İmar hukukunda yasal bir dayanağı bulunmamakla birlikte bedelsiz terk kavramı, imar planı bulunan alanlarda 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında parselasyon işleminin yapılmaması ya da çeşitli sebeplerle yapılmasının mümkün olmadığı durumlarda 3194 sayılı İmar Kanunununun 15. ve 16. maddeleri çerçevesinde, taşınmazın imar planında yapılaşılabilecek kısmı için parsel oluşturularak yapı ruhsatı düzenlenebilmesi amacıyla aynı taşınmazın yol, yeşil alan vb. kısımlarının kişinin isteği doğrultusunda kamuya bırakılması işlemidir. İlgililerin taşınmazlarının imar planında yol, park gibi kamu alanlarında kalan kısımlarını bedelsiz terk etmelerinin nedeni taşınmazlarının kalan kısmında yapılaşabilmektir. Başka bir deyişle yapılaşabilmek için kamu alanlarında kalan taşınmaz kısımlarını kamu gücü karşısında bedelsiz terk etmek zorunda kalmaktadırlar....
mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarının yerine getirilmesi gerektiği kuralına yer verilmiştir....
ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarının yerine getirilmesi gerektiği kuralına yer verilmiştir....
Vakıfı adına tescil edilen 22100 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli 379 sayılı parsel ile genel kadastroda yol boşluğu olarak tapulama dışı bırakılan alanların 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur. Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın ... köyünde1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle ... Köyünde P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip, Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20....
Kadastro Mahkemesinin 08.03.2003 gün ve 1991/363 E. - 231 K. kararını temyiz yoluyla inceleyen 16. Hukuk Dairesinin 14.07.2006 günlü 2005/13657 E. – 5526 K. sayılı ve 7. Hukuk Dairesi kararlarında da kabul edildiği gibi, Ağustos 1326 tarihli 2, 3 ve 4 numaralı tapu maliki Habibe Hanımın, nüfus kayıtlarına göre baba adının ... olduğu, tapu kayıtlarında “... Kızı” olarak geçtiği, Hacı (.....) ....’nin kızı ve ...'nin de karısı olması nedeniyle, Habibe Hanımın, tapu maliki ...’nin kızı ve mirasçısı olduğu, çiftlik tapu kayıtlarına dayan davacılar adına tapuda yapılan intikallerin kanunî olduğu kabul edilmelidir....
Köyü'nden Hasan ... ve 79 arkadaşı tarafından 03.10.1988 tarihinde, tapu malikleri ... ve arkadaşları (...ailesi) aleyhine, murislerinden kalıp 150 yıldır zilyetliklerinde bulunan taşınmazlara, davalı ... ailesi tarafından, Mart 1290 tarih 18 nolu tapudan tedavül gören ve kanunî kıymeti bulunmayan bu tapu kayıtlarına dayanarak, geriye dönük olarak kendilerinden beş yıllık ecrimisil istedikleri, kanunî değeri olmayan ... Çiftliği'ne ait tapunun Ağustos 1326 tarihinden beri devam eden tedavül ve ifrazları ile birlikte Temmuz 1969 tarih 63 ve 64 numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle açılan tapu iptali davasının “Tapunun intikalleri ile ifraz ve sınır değişikliği işlemlerinin yapıldığı tarihlerdeki kanunî prosedürlere uygun olduğu ve tapu kayıtlarının hukukî değerini koruduğu” gerekçesiyle reddine ilişkin Marmaris Asliye Hukuk Mahkemenin 28.01.1994 gün ve 1988/333-51 sayılı kararı, Yargıtay 8....
Bu haliyle bilirkişi raporu taşınmazların öncesinin orman olup olmadığının belirlenmesi bakımından yetersiz olup raporu denetleme olanağı bulunmamaktadır. 4- Çekişmeli 62, 67, 68, 248, 249 ve 250 sayılı parsellere Ağustos 1323 tarih 1 numaralı sicilden gelen Temmuz 1942 tarih 11 ve Ağustos 1951 tarih 7 ve 9 numaralı tapu kayıtları ile 1937 tarih 199-200 tahrir numaralı vergi kayıtları uygulanmış, aynı tapu ve vergi kayıtları öncesi bir bütün olduğu bildirilen 12, 61, 62, 63, 67, 68 sayılı parseller ve 245, 246, 247, 248, 249, 250 sayılı toplam oniki parça taşınmaza uygulanmıştır. Bu parseller toplamı yaklaşık 717.600 m2 olup, tapu kaydı 45.965 m2, vergi kayıtları toplamı ise 400.000 m2'dir. Tapu ve vergi kayıtları sırt, dere, yol ve nehir hudutlu olup değişir sınırlıdır. Öncesi bütün olan taşınmazların kuzey ve güney yönünde tespit harici ormanlık alan bulunmaktadır....
Yine 1025 sayılı İSKİ isale hattı olarak kamulaştırılmıştır. 1023 sayılı parsel yine ifraz edilerek 1055 sayılı parsel İLKSAN’a, 1024 sayılı parsel ... A.Ş.’ye satılmış, daha sonra 1024 sayılı parselin tahdidi 1942 yılında kesinleşen ... Devlet Ormanı içinde kalan bölümü ifraz edilerek davaya konu 1155 sayılı parsel, diğer bölümü de 1154 sayılı parsel olarak ... A.Ş. adına tescil edilmişler ve dava konusu 1155 sayılı parselin orman sınırı içinde kaldığı konusunda tapu kaydına şerh konulmuştur....
biçimde kurulmaması ve yine yasa ve yönetmeliğe uygun çalışmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemez....
olarak, kendileri ile aynı şekilde işgalci olan kişilerin zilyetliklerini doğruladıkları, bu beyanlar karşısında kendilerinin sundukları kesin hükümlerin ve delillerin gözetilmediği, tapulu yer için davalı gerçek kişi adına tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının yolsuz oluştuğu, iddiasıyla tapu kayıtları kapsamında kalan çekişmeli taşınmazların tesbitlerin iptali ve tapu kayıtlarındaki payları oranında kendileri adına tescilini istemişlerdir....


