"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali isteminin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu aleyhine, 21.02.2012 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak yapılan icra takibinde, ödeme emri borçluya 05.03.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından 31.05.2012 tarihinde takibe itiraz edilmiştir....
Açıklanan nedenlerle mevzuata aykırı şekilde tanzim ve tebliğ edilen ödeme emrinin iptali gerekirken davayı reddeden İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, 2577 sayılı yasanın 49/2.maddesi uyarınca yukarıda belirtilen gerekçelerle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verildi....
Ödeme emrinin davalılara 08.12.2012 tarihinde tebliğinden sonra 10.12.2012 tarihinde davalılar icra takibine itiraz ederek, taşınmazın 09.11.2012 tarihinde tahliye edildiği ve borçlarının bulunmadığını beyan etmiş, davalılar yargılamada ise borcun zamanaşımına uğradığını davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sözleşmedeki artış şartının uzayan dönemlerde uygulanmayacağı gerekçesi ile 5.616 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin sözleşmedeki artış şartı gereği hüküm altına alınan kira alacağının hesabına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davalılardan ... ile davacı arasında düzenlenen 01.01.2003 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır....
KARAR Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira ve kira farkı alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece tahliye talepli davanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 ay geçtikten sonra açılabileceği bununla birlikle takip talebine konu alacağın kira farkı alacağını içerdiği kira farkı alacağına itirazın kaldırılması davası açılamayacağı zira takibe esas dayanak belgenin İİK. 68 maddesinde sayılan belgelerden olmadığı, davacının genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacı alacaklı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı alacaklı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına...
Davalı borçlu kefil vekili 12.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkiline örnek 13 ödeme emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarınca ödeme emrinin iptali istemi ile şikayet yoluna başvurduklarını kefalet sözleşmesinin kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığını, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğunu, sözleşmedeki muaccceliyet şartını da kabul etmediklerini, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını bildirerek icra takibine, borca, faize, borcun fer’ilerine itiraz etmiş davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....
Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tahliye talebi yönünden kabulüne, itirazın iptali talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2014 NUMARASI : 2014/108-2014/1027 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece kira ilişkisi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur....
Mahkemece asıl davanın kabulüne borçlunun itirazının kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin asıl davada verilen tahliye kararına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.10.2010 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme kirayan veren olarak asıl davanın davacısı ... ile davalı kiracı ... arasında düzenlenmiştir. Alacaklılar ... ve ... tarafından kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde, davalı borçlu ödeme emrinin tebliği üzerine, borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiğini bildirmiştir....
Davacının, kendisine tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesi yolundaki … Kolordu Komutanlığı işlemi ve bu işlemin dayanağı olan ... Ordu Komutanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığının 24/10/2019 tarihli "Konut Tahliyesi" konulu emrinin İPTALİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/05/2022 tarihinde, dava konusu Yönerge hükmünün iptali istemi yönünden oyçokluğuyla, dava konusu diğer işlemlerin iptali istemi yönünden oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi, davacı şirket yetkilisi ...’ın icra kefili olmayı kendi adına kabul ettiğinden davacı şirketin icra emrinin iptalini talep etme hakkı olmadığı; hacizde İİK'nin 97. maddesi hükmünün uygulanmasına yönelik icra müdürlüğü işleminin şikayet yolu ile iptali istemine ilişkin kararın da İİK'nin 363. maddesinde sayılan kesin nitelikte kararlardan olduğu gerekçesi ile İİK'nin 97. maddesinin uygulanmasına ilişkin istinaf başvurusunun İİK'nin 363. maddesi uyarınca reddine; icra emrinin iptali istemine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince 08.12.2017 tarihli ek kararla, miktar itibari ile karar kesin olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....


