Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kredi sözleşmesinin kefili olan davacıdan dava tarihi itibariyle 23.361.665,86 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında düzenlenen borç tasfiyesi ve gayrimenkul devrine ilişkin 25.03.2008 tarihli protokolün sonradan yapılan süre uzatımlarına rağmen davacı tarafından yerine getirilmediği, sözkonusu protokolün taşınmaz mülkiyetini devir borcu içerdiği, HMK.'...
Yevmiye numaralı Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi'nin ilgili tapu kütüğüne şerh ve tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. cevap dilekçesinde özetle, davacının icbar davası (tapu iptal ve tescil davası) açma imkanı varken satış vaadi sözleşmesinin şerhi talepli dava açmasında hukuki yararı olmadığını, dava şartı arabuluculuk başvurusu şartı yerine getirilmediğini, yazılı yargılama usulünün uygulanması gerektiğini, davacı ile diğer davalı yüklenici arasında akdedilen ve davaya konu şerhi talep edilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine müvekkilinin taraf olmadığını, müvekkili, diğer davalı yükleniciler ile aralarında akdedilen hasılat paylaşım esaslı inşaat sözleşmesinin geriye etkili fesh edildiğini, Kartal ......
Ltd.Şti. ile davalı arasında akdedilen 14.08.1998 tarihli sözleşme ile müvekkilinin, Şeker Fabrikası arazisi içinde bulunan su kaynağından alınacak su ile ambalajlanmış su işleme, filtreleme, şişeleme ve şişe yapım tesisini kurmayı ve tesiste üretilecek ambalajlı suyu 10 yıl süre ile pazarlamayı üstlendiğini, üretilen suyun pazarlanması konusunda ayrıca taraflar arasında 10.11.1998 tarihli Genel Distribütörlük Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin akdini takiben davalının talebi ile yalnızca üretilecek suyun pazarlaması işini yürütmek üzere ... Şirketler Grubu bünyesinde 03.12.1999 tarihinde ... Pazarlama Tic.ve San.A.Ş’nin kurulduğunu ve bundan sonra davalı tarafından mal teslimatlarının ... A.Ş’ne yapıldığını, faturaların bu şirket adına düzenlendiğini ve işle ilgili teminat ve satış protokollerinin de ......
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 05/04/2022 tarih ve 2021/859 Esas - 2022/345 Karar sayılı kararında;"...Davacı ile dava dışı alıcı arasında imzalanan ön ödemeli satışlarda gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin davacı şirket tarafından, alıcının temerrüdü nedeni ile feshedildiği sabit olup, davacı tarafından sunulan delillerden dava dışı alıcının sözleşme bedelini ülkesinde yaşanan karışılık nedeni ile temin edemediği, sözleşmeyi devam ettirme iradesi taşıdığı anlaşılmakta olup, bu halde davacının alıcının cayma veya dönme hakkını kullanması halinde ücret iadesini düzenleyen sözleşme hükmüne göre davalıdan komisyon ücretin iadesini talep etmesi mümkün değildir.Yargılama sırasında taraflar arasında, davacı ile dava dışı 3. kişi arasında imzalanan sözleşmenin kanunda aranan şekil şartını taşımaması nedeni ile geçerli olmadığı bu sebeple davalının ücrete hak kazanmadığı gündeme gelmiş ise de; davalının üzerine düşen edimi yerine getirerek taraflar arasında...
'ı bırakarak ... ile anlaşma yapması nedeniyle 20/10/2019 tarihinde bu pazarlama yetkisinin ... üzerinden yapılmak üzere yenilendiği, satış tarihine kadar değişik dönemlerde farklı müşterilerin çiftliğe talip olduğu, talip olan kişiler ile ilgili gerekli temas sağlanıp, kimilerine telefonla, kimilerine de çiftlik gezdirilip gösterilmek suretiyle çiftliğin satışının gerçekleştirilmeye çalışıldığı, bunun ardından taraflar arasında 02/06/2020 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 2.2 bendinde kararlaştırılan 100.000,00 TL 'yi süresinde yatırmaması nedeni ile 04/06/2020 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinin feshi ihbarı ile fesh edildiği, sözleşme fesh olduktan sonra davalı şirketin 09/04/2020 tarihinde müvekkili firmaya müracaat ederek satışa konu çiftlikle ilgili bilgili ve belge talebinde bulunduğu, satış aşamasında gerek belediye ile gerek tapu aşamasında her türlü yardım ve destek sağlanıp aracılık hizmeti sağlıklı bir şekilde verildiği ve satışa konu çiftliğin...
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taraflar arasında akdedilen distribütörlük ve taksitli satış sözleşmesi taahhütnamesinde tarafların bu sözleşme ile tarafların iradeleri yorumlanmadan davacı tüketiciymiş gibi tüm sözleşmelerin bertaraf edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, imzalanan bayilik sözleşmesinin 4 ekten oluştuğunu, bayilik sözleşmesinde cayma maddesinin düzenlenmediği, taksitli satış sözleşme taahhütnamesinin Tüketici Kanunundaki taksitli satış sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin sözleşmeler hukukuna, sözleşme içeriğine ve taraf iradelerine aykırı olduğunu, dosyadaki Distribütörlük-Bayilik Sözleşmesinin 08/05/2019 tarihli, Taksitli Satış Sözleşmesinin 09/05/2021 tarihli olup sözleşmenin 2.maddesinde yer alan sözleşme süresi, 3. maddesinde yer alan amacı, yükümlülükler ve pazarlama faaliyetleri, ceza şart maddeleri ve 17. maddesinde yer alan sözleşmenin sona ermesi başlıklı hükümlerin dikkate alınmadığını, sözleşmede boşluk bulunması...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasında düzenlenen devre mülk sözleşmesinin iptali ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olarak açılan davada Bakırköy 1.Tüketici ve Yalova 1....
Davanın; Taraflar arasında akdedilen, döviz cinsinden araç kredi sözleşmesini geri ödeme bedellerinin TL cinsinden tespiti ve sözleşmenin TL cinsinden yeniden düzenlenmesi/sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin olduğu görüldü. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme incelendiğinde, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Otomotiv Ürünleri Kredisi ve Rehin Sözleşmesi olduğu, devamı ekinde kredi geri ödeme planının yer aldığı, kredinin 22/03/2016 tarihinde kullandırıldığı, taksit tutarlarının dava dilekçesinde bildirildiği gibi 1.624,64Euro tutarında olduğu, davacının iddiası gibi taşıt sözleşmesi değil, davalının savunması gibi kredi sözleşmesi olduğu görülmüştür....
CEVAP : Davalılar vekili ------------tarihli cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında akdedilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh verilmediğinden, taşınmaz üzerindeki takyidatlartn geçerli olduğunu, müvekkili şirketçe projenin tamamlanarak davacıya da iyi niyetli olarak taşınmazın süresi içerisinde teslim edilmiş olduğunu, projeye dahil taşınmazlara ilişkin iskan alınması ve akabinde bağımsız bölümler için kat mülkiyeti tesis edilmiş, tapuların temini işlemleri sürmekte iken davacı yanca işbu davanın ikame edilmiş olduğunu, bu hususun idari işlemlerin sürdürülmesinden kaynaklanmakta olup, müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, üzerine düşen edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getiren müvekkili şirket aleyhine açılan davanın kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk ve ... 2. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 25.05.2015 tarihli dilekçe ile davalı şirket ile yaptıkları gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tazminat istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi; "...Taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olduğundan 6502 sayılı Kanunun 3/L ve 73. maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. ... 2....


