(Durum ve koşulların haklı göstermesi) şeklinde açıklanan ikinci koşuldan ise imar durumuna göre ifrazın mümkün olması, ifraz halinde arsa malikinin uğrayacağı zarar ile taşkın yapı malikinin elde edeceği yarar arasında aşırı bir farkın bulunmaması, gibi hususlar anlaşılmalıdır. Bu iki koşulun varlığı halinde taşkın yapı maliki uygun bir bedel ödeyeceğini bildirerek açacağı yenilik doğurucu nitelikteki temliken tescil davası ile taşkın kısmın mülkiyetini veya üzerine bir irtifak hakkı kurulmasını isteyebilir. Ayrıca, iyiniyet savunmasının yukarıda açıklanan niteliği dikkate alınıp, bu savunma içerisinde temliken tescil isteğinin de bulunduğu kabul edilerek, tescil talebi,ayrı bir davaya gerek olmaksızın açılan davada savunma yoluyla da ileri sürülebilir. Esasen bu kuralın uyuşmazlıkların en kısa sürede sağlıklı biçimde çözümlenmesi ve dava ekonomisi yönünden büyük yarar sağlayacağı da kuşkusuzdur....
Böyle bir irtifak hakkı yoksa zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir" şeklindedir. Böylece, muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için: 1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. 2- Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır....
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup 06.06.2014 tarihli dilekçeyle de taşkın yapı nedeniyle TMK’nin 724, 725 vd. madde gereğince temliken tescil olmadığı takdirde irtifak hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının davasının kabulü ile 126 ada 34 parsel sayılı taşınmaza Fen bilirkişinin 03.09.2010 havale tarihli krokisinde A harfi ile gösterilen 11.03 m2 kısmına davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine ve bu alanda bulunan beton ile kaplı binanın Kal'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir. Somut olayda; davalı vekilinin maktu harcı yatırmak suretiyle savunma yolu ile temliken tescil olmadığı takdirde irtifak hakkı tesisini talep ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece bu yönde olumlu olumsuz bir karar verilmiş değildir....
Kısacası taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteminde aranan iyi niyet koşulu olayda gerçekleşmiştir. Bu tür davalarda üzerinde önemle durulması gereken diğer bir koşulda halin icabından taşkın inşaatın yıkılması gerekip gerekmediğinin saptanmasıdır. Uygulama ve doktrinde “durum ve koşulların haklı kılması” şeklinde ifade edilen bu koşuldan inşaatın yıkılması ile inşaat sahibinin uğrayacağı zarar veya yıkılmaması halinde arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybının mukayese edilmesi anlaşılmalıdır. Bu koşulun içinde taşkın yapının bulunduğu arazi parçasının davacı adına tescili için, taşkın kısmın ana taşınmazdan ayrılarak müstakil parsel oluşacak veya davacıya ait taşınmazla birleştirilecek şekilde ifrazının mümkün olması da aranmalıdır. Ancak; mahkemece bu konuda alınan bilirkişi raporlarında yeterli araştırma ve inceleme yoktur....
(Durum ve koşulların haklı göstermesi) şeklinde açıklanan ikinci koşuldan ise imar durumuna göre ifrazın mümkün olması, ifraz halinde arsa malikinin uğrayacağı zarar ile taşkın yapı malikinin elde edeceği yarar arasında aşırı bir farkın bulunmaması, gibi hususlar anlaşılmalıdır. Bu iki koşulun varlığı halinde taşkın yapı maliki uygun bir bedel ödeyeceğini bildirerek açacağı yenilik doğurucu nitelikteki temliken tescil davası ile taşkın kısmın mülkiyetini veya üzerine bir irtifak hakkı kurulmasını isteyebilir. Ayrıca, iyiniyet savunmasının yukarıda açıklanan niteliği dikkate alınıp, bu savunma içerisinde temliken tescil isteğinin de bulunduğu kabul edilerek, tescil talebi, ayrı bir davaya gerek olmaksızın açılan davada savunma yoluyla da ileri sürülebilir. Esasen bu kuralın uyuşmazlıkların en kısa sürede sağlıklı biçimde çözümlenmesi ve dava ekonomisi yönünden büyük yarar sağlayacağı da kuşkusuzdur....
Mahkemece, davacının paydaşı olduğu çaplı taşınmaza davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın bahçe olarak kullanmak ve yapılaşmak suretiyle müdahale ettiklerinin keşfen sabit olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesine, ecrimisil isteğinin kabulüne, feragat nedeniyle yıkım isteğinin reddine ve temliken tescil talebinin koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi....'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyiniyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.” şeklindeki hükümden de anlaşılacağı üzere bir yapıdan bahsedilmektedir. Somut olayda, davacı TMK'nın 725. maddesi anlamında bir yapı nedeniyle değil komşu taşınmaza taşkın olarak inşa ettiği duvardan dolayı temliken tescil istemektedir. Hal böyle olunca mahkemece davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... 'nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davalı vekili 11.05.2012 tarihli dilekçe ile dava konusu yerin temliken adlarına tescilini savunma yolu ile talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkeme yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1751 parsel sayılı taşınmaza 05.04.2013 tarihli rapor ekinde bulunan krokide A harfi ile gösterilen 11,55 m2'lik kısma taşkın bina inşa etmek ve aynı krokide B harfi ile gösterilen 44.63 m2 kısmın etrafı duvar örülmek ve bahçe olarak kullanılmak suretiyle vaki müdahalenin men'ine, taşkın bina ve bahçe duvarının kal'ine, davalıların temliken tescil isteminin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....
Davalılar, iyiniyetli olduklarını, davanın reddi gerektiğini belirtip, savunma yoluyla temliken tescil isteklerinde bulunmuşlardır. Mahkemece, davalıların müdahalesi sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, kayden davacıya ait çaplı taşınmaza davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşkın bina ve sundurma yapmak suretiyle müdahale ettikleri saptanarak, TMK.'nun 725.maddesindeki koşulların davalılar lehine gerçekleşmediği gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 877.34....
in ev yapmak, diğer davalıların da taşkın bina yapmak suretiyle müdahalede bulunduklarının ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım isteğinin reddine karar verilmiş, Dairece; “... yıkım isteğinin de kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, davanın kabulüne dair verilen karar ise; “davalılar tarafından açılan temliken tescil davasının sonucunun beklenmesi gerekliliğinden” sözedilerek bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....


