Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre davalı ... .’nın taşınmazı kooperatif kararı ile kaba inşaat halinde iken ödeme yaparak satın aldığı, davacının tapu iptali ve tescil isteminin yerinde olmadığı, davacının kura sonucu edindiği ve ödemelerine devam ettiği taşınmazın kooperatif üyeliğinden ihracı ile sonradan üye olan diğer davalıya satışının yapıldığı, davalı kooperatifi bu devir işleminde kusurlu davrandığı ve davacının bu yöndeki zararını karşılamak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı kooperatif temyiz etmiştir. ...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı kooperatifin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ...- Dava kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptali tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir....
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, menfi tespit, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davada menfi tespit yönünden kabulüne, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali yönünden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl davada davacı vekili, müvekkiline ait 56 bağımsız bölüm numaralı dairenin hukuki mesnetten yoksun olarak arsa maliki...... tarafından 5.000,00 TL bedelle satılarak davalı kooperatif adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatife borcunun bulunmadığı, kesinleşen yargı kararı ile davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespit olunduğu ve kooperatif üyesi olan davacıya kura çekimi sonucu isabet eden bağımsız bölümün adına tescili gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir. Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal ve tescil davasıdır. Kooperatif üyesinin kooperatif tarafından üretilen bağımsız bölümleri hakedebilmesi için akçalı edimlerini yerine getirmesi gerekir. Mahkemece davacının kooperatife borcu olmadığı tesbit edilmiş ise de mahkeme kararında belirlenen borcun PTT kanalıyla davalı kooperatife gönderildiği iddiası ve ihraç kararının iptali davasından sonraya ilişkin olarak borç oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise ödenip ödenmediği yeterince incelenmemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi _K A R A R_ Dava, kooperatif ile üyesi arasında kooperatif üyeliğinden doğan tapu iptali, tescil istemine ilişkin olduğundan, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 11.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 24.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
. - DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : 13/12/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin Birlik üyeliğinden ihracı nedeniyle kendisine tahsis edilen Bursa ili, Nilüfer İlçesi, İrfaniye Mh. 124 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek müvekkili birlik adına tescil edilmesini, 3. Şahıslara devir edilmemesi adına teminatlı/teminatsız tapu kaydına tedbir konulması talebiyle açtıkları davada Bursa 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Davacı, ....Konut Yapı Kooperatifi üyesi olduğunu, ancak 09.08.1994 tarihli yönetim kurulu kararı ile kendisi tarafından verildiği belirtilen 29.07.1994 tarihli dilekçeden söz edilerek kooperatif üyeliğinden çıkartıldığını ve davalıya tahsis edildiğini ve bu yönetim kurulu kararına dayanılarak taşınmazın davalı adına tescil edildiğini belirterek, tapu iptali tescil isteminde bulunmuştur. Davacı, kendisinin üyelikten çıkarmaya dair dilekçesinin bulunmadığını ve yönetim kurulu kararının sahte olduğu iddiasına dayandırmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın davacının kooperatif üyeliğinin usulünce sona erip ermediğinin Kooperatif Hukuku çerçevesinde incelenmek üzere araştırılması gerekeceğinden, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 11.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, davalının parasal yükümlülüklerden kurtulmak amacıyla kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, ancak kooperatifin yaptığı konuttan yararlanmaya devam ettiğini, istifa eden ortağın ortaklık sıfatı ile kazandığı hakları da iade etmesi gerektiğini ileri sürerek tapuda davalı adına kayıtlı olan bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu ve müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ayrıldığı tarih itibariyle kooperatife hiç bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile birlikte ortak olarak diğer davalı kooperatiften 46.000,00 TL ödeyerek hisse satın aldığını, sonraki ödemeler yapıldığında tapu kaydının her iki ortak arasında 1/2 oranında tescil edileceğini ancak sonraki dönemlerde kooperatif taksit ödemelerinde gecikmeler olduğunu ve bunun üzerine kooperatif yönetiminin kooperatif üyeliğinden her iki ortağı da çıkardığını bunun üzerine müvekkilinin kooperatife başvuruda bulunarak tek başına kooperatif üyeliğine devam etmek istediğini bildirdiğini, kooperatif tarafından ödemelerin bitiminde evin tek başına müvekkili adına tapuya tescil edileceğini söylendiğini, kooperatif yönetiminin 05.03.2010 tarihli kararında, tescil işleminin 1/2 biçiminde müvekkiline ve davalı ... adına yapılmasına karar verildiğini ve bu şekilde 02.12.2011 tarihinde tescilin tamamlandığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müstakilen müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir....
Dava, kooperatif üyeliğine bağlı tapu iptali tescil, üyelikten çıkarılması ve yerine davalıların üye kaydedilmesi işleminin iptali istemine ilişkindir. 1-Mahkemece, dosyada bulunan "Kooperatifinizde adıma kayıtlı 2 Blok D:6'da bulunan evin ... ve ... adına tapusunun çıkartılmasını arzederim" içerikli, 17.01.2006 tarihli faks belgesine ve tanık beyanlarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, faks içeriğinden davacının kooperatif üyeliğinden ayrılma iradesi gösterdiği sonucu çıkmadığı gibi, davacı da faksı tümüyle inkar etmiş ve böyle bir faks çekmediğini ileri sürmüştür. Davalı kooperatif yönetim kurulunca da 23.01.2007 tarih ve 48 sayılı karar ile davacının üyelikten çıkarılmasına ve yerine davalılar ... ve ...'ın üye olarak kabulüne karar verilmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 14/07/2011 tarihli duruşmadaki beyanına göre, dava konusu dairenin, kooperatif yetkilileri tarafından kurulan yüklenici şirket tarafından inşa edildiği, bağımsız bölümün, davalı kooperatif tarafından yüklenici sıfatı ile davacıya satıldığı iddiası gözetilerek davacının, bu satış akdine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu, davaya, mahiyeti gereği Tüketici Mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kooperatif üyeliğinden dolayı tahsis edilen dairenin tapusunun iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Muaraza, kooperatif ile üyesi arasındaki ilişki sebebiyle çıktığından, işin esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır....


