Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86.maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır....
a Tarım Bağ-Kur kaydının devam ettiğine dair 16/12/1998 tarihli 041439 sayılı yazı gönderildiği, baştan itibaren hem de re'sen yapılan kayıt sonradan kurumca silindiği 1988-1998 arasında hiç çalışmamış gibi işlem yapıldığını, 2000 yılında başlayan Tarım Kredi Kooperatif üyeliğinin halen devam ettiğini, 730087137 sicil numarası ile ikinci bir Tarım Bağ-Kur kaydı yapıldığını, davacının Tarım-Bağkur kaydının resen ilk tescilinin yapıldığı 01/12/1988 tarihinde halen devam eder şekilde hizmet sürelerinin tespiti yönündeki başvurumuzun reddedildiğini,müvekkilinin 01/12/1988 tarihinden 26/11/1998 tarihleri arasında zorunlu kurum Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir....
Taraflar arasındaki teslim ettiği tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim tevkifatına istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
İş Mahkemesi Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ... ili ... İlçesi ......
İstinaf Sebepleri Davacı, 1998 tarihinden itibaren tarım bağkur sigortalılığının tespitine karar verilerek hüküm fıkrasında belirtilmesi gerektiğini istinaf başvuru nedeni olarak belirtmiştir. Davalı SGK vekili, 03.06.1998 tarihli TMO depo teslim fişindeki; ... oğlu, mah/köy: ..., nüfusa kayıtlı olduğu yer: Suruç, doğum tarihi:10.02.1960 olan kaydın 01.03.1960 doğumlu doğum yeri Zoncuk olan davacıya ait olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Suruç İlçe Nüfus Müdürlüğünce "... oğlu 10.02.1960 doğumlu ..." isimli kişinin kaydının bulunmadığının bildirildiği,aidiyet tespiti istenen belge incelendiğinde; 10.02.1960 doğumlu ...oğlu ......
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı asil ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asil ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde; 04.08.2006-31.12.2020 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespit ve tesciline, yapılandırma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hakkının saklı tutulması istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir. 3....
içtihatları ve bozma ilamı içeriğinde yer alan, "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir....
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir....


