WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

, kendileri ile aynı şekilde işgalci olan kişilerin zilyetliklerini doğruladıkları, bu beyanlar karşısında kendilerinin sundukları kesin hükümlerin ve delillerin gözetilmediği iddiasıyla tapu kayıtları kapsamında kalan çekişmeli taşınmazların tesbitlerinin iptali ve tapu kayıtlarındaki payları oranında adlarına tapuya tescilini istemişlerdir....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.1977 tarihli ve 1977/9 E., 1977/97 K. sayılı kararı ile Tapu Müdürlüğünün cilt no 40, sayfa 37, sıra 20’de kayıtlı mükerrer tapu kaydını aldığını, dava konusu taşınmazın müvekkilleri ve murislerine ait 21.7.1969 tarih 63, 64 sıra ve 7.2.1962 tarih, 1-4 sıra ve Eylül 1340 tarih 3 sıra numaralı kadim ve sahih tapu kayıtları ile geldi kayıtları kapsamında kaldığını, davalının çekişmeli taşınmazı mükerrer tapu alan kişilerden satın alma yolu ile yolsuz edindiğini ileri sürerek anılan tapu kaydının iptali ile davalının müdahalesinin men’ine karar verilmesini istemiştir. 5. Bir kısım davacılar ..., ... , ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... vekili 30.10.2009 havale tarihli dilekçesiyle; vekâletnamesindeki feragat yetkisine dayalı olarak davadan feragat ettiğini mahkemeye bildirmiş ve dava konusu taşınmazın davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 6....

DAYANILAN MAHKEME KARARLARI: Çiftlik tapu sahibi davacı ve katılan taraflar, bir kısım kesinleşmiş mahkeme kararları sunmuşlardır. ....Köyünden... ve 79 arkadaşı tarafından 03.10.1988 tarihinde, tapu malikleri ... ve arkadaşları (... ailesi) aleyhine, murislerinden kalıp 150 yıldır zilyetliklerinde bulunan taşınmazlara, davalı ... ailesi tarafından, Mart 1290 tarih 18 nolu tapudan tedavül gören ve kanunî kıymeti bulunmayan bu tapu kayıtlarına dayanarak, geriye dönük olarak kendilerinden beş yıllık ecrimisil istedikleri, kanunî değeri olmayan .... Çiftliğine ait tapunun Ağustos 1326 tarihinden beri devam eden tedavül ve ifrazları ile birlikte Temmuz 1969 tarih 63 ve 64 numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle açılan tapu iptali davasının “Tapunun intikalleri ile ifraz ve sınır değişikliği işlemlerinin yapıldığı tarihlerdeki kanunî prosedürlere uygun olduğu ve tapu kayıtlarının hukukî değerini koruduğu” gerekçesiyle reddine ilişkin .......

Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, davacının dilekçelerinde geçen tüm icra takiplerinin iptal edildiğini, davanın konusu kalmadığını, dava konusu olan ve tasarrufun iptali istenilen gayrimenkulün başka bir icra dosyası tarafından ihale ile satıldığını, bu konuyla ilgili olarak dava konusu gayrimenkulün tapu kayıtları istenilirse gerçek durumun daha iyi anlaşılacağını, bu durumun varlığının anlaşılırsa davanın konusuz kaldığının görüleceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, tasarrufun iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır....

Bu nedenle söz konusu yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.) 4721 sayılı Kanun’un 713/3. maddesinde tescil davasının Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapu maliki gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılacağı belirtilmiştir. Yargıtay uygulamalarında taşınmaz tapusuz ise dava, tescil davası, tapulu ise tapu iptal tescil davası olarak nitelendirilmektedir. Tapu iptal- tescil davalarında yargılama giderleri yasaya uygun olarak haksız çıkan taraftan alınırken tescil davasında davacı üzerinde bırakılmaktadır. Aynı yasa maddesinin aynı fıkrasında düzenlenen davalılar arasında yargılama giderleri açısından ayrı uygulama yapılması da doğru değildir. Davalının kim olacağının yasada gösterilmiş olması, bu davalının yargılama giderlerinden muaf olacağı şeklinde yorumlanamaz....

Davacı dava dilekçesiyle; dava dışı 119 ada 13, 122 ada 1 ve 285 ada 1 nolu parseller ile dava konusu olan 119 ada 14 sayılı parselin öncesinde bir bütün olarak zilyetliklerinde bulunduğunu, taşınmazların iki yerinden yol geçince üç parçaya bölündüğünü buna rağmen diğer parseller arazi kadastrosu sırasında kendisi ve eşi adına tespit edildiği halde 119 ada 14 nolu parselin Hazine adına tespitinin yapıldığını belirterek yapılan tespitinin iptali ile 14 nolu parselin adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu parselin kadastro tutanağının ve tespitinin iptali ile tarla niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 28.04.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır....

Mahkemenin birleştirilen 2006/152 Esas sayılı dosyasının davacıları ...ve ... vekili kadastro mahkemesine sunmuş olduğu .../.../2006 havale tarihli dilekçesiyle; 107 ada 1, ...ve 3 sayılı parsellerin, müvekkillerinin murisinin ...7 oranında malik olduğu ... Eylül 1970 tarih 85 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldıkları iddiasıyla, taşınmazların tespitinin iptali ile miras hisseleri oranında müvekkilleri adına tescili isteğiyle dava açmıştır....

, kendileri ile aynı şekilde işgalci olan kişilerin zilyetliklerini doğruladıkları, bu beyanlar karşısında kendilerinin sundukları kesin hükümlerin ve delillerin gözetilmediği iddiasıyla tapu kayıtları kapsamında kalan çekişmeli taşınmazların tesbitlerinin iptali ve tapu kayıtlarındaki payları oranında adlarına tapuya tescilini istemişlerdir....

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 17.10.1991 tarihinde başlayıp, 06.03.1995 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Mahkemece, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 13/07/2009 tarihli rapora göre dava konusu taşınmazın (A) harfli ile gösterilen bölümlerinin kesinleşen orman sınırları dışında kalan yerlerden oldukları ve zilyetlik yolu ile kazanım şartlarının davacı lehine gerçekleştiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de özellikle keşif sonucu orman ve fen bilirkişiler tarafından resmî belgelere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporu ve paftasındaki konumuna ve değerlendirildiğinde dört tarafının orman parselleri ile çevrili olup, orman içi açıklık durumunda olduğu anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Kanunun 17. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırı dışında bırakılması bu olguyu değiştirmez....

Kabule göre de 3054 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu yol, park gibi boşluk olarak bırakılan bölümleri hakkında karar verilmemesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... vekili, ..., ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, asli müdahiller ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ..., ... ve arkadaşları vekili, dahili davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ......

UYAP Entegrasyonu