişi üzerindeki tapu kaydının düzeltilmesine yer olmadan, başka bir anlatımla tapunun iptali ve tesciline gerek kalmadan o taşınmazın satışını isteyebilir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle;davanın, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amacın, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamak olduğu,davacının, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde edeceği ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise...
İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması ve davanın beş yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmış olması gerekir. Bu önkoşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır....
HMK'nın tavzihi düzenleyen 305. maddesinin 2. fıkrasında "hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz genişletilemez ve değiştirilemez düzenlemesi yer almaktadır ayrıca diğer davalılar ... ve ... hakkinda açılan davalar kabul edilmiş olup sadece davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen tüm davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. 2-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen ek karar süresi içinde davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ...'in alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı dört adet taşınmazı 17.11.2009 tarihinde davalı ...'ya sattığını belirterek davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu ... vekili, ikametgah yeri olarak Kartal Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
na göre iptal şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir....
Temsilcisi ...... ... ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı vekili,27.8.2014 tarihli dilekçesi ile yerel Mahkeme kararını katılma yoluyla temyiz etmiş ise de; 24.7.2014 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini belirtiği, kararın kesinleştirilerek görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği vekaletnamesinden temyizden feragatla yetkili olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmektedir. 2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olup bu davalardaki amacın;borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı bazı tasarrufların geçersiz yada iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalması ve dolayısıyla o mal üzerinde cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaya yönelik olmasına,bu niteliği itibarıyla...
Somut olayda Mahkeme hükmünde tasarrufun iptaline ilişkin gerekçe yazılmamıştır. Böyle bir karar, davanın tasarrufun iptalini hangi nedene dayalı olarak karara bağlandığı hususunu da içermediğinden Anayasa’nın 141/3, 388/3-5 (HMK’nın 297/1-c) maddelerine aykırı olduğu gibi HUMK’nun 428. (HMK’nın 369.) maddesi gereğince Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırmaktadır. Mahkemece yapılacak iş davacının tasarrufun iptali isteminin, tasarrufun iptali koşullarının oluşup oluşmadığının İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince iptale tabi olup olmadığını ayrı ayrı irdelenmesi,ortaya çıkacak duruma göre gerekçeli olarak bir karar vermek iken yazılı olduğu gibi gerekçesiz olarak hüküm tesisi doğru değildir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....


