"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kişisel ilişki, erkeğe ait malların yönetiminin kayyım tarafından yapılması yönünde tedbir kararı verilmesi ve erkeğin tasarruf yetkisinin sınırlandırılması yönünden, davalı erkek tarafından ise; tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalının, 2005 doğumlu oğlu ...... cinsel tacizde bulunduğu, buna bağlı olarak çocuğun ruh sağlığının bozulduğu, davalının bu eyleminden dolayı yargılandığı yapılan soruşturma...
Zilyede de herhangi bir hak bahşetmez. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince bu yerlerin orta malı olarak sınırlandırılması yapılır. Bundan ayrı, her ne kadar Hazinenin tescil isteği bu davayla değil açılacak bağımsız bir davayla görülür şeklinde gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu yöndeki görüşü yerinde değildir. Hazine TMK. nun 713/1. maddesine dayalı olarak açılan tescil davalarında aynı kanunun 6. fıkrası gereğince aynı davada tescil isteğinde bulunabilir. Hazine harca tabi olmadığından usulüne uygun dilekçe vermesi ve beyanda bulunması da yeterli görülür. Ne var ki, dava konusu yer genel harman yeri olarak belirlenmiş olup, özel mülkiyete konu olabilecek ve tapuya kaydedilecek yerlerden olmadığından, Hazinenin tescil isteğinin reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru görülmektedir (3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B, TMK. nun m.715, 999)....
Bilindiği gibi, bir taşınmazın ipotek(TMK. m.856) ve intifa hakkı(TMK. m.795) ile yükümlü hale getirilebilmesi için resmi senet düzenlenmesi ve tapu siciline tescili zorunludur. Tapu sicil müdürlüğü huzurunda düzenlenen resmi senet aynı zamanda tescil talebini de içerir. Burada tapuya tescil için gerekli şartlara kısaca bakmak gerekir. Türk Medeni Kanununun 1013. maddesine göre tescil talebi taşınmaz malikinin yazılı başvurusu ile yapılır. Tescil talebi tek taraflı bir tasarruf işlemi olduğundan tasarruf yetkisinin bulunması zorunludur. Kural olarak da tasarruf yetkisi o hakkın sahibine aittir ve hakkın bir unsuru olup, hakka doğrudan doğruya etki etme kudret ve ehliyetidir. Tasarruf yetkisi her ne kadar hak sahibine ait ise de kanunen yetkili kılınan kişiler aracılığı ile de kullanılabilir. Buradaki temsil iradi temsil(BK. m.32-386) olabileceği gibi veli ve vasi aracılığı ile kullanan kanuni temsil de olabilir....
ın takdir ve yetkisine bırakılmıştır." demekle çocuğa bağladığı iradla ilgili olarak velayet üzerinde olan babanın açıkça tasarruf etmemesini öngördüğüne göre babanın bu irad üzerinde yasadan kaynaklanan velayet hakkına dayanarak tasarruf yetkisinin bulunmadığının kabulü ile murisin iradesine uygun olacak şekilde vasiyetnamenin anılan yönden de tenfizine karar verilmesi gerekirken bu yönden davacı isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ın takdir ve yetkisine bırakılmıştır." demekle çocuğa bağladığı iradla ilgili olarak velayet üzerinde olan babanın açıkça tasarruf etmemesini öngördüğüne göre babanın bu irad üzerinde yasadan kaynaklanan velayet hakkına dayanarak tasarruf yetkisinin bulunmadığının kabulü ile murisin iradesine uygun olacak şekilde vasiyetnamenin anılan yönden de tenfizine karar verilmesi gerekirken bu yönden davacı isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davalının tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını gerektirir herhangi bir durumun ispatlanmadığı anlaşıldığından davacının tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davasının reddine; dava konusu edilen evde tarafların 5 yıl kadar birlikte yaşadıkları, davacı erkek eşin boşanma davası açılmadan önce annesinin evine yerleştiği, ikametini değiştirdiği ve bu haliyle konutun aile konutu olmaktan çıktığı, tarafların boşanma davası açılmadan önceki iki yıl ayrı yaşadıkları, dava konusu evin davalı kadının ailesinin katkıları ile satın alındığının tanık anlatımları ile sabit olduğu, davacının aile konutu şerhi konulması talebinin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle davacının aile konutu şerhi konulması davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Taraflar arasındaki tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; evlilik birliği içinde edinilen ... ... adresinde bulunan taşınmaz ve ...'de bulunan taşınmaz üzerinde davalının tasarruf yetkisinin sınırlandırılması karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III....
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m. 194/1). Bu hüküm, aile konutuyla ilgili tasarruf yetkisinin kanundan doğan sınırlandırması niteliğinde olup, taşınmazın tapu kütüğünde konutla ilgili bir şerh bulunmasa bile, bu taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahipleri konutun "aile konutu" olduğunu ve kendileriyle akdi ilişkiye giren şahsın evli olduğunu biliyor iseler, şerhin yokluğuna yaslanarak iyi niyet iddiasında bulunmazlar. Aile konutu üzerinde, alacağına karşılık lehine ipotek tesis edilen davalı ...'in konut üzerinde hak sahibi olan diğer davalı ile daha önceden süre gelen bir ticari ilişkisinin olduğu, taşınmazın "aile konutu" ve işlemin diğer tarafının evli olduğunu bildiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda iyi niyetli olduğu kabul edilemez ve kazanımı korunamaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Şerhi Konulması - Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması ve Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, davacı lehine hükmedilen nafaka ve miktarı ile artırım kararı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğine (Av. As. Ücr....
Cilt, (TMK. m. 352-1030) Ankara 2007, Kısaltma: GENÇCAN-TMK-2, s. 1709) Ne var ki 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 193 hükmünde yer alan “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça” ifadesine dayanılarak 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 194 hükmü ile eşlerden birinin aile konutu ile ilgili sadece aşağıdaki işlemlerle sınırlı olarak “fiil ehliyeti sınırlandırılmıştır”; -Aile konutuna ile ilgili kira sözleşmesinin feshedilmesi, -Aile konutunun devredilmesi, -Aile konutu üzerindeki hakların sınırlanması. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 194 hükmünde yer alan tapu kütüğünü kilitleme “kendiliğinden” gerçekleşmişken 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 199 hükmünde bir “hakim kararı” gereklidir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 194 hükmü ile eşlerin “fiil ehliyetinin sınırlandırılması” gerçeği ve gerekçesi “...Madde eşlerin aile konutlarıyla ilgili hukukî işlemlerde eşlerin serbestliği ilkesine istisna getirmiş ve böylece aile konutu ile ilgili bazı hukukî işlemlerin diğer eşin rızasına...


