Hukuk Dairesi KARAR Dava, ihya borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile iptal edilen tarım Bağkur hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması ve buna ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı kurum avukatınca istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalı avukatı tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili; davacının müteveffa eşi ......
Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır....
Somut olaya gelince; Mahkemece davacının prim kesintisinin bulunduğu yıllara göre tarım bağkur sigortalı olduğunun tespiti yönünden verilen karar doğru ise de esnaf bağkur sigortalılığı yönünden davacının 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesinin yürürlük tarihinden önce 31.8.2001 tarihinde tescil için müracaatı ile9.4.1990-29.9.1994 tarihleri arasındaki sürede vergi kaydı bulunduğunu belgelemiştir. Bu durumda davacının vergi kaydının bulunduğu dönemlerde 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacının hizmet cetveli incelendiğinde; davalı işyerinden bildirimlerin 13.05.2009-18.06.2010, 03.09.2010-20.06.2011 ve 21.06.2011- 22.09.2011 tarihleri arasında yapıldığı, isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin 03.10.2007 - 23.12.2008 tarihleri arasında, tarım bağkur sigortalılığının ise 29.12.2008- 09.05.2009 tarihleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının 04.05.2004 - 02.10.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının kabulüne ilişkin bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki davacının davalı işyerinde 2006/10 ve 2007/10 tarihleri arasında bir yıllık süre hizmet süresine ilişkin talebi reddedilmiş olup, bu dönemdeki talep yönünden verilen karar eksik inceleme ve araştırma dayalı bulunmuştur....
Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır....
Taraflar arasındaki tevkifatın aidiyeti ile tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Feri müdahil Kurum vekili, davacının 04/01/2000 tarihinde Bağkur tescili yaptırarak bağkur primlerini ödediğini, ayrıca davacının 25/10/2010 tarihinden itibaren basit usul vergi mükellefi olduğundan bu tarih itibari ile işçi statüsünü kaybettiğini, dolayısıyla davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, mahkemece bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, kurumlarınca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, davalı ..., davacının yanında işçi statüsünde çalışmayıp kar ortaklığı usulü ile çalıştığını, basit usulde vergi mükellefi olduğundan işçi statüsünü kaybettiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir....
Hukuk Dairesi Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı, 01.11.1999 tarihinden 01.06.2008 tarihine kadar tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir. II-CEVAP Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir....
CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını hizmet akdi ile ispat etmesi ve ücret bordrosu sunması gerektiğini, hizmet tespiti davalarında salt tanık ifadelerine dayanarak hüküm kurulamayacağını, çalışma olgusunun hiç bir kuşkuya ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini, davacının 01.02.2000 tarihinden 31.01.2005 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalı hizmetinin bulunduğunu ve hizmetinin kesintisiz ve tam olduğunu, ayrıca davacının davalı işverene ait işyerinde 2005 yılına ait 136 gün, 2006 yılına ait 154 gün, 2007 yılına ait 142 gün, 2008 yılına ait 145 gün, 2009 yılına ait 144 gün, 2010 yılına ait 150 gün, 2011 yılına ait 151 gün, 2012 yılına ait 153 gün, 2013 yılına ait 36 gün hizmet kaydı ile 2012 yılına ait 51 gün isteğe bağlı sigorta, 2013 yılına ait 51 gün isteğe bağlı ve 2013 yılına ait 90 gün tarım bağkur sigortalılığının bulunduğu, bu sürelere ait davacının hizmet talebinin reddedilmesi gerektiğini, 5 yıllık zamanaşımı...
Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır....


