WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Kanaatimce bu uygulama Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (1) nolu protokolünün 1. maddesine ve T.C. Anayasası’nın 46. maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Türk yargısının bu şekilde kazanılmış hak olarak özel mülkiyet haline gelmiş taşınmazlara ait tapu kayıtlarını iptal etmesi, tapu iptali sonucu açılan bedel (tazminat) davalarını reddetme biçimindeki uygulamasının devletimize zarar verdiği kanaatindeyim. Zira tapusu iptal edilen ve kendisine bedel (tazminat) ödenmeyen vatandaşlarımızın AİHM’de açtıkları davalarda AİHM’ce devletimiz daha yüksek oranda tazminatlara veya yargılama giderlerine mahkum edilmektedir. Bu durum sonuçta devletin daha fazla zararına yol açmaktadır....

Davacı ... vekili; müvekkilinin 3156 parsel sayılı taşınmazın 200m2 yüzölçümlü bölümünü köy satış senedi ile ...’dan, ...’un ...’dan onun ise ... oğulları ... ve ...’den, ...’in ise ... olarak tanınan kişilerden satın aldığını, eklemeli olarak 100 yıldır nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığını, müvekkilinin üzerine bina yaptığını, 3156 parselin 200m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3156 parselin tapu kaydının oluşturulduğu tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, aksi düşünülse dahi taşınmazın eski tarihli memleket haritasında ve hava fotoğrafında orman olarak gözüktüğü, üzerinde defne ve meşe ağaçları bulunduğu, ormanların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir....

Hukuk Dairesinin 2010/12007 Esas, 2010/13652 Karar sayılı ilamıyla; “...imar parselleri hakkında imarla oluşan sicil kayıtlarının iptaline karar verilmeksizin eski hale ihya kararı verilmiş olması doğru olmadığı gibi kadastral parsel kapsamında kaldığı anlaşılan “yol”un kabul kararı dışında bırakılması da isabetsizdir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden eski hale ihya isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir 2-Dava, imar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkin olup, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmamaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar ... Belediyesi ile ... Belediyesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, Hazineye ait ... Köyü 1226 (254) nolu kök parselin içinde bulunduğu alanda ... Belediyesi ile ... Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemelerinin idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek, kadastral parselin ihyası ile Hazine adına tescilini olmazsa tazminat istemiştir....

niteliğinde bulunmadığından bu husustaki Orman Yönetiminin isteminin REDDİNE, 525 parsel sayılı 3741 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (A) ile gösteriln 783 m2, (B) ile gösterilen 1743 m2 yerlerin birliğin en son parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, krokide YOL-1 olarak gösterilen 1501 m2, YOL-2 olarak gösterilen 369 m2, YOL-3 olarak gösterilen 215 m2, YOL-4 olarak gösterilen 201 m2, YOL-5 olarak gösterilen 406 m2, YOL-6 olarak gösterilen 49 m2, YOL-7 olarak gösterilen 56 m2, YOL-8 olarak gösterilen 46 m2 bölümlerin tapudaki krokide gösterildiği üzere paftada yol olarak gösterilmesine, 506 ve 507 sayılı parseller yönünden çekişmeli 100 sayılı parsel dışında kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ......

, YOL-6 olarak gösterilen 49 m2, YOL-7 olarak gösterilen 56 m2, YOL-8 olarak gösterilen 46 m2 bölümlerin tapudaki krokide gösterildiği üzere paftada yol olarak gösterilmesine, 506 ve 507 sayılı parseller yönünden çekişmeli 100 sayılı parsel dışında kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ......

Ancak, davaya konu taşınmazın tapu sicilinde zaten davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, mahkemece tapu kaydı iptal edilmeden, bu kez orman olduğu saptanan bölümlerinin orman olarak Hazine adına, orman olmadığı saptanan bölümlerinin de davacı adına tescil edilmesinin mükerrer tescile yol açacağının gözetilmemiş olması, keza, bilirkişi kurulunun 25/12/2008 havale tarihli raporlarına ekli olarak verdikleri krokide sarı çizgilerle 461/A ve 461/C olarak gösterilen toplam 42393 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman kadastrosunda zaten orman sınırı dışında bırakıldığı ve dava konusu olmadığı, orman kadastrosunda orman sınırı içinde gösterilen, aynı raporda yeşil çizgilerle 461/B olarak gösterilen 140709 m² yüzölçümündeki bölümün de .... Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığına göre, mahkemece kurulan hükümde aslında davacının orman kadastrosuna itirazı reddedilmiştir....

Bu hususlar belediye başkanlığından ve su ve elektrik idarelerinden ve diğer ilgili merciilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazın değerlendirme tarihinde (tapu iptali ve tescil davalarının kesinleştiği tarihte)  arsa niteliğinde olup olmadığı saptanmalıdır....

Temyiz nedenleri Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle, Hazine yasal hasım olduğu halde yargılama giderlerinden Hazinenin de müteselsil olarak sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 6. Gerekçe 6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptal tescil ve kadastro çalışmaları sırasında tespit harici yol olarak bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan tescil istemine ilişkindir. 6.2....

da kabul edildiği gibi, çekişmeli taşınmazların Devlet Ormanı olduğu sonucuna ulaşıldığı, Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 Sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabii ... niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı, çekişmeli taşınmazın ilk maliklerine ait olduğu ileri sürülen tapu kaydının kökü olan Mart 90Y.40 sıra nolu tapu kaydının miktarı 40 dönüm olup daha sonraki gittilerinden Mayıs 307 D.38 sıra nolu kayıtta miktarı 120 dönüme çıkarılmış ise de, tapu kaydının yüzölçümündeki artışın hukuki dayanağı ve haklı bir sebebinin bulunmadığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen Mart 90Y. 40 sıra nolu kayıt ile Mayıs 307 D. 38 sıra nolu kaydın düşünceler bölümünde “hasılatından yazılmıştır...

UYAP Entegrasyonu