"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 02.07.2002 gün ve 2002/8630-7904 sayılı bozma kararında özetle; "Hazine tarafından Korkuteli ilçesinin eski adının İstanoz olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/1252 Esaslı dosyasında tapu kaydının korkuteline ait olduğunun saptandığı ileri sürüldüğü halde, bu yöndeki delillerin toplanmadığı, davacı gerçek kişilerin tutunduğu tapu kaydının yöntemince uygulanmadığı, tapu kaydında mevkiinin göç yolu yazıldığı halde, kadastro tutanağında Tek ... mevkii olarak yazıldığı, tapu sınırında yol gösterildiğine göre, bu yol bulunmadıkça tapu kaydının buraya uyduğunun söylenemeyeceği, ......
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili dava dilekçesinde, hazine adına tespit gören, ifraz sonucu 195 ada 11 parsel olan yerin keşifle hudutlarını gösterecekleri kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline ve kendi parseline ilavesi ile 195 ada 11 parselde olan fiilen yol olarak kullanılan kadim yolun yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiş ise de, 15.06.2022 tarihli duruşmada çekişmeli taşınmaz yönünden taleplerinden vazgeçtiklerini, yol olarak tescil harici bırakılan bölüm yönünden ise zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, Hazine adına tespit gören ifraz sonucu 195 ada 11 parsel olan yerin keşifle hudutlarını gösterecekleri kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline ve kendi parseline ilavesi ile 195 ada 11 parselde olan fiilen yol olarak kullanılan kadim yolun yol olarak terkinine yönelik...
Gerekçe ve Sonuç Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 27/09/2019 tarihli ve 2019/758 E., 2019/699 K. sayılı kararıyla; davacı tarafından 06/06/2016 tarihinde kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının tespitin hükmen kesinleştiği 23/09/1996 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmasına rağmen mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı ve icranın geri bırakılması için aranan şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. 2....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın usulden reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı, Hopa ilçesi Merkez Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu paydaşı bulunduğu 120 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kök kaydında yüzölçümü 11.024,00 m2 iken muris ... ... ... ... ...'a ait veraset ilamında murisin soyadında yapılan yolsuzluk sonucu muris ile bağının kesildiğini, tapu ve nüfus müdürlükleri ile Hopa ...'...
Tapu Sicil Müdürlüğünün 23.09.1987 tarih, 16 sıra nolu kayıttan geldiğini, taşınmazın kadastro tespiti esnasında iki parsele ayrıldığını, arasında yol ve köy boşluğu olarak tapuya kayıt ve tescil edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, 130 ada 1 ve 135 ada 1 parsel sayılı taşınmaz arasındaki yol ve köy boşluğunun iptali ile 135 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile tevhidine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP ... Köy Tüzel Kişiliği adına köy muhtarı; 130 ada 1 ve 135 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar arasında yer alan kısmın köy yolu olarak ayrıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ...; husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ... Belediye Başkanlığı; dava konusu yerin kadim yol niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III....
Noterliği'nin 16/04/1993 tarih ve 4899 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırdığını, buna göre murisin 3533 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki yapıları vasiyetnameye ekli kroki ile 5 ayrı parsele bölerek 1 nolu halen lokanta olarak kullanılan kısmı davacıya vasiyet ettiğini, bu vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından açılarak mirasçılara okunduğunu, vasiyetnamenin kesinleştiğini ileri sürerek vasiyetnamenin tenfizine, muris adına olan tapu kaydının iptali ile adına bırakılan kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/209 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını davanın kısmen kabul edildiğini, 132 ada 6 parsel( sözleşmede 318 nolu parsel ) davalı adına kayıtlı olmadığından, 156 ada 14 parsel ( sözleşmede 712 parsel) taşınmazdan yol geçmek sureti ile ifraz olup ve yeni parsellere ayrılmış 156 ada 25,23 parsel kamulaştırıldığından bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ... İİi ......
Davacı ... vekili; müvekkilinin 3156 parsel sayılı taşınmazın 200m2 yüzölçümlü bölümünü köy satış senedi ile ...’dan, ...’un ...’dan onun ise ... oğulları ... ve ...’den, ...’in ise ... olarak tanınan kişilerden satın aldığını, eklemeli olarak 100 yıldır nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığını, müvekkilinin üzerine bina yaptığını, 3156 parselin 200m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman olarak gözüktüğü, oluşturulan tapu tescilinin yolsuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır....
-Sazbaşı Mahallesinde doğusu Mehmet Selvi'ye ait taşınmaz, batısı yol, kuzeyi Mahmut Selvi ve Mehmet Selvi'ye ait taşınmaz, güneyi yol ile çevrili tahminen 3600 m² miktarında taşınmaz olduğunu, taşınmaz içerisinde davacının mesken olarak kullandığı evi ve çevresinde meyveli ağaçlardan oluşan bahçesi olduğunu, bu taşınmazın evveliyatının çevresindeki diğer taşınmazlarla birlikte bir bütün halinde babası Hamza Şahin'e ait olduğunu, davacıya geçtiğini, murisin taşınmazı 1960 yılında imar ihya edip tarla haline getirdiğini, dava konusu taşınmazın 1264 parsel numarası ile davalı ... adına tescil edildiğini belirterek 1264 numaralı parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı ... hükmün, Dairemizin 28.12.2010 gün 2010/14872-16891 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde Orman Yönetimi, ... ve arkadaşları ile ... ve ... tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R 1-... ve arkadaşları ile ... ve ...’in ... bilirkişiler ......


