.TL. bedelli bonoyu ödemeyeceğini ihtar ettiğini, söz konusu bono ise ... tarihinde davalı tarafından protesto ettirildiğini, tüm bu alacakların tahsili için ...i Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibin dayanağı olan kredi sözleşmesi davacı ... ... ve dava dışı müteselsil borçlu ve kefilleri ... , ... tarafından imzalandığını, davalı bankanın ... Şubesi ile davacı borçlu ... ... arasında imzalanan ......
Bu itibarla hükmün değiştirilmesini gerektirici başkaca bir sebep görülmediğinden mahkememizce verilen önceki kararın dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirildiğinden eski hükmün gerekçesi ile birlikte tekrar edilmesi uygun bulunmuştur. Davalının 2010 yılı öncesinde şirket ortağı ve şirket müdürü olduğu, şirket müdürü olduğu dönemde internet bankacılığı yolu ile şirket hesabından kendi hesabına para aktardığı, buna göre; 40.099,00 TL tutarında davacı şirketi zarara soktuğundan; bu miktar alacağın davalıdan tahsili için davalı hakkında Bursa 18.İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı takip dosyasında; 40.099,00 TL asıl alacak, 20.963,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam; 61.062,86 TL alacağın tahsili için davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır....
Takibe dayanak faturalardan önceki tarihlerde düzenlenen projelendirme faturaları, davacının davalı şirkette fiili ve hukuki yönetim yetkisinin bulunduğu dönemde muhasebe kayıtlarına alınmıştır, davacı tarafın bu önceki faturaların davalı tarafça kabul edildiği iddiası davaya dayanak yapılan faturalara ilişkin edimin yerine getirildiğine karine teşkil etmeyecektir. Zira o dönemde davalı şirketin fiili ve hukuki yönetim yetkisi davacının elindedir. Ayrıca önceki döneme ait faturalar yargılamamızın konusu dışındadır. Yargılamamızın konusunu teşkil eden faturalar ise davalı tarafça kabul edilmeyerek iade edilmiştir. Bu durum her iki tarafında kabulündedir. Öyleyse davacı taraf takibe konu faturalara yönelik iddiasını yazılı delillerle ispatlamalıdır. Dosyaya ibraz edilen delillerde ayrıntılı açıklandığı üzere davacının iddiasını ispatlamaya yeterli değildir....
Hukuk Dairesinin 09.06.2022 tarih ve 2022/3809 E., 2022/5646 K. sayılı ilamı:"...Ödeme emrine itiraz etmemiş (böylece zamanaşımını ileri sürmemiş) olan borçlu, takip konusu alacağın takip talebinden önceki dönemde zamanaşımına uğramış olduğunu bildirerek menfi tespit davası açamaz. (Prof. Dr. Baki Kuru, Menfi Tesbit Davası ve İstirdat Davası, Ankara, 2003, Sh 40) Borçlunun zamanaşımı def'ine takibe itiraz aşamasında dayanmamış olması, bundan vazgeçtiği anlamına gelir ve takip öncesi dönemde borcun zamanaşımına uğramış olduğunu bildirerek menfi tespit davası açamaz. (YHGK'nın 15.04.1972 tarih ve 265 E., 242 K; 11. HD'nin 07.07.1975 tarih ve 2912 E., 4679 K; 21.12.1979 tarih ve 5603 E., 5827 K; 15....
Hukuk Dairesince 13.01.2015 tarihli ve 2014/26092 E., 2015/384 K. sayılı kararı ile; “…Alacaklı tarafından iki adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin kesinleştiği ve borçlular tarafından takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleştiği ileri sürülerek icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Başvuru, bu hali ile İ.İ.K.'nun 170/b maddesinin göndermesi ile aynı Kanunun 71/2 ve 33/a maddelerine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkindir. Takip dayanağı belgeler kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan, çeklerin ibraz sürelerinin dolduğu tarih dikkate alındığında, olaya 6762 Sayılı TTK.nun 726. maddesi ve 730. maddesinin göndermesi ile de 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir....
Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen --- dosya örneğinin incelenmesinde; ------ Alacağa işleyecek -- mevduat faiziyle birlikte tahsili için genel haciz yoluyla icra takibi başlattıkları, davalı tarafın ---- oldukları itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, taraflar arasında hisse devrine ilişkin sözleşme yapıldığı ancak devir esnasında davalı tarafça bildirilmediği iddia olunan---- borçların davacı tarafça ödendiği ve ödenen bu bedelin tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu belirtilerek itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin, bu talebin uygun görülmemesi halinde --- Alacağın takip tarihi olan ---- birilikte davalıdan tahsilinin talep edildiği noktasında toplandığı anlaşılmıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2022/17 Esas KARAR NO : 2022/230 DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/01/2022 KARAR TARİHİ : 12/04/2022 KARAR Y.TARİHİ : 13/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılaracak Kirazdibi göleti çevresi bakım onarım işinin yapılması için 01.08.2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu işin bitiminde elde edilecek karın, aralarında kararlaştırdıkları oranda paylaştırlacağını, sözleşme uyarınca davalının işe başladığını, ancak bir müddet sonra karşı tarafın ekonomik zorluğa düştüğünden bahisle işi yarım bıraktığını, hatta işi bırakmadan önceki dönemde kendi işçilerinin ücreti ve SGK primlerini dahi müvekkili tarafından ödendiğini, Ankara Büyükşehir Belediyesi...
Mahkemece; borçlu tarafça düzenli olarak alacaklının hesabına yapılan ödemelerin işleyen nafaka borcuna yönelik olduğunun kabulü gerektiği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre; borçlunun henüz mahsubu yapılmamış 208.277,99 TL ödemesi bulunduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline ve takip dosyasında davacı borçlunun mal, hak ve alacaklarına yönelik hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayete konu takip dosyasına dayanak, ........ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/425 Esas, 2001/582 Karar sayılı ve 11.10.2001 tarihli ilamın hüküm bölümünün 3. fıkrasının b bendinde “...1 Temmuz 2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 785 milyon lira tedbir ve kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakasının davacıdan alınıp davalıya verilmesine, bu nafakanın altı ayda bir tüfe artış oranında yükseltilmesine ve nafakanın her ay......'ın İş Bankası .......
İcra Müdürlüklerinde başlatılan takip için açılacak itirazın iptali davalarında yetkili yerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süreler ve husumet yönünden itirazlarını öncelikle sunarak davanın esasına girilmeksizin mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiklerini, faturanın tahakkuk ettirildiği dönem ve öncesinde, pandemi salgını nedeniyle uygulanan tedbirlere istinaden davalının restoran işletmesinin uzun süre kapalı kaldığını, faturalandırmanın esas alındığı tarih aralığında kapalı olan davalının iş yerinde faturada yer alan miktarda elektrik tüketiminin yapılmış olmasının olanaksız olduğunu, davalı şirket adına tanzim edilen, önceki döneme ait faturalar incelendiğinde, işyerinin açık olduğu dönemde dahi takip konusu faturada yer alan miktarda tüketim yapılmadığının görüleceğini, esasen 09.03.2021 tarihinde bir okuma olmadığını, 14.01.2021 tarihli faturanın son endeksi olan 197644.274 rakamının 07.05.2021 tarihli faturanın ilk...


