WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Dava, 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b-4. maddesi kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece; ilk prim kesintisinin yapıldığı 01/12/1994 tarihini takip eden ay başı olan 01/01/1995-31/12/1995 ve yeniden prim kesintisinin yapıldığı Mart 1998 tarihini takip eden ay başı olan 01/04/1998 tarihinden kurumca tescilinin yapıldığı 01/10/2003 tarihine kadar olan dönemde zorunlu Tarım Bağkur Sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine dair, hükmün Dairemizce; “…YHGK'nın 22.9.2010 gün ve 2010/10-380-420 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, uyuşmazlık konusu kabul edilen döneme ilişkin kesintinin kurum hesabına intikal edip etmediğinin araştırılması zorunludur....

Anılan Kanunun 10.maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğunun kabulü gerekir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86.maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir....

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....

Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle 2926 sayılı Kanun ile sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı ile devam eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarım bağ kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

Davacının davalı kuruma yöneltilmiş bir tahsis talebi bulunmadığı gibi 09.10.2014 tarihli dilekçesinde sadece tarım bağ-kur sürelerinin tespitini istediği sabittir. Neticeten, davacının tahsis talebi olmadığından aylık bağlanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ıncı maddesi gereğince "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Davacının iptal edilen tarım bağ-kur sigortalılık sürelerinin 01.08.1997- 04.06.2005 tarihleri arasında olduğu ve yine talebinin de iptal edilen tarım bağ-kur hizmet sürelerine ilişkin olup fazlaya ilişkin talebi bulunmadığı halde tespitine karar verilen tarım bağkur sigortalılık süresinin 23.10.2005 tarihine kadar kabul edilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, tarım faaliyeti nedeni ile tarım bağ-kur sigortalılığı kapsamında 1996 yılı Haziran ayı ürün tevkifatına ilişkin müstahsil makbuzunun davacı sigortalıya aidiyetinin tespiti için yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı, tarım faaliyetinde bulunan il ve ilçe nüfus müdürlüklerinde davacı ile aynı ad ve soyadına sahip kişilerin tespitinin ve dinlenmelerinin gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır. 2....

Aksi durumda davacının talebinin 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalılığının tespitine ilişkin olması, tarım bağkur sigortalılığının tespitine ilişkin talebinin bulunmaması ve gayrimenkul kira geliri nedeniyle yapılan prim ödemelerin 1479 sayılı Kanun kapsamında ...sigortalısı sayılmayacağı gözönüne alınarak talebinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddî ve hukukî olgular gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanun'larda 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır. 2. Dava, aidiyet tespiti istemine ilişkin olup bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır....

Esnaf ve Sanatkar sicil memurluğu kaydı bulunduğu,27.6.2006-1.10.2007 tarihleri arasında 2926 Sayılı Yasa kapsamında Tarım -Bağkur sigortalılığının mevcut olduğu,506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunmadığı,kaza geçirilen 28 K 0344 plaka sayılı aracın davalılardan ... adına kayıtlı olduğu,davalı kurumun 14.3.2012 tarihli yazısında davacıların murisi ...'ün 18.9.2007 tarihinde 1479 Sayılı Yasa kapsamında iken iş kazası sonucu vefat ettiğinin kabulü halinde davacılara adı geçen yasa uyarınca ölüm geliri bağlanabileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu