"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, İİK.nun 277. ve devamı maddelerine dayanılarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili borçlu davalı ... hakkında icra takibi yaptıklarını, ödeme emrinin tebliğinden on gün sonra borçlunun ... İlçesi ... Köyü 1370 ve 1371 parsel sayılı taşınmazlarını diğer davalı ...'a satış yoluyla devrettiğini davalıların akraba olduklarını yapılan haciz ile borçlunun haczi kabil ve borcu karşılayacak mal varlığı olmadığının tesbit edildiğini borçlunun kötüniyetli olarak ve mal kaçırmak kastıyla yaptığı satış işleminin muvazaa nedeniyle batıl olduğunu ileri sürerek tasarrufun iptalini talep etmiştir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali ve karşı dava da, iradeyi fesada uğratan nedenlere dayalı kefilliğin iptali istemlerine ilişkindir. Davalı karşı davacı borçlu (kefil) ..., tasarrufun iptali davasının nedeni olan borcun, başka bir anlatımla somut olayda icra kefilliğinin korku ve baskı altında gerçekleştiğini, bu nedenle icra kefilliğinin iptalini ve dolayısıyla tasarrufun iptali davasının da reddini istemiştir....
Bankası A.Ş tarafından Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2001/585 esas 2003/1251 karar sayılı dosyasından açılan tasarrufun iptali davası neticesinde ihale yoluyla icra kanalıyla satıldığını bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar tebligata rağmen savunma yapmamıştır. Mahkemece dava konusu 209 ve 561 parsel nolu taşınmazların mahkeme kararına istinaden cebri icra yoluyla satıldığı satış bedellerinden tapu maliklerine pay kallmadığı görülmekte olan bu davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİY.nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davalıların temyizi vekalet ücretine ilişkindir. Davalı taraf aleyhine ancak davanın ikamesine sebebiyet vermemiş ve ilk muhakeme celsesinde davacı iddiasının kabul etmiş olması halinde ücreti vekalete hükmedilemez. Somut olayda bu olgular söz konusu değildir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :...........Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davalı ...'in 07.10.2015 ve tüm davalılar vekilinin 10.10.2015 tarihli dilekçeleri ile haklarında açılan tasarrufun iptali davasını kabul ettikleri bildirdiklerinden ve davalılar vekilinin vekaletnamesinde davayı kabule yetkili olduğu anlaşıldığından hükümden sonra ortaya çıkan ve esas hükmün temyiz yoluyla incelenmesine engel olan bu durum karşısında mahkemenin kabul hakkında bir karar vermesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava; inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, paydaşı olduğu 2 nolu bağımsız bölümü, eşinin borç almasını sağlamak amacıyla teminat olarak davalıya satış suretiyle devrettiğini, temlikten para almadığını, borcu ödediklerini ancak davalının tapuyu devretmekten kaçındığını ileri sürerek anılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir....
iki davalı arasında hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak şekilde muvazaalı bir ilişkinin söz konusu olduğuna dair bir kayda rastlanmadığı, her iki davalının bu yönde işlem yaptıklarına dair başkaca da bir yazılı delilin dosya kapsamı arasında bulunmadığı, kaldı ki organik bağın da tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanması için yeterli olmadığı, zira bu kurumun istisnai olduğu, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin sınırlı sorumluluk ilkesinden kötüniyetle yararlanmak isteyen şirket ortaklarına yönelmeyi sağlayan bir teori olduğu, ancak işbu davada organik bağ iddia edilen şirketin ortak ve yetkililerine dava yöneltilmeyip sadece şirket tüzel kişilikleri bünyesinde dava açıldığı, kötü niyetle ve mal kaçırma gayesi ile mevcudu eksiltmeye yönelik tasarruflarla ilgili olarak yasal şartların varlığı halinde tasarrufun iptali, muvazaa nedeniyle işlemin iptali gibi hukuki sürecin işletilmesinin mümkün olduğu ve davacı bankanın da zaten bazı taşınmazlar için tasarrufun iptali...
ın iptal konusu tasarrufun tarafı olmaması nedeniyle hakkında açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulü ile 72 DP 653 plakalı aracın .... tarafından .... adına yapılan satışın iptali ile sözkonusu araç üzerinde davacıya cebri icra yoluyla tahsil yetkisi verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Uygulamada borçlunun, gerçekte kendi adına satın almak üzere bedelini ödediği bir taşınmazı (veya bir aracı) alacaklılarından kaçırmak amacı ile yakını (eşi, oğlu vs) adına tescil ettirmiş olması halinde, tasarrufun (hukuki işlem) dışarıdan üçüncü kişiler arasında yapılmış görünmesine rağmen, gerçekte bedeli borçlunun mal varlığından çıkmış fakat karşılığı borçlunun arkasına gizlendiği kişinin mal varlığına girmiştir. Namı müstear (inançlı işlem) ile gizlenmiş muvazaalı işlemler hakkında iptal davaları açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile kararlılık kazanmıştır. (Yargıtay HGK'nin 12.10.2001 gün ve 2001/2-515 E., 605 K sayılı; 17.Hukuk Dairesinin 20.06.2011 gün ve 2010/11090 E.-2011/6367 K. sayılı kararları)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TASARRUFUN İPTALİ, TAZMİNAT, YARGILAMANIN İADESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tasarrufun iptali, tazminat, yargılamanın iadesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ile davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Davacı, davalı ...'ın, ........
İcra Müdürlüğünün 2015/2589 ve aynı İcra Müdürlüğünün 2015/2604 sayılı dosyaları üzerinden cebri icra yoluyla satış yetkisinin tanınmasına dair verilen karar davalılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dava, İİK 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Gerek, tasarrufun iptali davaları gerekse BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali davalarında, diğer dava koşullarının yanında borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava ön koşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Borcun doğumundan kasıt ise borçlu hakkında başlatılan takibin tarihi değil, takibe esas olan borcun doğduğu tarihtir.Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz....


