İcra takibinin kesinleşmesinden önceki dönemde mirasın reddedilmiş olduğu hususu taraf sıfatına ilişkin olup, hakkın özü ile ilgilidir. Dolayısıyla icra takibinin kesinleşmesinden önceki dönemde mirasın reddedilmiş olduğu hususu maddi hukuka dayalı bir borca itiraz sebebidir. Nitekim bu husus Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2014 tarihli ve 2013/12-2240 E., 2014/929 K. ile 10.03.2020 tarihi ve 2017/12-748 E., 2020/282 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. 28. Genel haciz yolu ile ilamsız takipte borca itirazın İİK’nın 62. maddesinin 1. fıkrasına göre icra müdürlüğüne yapılması zorunludur. Borçluların borca itirazlarını icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine bildirmeleri gereksiz ve geçersiz bir işlem olup, hukukî sonuç doğurmaz. 29....
TTK’nun çifte sigortayı düzenleyen 1467'inci maddesi; ---- Değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılır: a) Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, ---- oranda sigortacılar tarafından ödenir. b) Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse; bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılması şarttır; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır. c) Sonraki sigortacının, ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır." şeklindedir....
Mahkemece, borçlu tarafça düzenli olarak alacaklının hesabına yapılan ödemelerin işleyen nafaka borcuna yönelik olduğunun kabulü gerektiği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre; borçlunun henüz mahsubu yapılmamış 208.277,99 TL ödemesi bulunduğu gerekçesi ile itirazın kabulü ile takibin iptaline, takip dosyasında davacı borçlunun mal, hak ve alacaklarına yönelik hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İtiraza konu takip dosyasına dayanak, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ve 11.10.2001 tarihli ilamın hüküm bölümünün 3. fıkrasının (b) bendinde “...1 Temmuz 2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 785 milyon lira tedbir ve kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakasının davacıdan alınıp davalıya verilmesine, bu nafakanın altı ayda bir TÜFE artış oranında yükseltilmesine ve nafakanın her ay ...'ın ... ... Şubesi ... nolu hesabına her ayın yedinci gününe kadar yatırılmasına...”hükmü mevcuttur....
Esas dosyasına devredildiğini, borcun kaynağı olarak sunulmuş olunan kredi sözleşmesinde asıl borçlu tarafın müvekkilin de geçmiş dönemde ortağı olduğunu .... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, söz konusu kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte müvekkil şirketin ortağı olduğu, ..... 'nun ise şirketin işletmecisi olduğunu, müvekkilin önceki şirket sahibi tarafından vekaletname ile şirketi temsile yetkili kılındığını, sözleşmenin imzalanmasının amacının şirketin bankadan kredi almasını sağlamak olduğunu, asıl borçlu ..... Ltd. Şti. olmak üzere, müvekkil, davalı ve dava dışı ......'...
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı) Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan/talepten feragat edilebilir....
Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, davalı tacir statüsünde olmadığından ve davaya konu edilen dönemde taraflar arasında abone ilişkisi bulunmadığından davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nun 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, re'sen incelenir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/644 Esas KARAR NO : 2022/764 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2022 KARAR TARİHİ : 24/11/2022 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı ----------- olduğunu, ------------------ kullanımı neticesinde tahakkuk eden faturaya konu borcun müvekkiline ödenmediğini, Fatura borcunun ödenmemesi üzerine, davalı ----------- başlatıldığını ancak ---------- davalı tarafından itiraz dilekçesi sunularak borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, iş bu nedenle yapılan itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/696 Esas KARAR NO: 2022/227 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/11/2021 KARAR TARİHİ: 05/04/2022 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkililerince ----- yapılan kontrollerde kaçak---- tespit edilmiş olup bu durum, --- numaralı kaçak usulsüz ------tüketim tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını,-----dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı/borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak --- oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek ----- birlikte takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Dava, davacının, kaçak elektrik faturasına ilişkin alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir....
İcra Müdürlüğü' nün 2013/15382 sayılı icra dosyasından icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya tebligat yapılmadan mahkemece tensiben hüküm kurulmuştur. Mahkemece, banka ile davalı arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi bulunduğu, TTK'nın 4. maddesi gereği bankacılık işlemlerinden kaynaklanan davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, HMK'nın 114/1-c, 115/2 md.si gereğince dava şartı bulunmadığı gerekçeleriyle, dava dilekçesinin usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine gönderilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


