"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.08.2009 gününde verilen dilekçe ile onalım hakkından kaynaklanan ... iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle davalının taşınmaza yaptığı masrafı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceğinin anlaşılmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. (TBK m.77/1) Bunun için de, öncelikle iade borcunun kapsamı belirlenmeli, fakirleşme ve zenginleşme zamanı tespit edilmelidir. Bu bağlamda, davacının, taşınmaza yaptığını iddia ettiği iyileştirme giderlerini sebepsiz iktisap hükümleri uyarınca davalılardan isteyebilmesi için yaptığı giderlerin mal varlığından çıkmış ve davalı tarafın mal varlığına geçmiş olması gerekir....
Dava, davaya konu taşınmaza, davacılar tarafından yapıldığı iddia edilen faydalı ve zorunlu masrafların sebepsiz zenginleşme kuralına göre diğer paydaşlardan tahsili istemine ilişkindir. Paydaşlığın giderilmesine konu olan taşınmaza, paydaşlar tarafından faydalı ve zaruri masraf yapılmış ise; bu masraf, diğer paydaşlardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun bu muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülemez. Zira vücuda getiren paydaş tarafından kullanılan muhdesatın, diğer paydaşlara herhangi bir katkısı bulunmamaktadır....
Davada, davalıya haklı bir sebep olmaksızın ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talep edilmektedir. TBK'nun 78.(BK'nun 62.) maddesinde; Borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre davacının davalıya fazla ödediği bedelin 11.946.60 TL olduğu açıklanmıştır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun amacı, haksız değer kaymalarının önlenmesi olup, tam bir eski hale getirme özelliği taşımaktadır. Bu durumda, mahkemece; davacı tarafından davalıya haksız yere ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre araştırılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/417 E., 2010/539 K. sayılı kararında taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise, tapu iptali ve tescil talep edilen dairelerin bilirkişi tarafından belirlenecek değerine göre tazminatın tahsili talep edilmiş olup, iş bu davada ise davacının arsa, işçilik ile inşaatın yapımında kullandığı malzemeler için ve SGK, Belediye ve Vergi Daireleri nezdinde harcadığı paraların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talep edilmiştir....
Mahkemece; taraflar arasında dava konusu muhtesatın davacıya ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşınmazı ihaleyle alan davalının, ödediği bedel içerisinde muhtesat bedelinin de bulunduğu, ancak davalının aynı zamanda hissedar olduğu, bu nedenle paraların ortaklar arasında paylaştırılması sırasında muhdesat bedeli olarak aldığı miktarı masrafların mahsubundan sonra davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.766,56 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 6.766,56 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dava, davaya konu taşınmaza, davacı tarafından yapıldığı iddia olunan faydalı ve zorunlu masrafların (bina) sebepsiz zenginleşme kurallarına göre, davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı icra inkar tazminatına yönelik olarak temyiz itirazında bulunmuştur....
Davalı vekili cevabında; 2002 tarihindeki mevzuata göre dava konusu ......... bölümün fiilen daire olarak yapılmasına rağmen imar durumunda ortak alan olarak göründüğü ve tapusuz olduğundan davalının burayı rayicin yarı fiyatına sattığını, bunu bilerek davacının satın aldığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini dilemiştir....
Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Sebepsiz zenginleşmeye konu şeyin, hakkın veya hizmetin zenginleşme (iktisap) tarihindeki miktar veya değeri; kısaca, sebepsiz zenginleşmenin miktarı, fakirleşen tarafından isbat edilmelidir. Somut olayda, davalının yaptığı hizmet karşılığında, sınav esaslarına göre alınması gereken ücretten daha fazla ücret aldığı iddia olunmuştur. Gerçekten de, davalı adına gerçekleşen ücret tahakkukunun; sınava giren kursiyer sayısı 500'ü geçtiğinden dolayı 1,5 katsayı esasına göre yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla; 2,5 katsayı esasına göre yapılan tahakkuktan dolayı davalının bir zenginleşmesi sözkonusudur. Ancak, davacı Milli Eğitim Bakanlığının (kursiyerlerden toplanan bu paralardan dolayı) bir fakirleşmesi sözkonusu değildir....
Mahkemece, taşınmaza yapıldığı iddia olunan faydalı ve zaruri masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre mirasçılardan istenebileceği gerekçesiyle davalı ...'in açtığı tespit davası sonucu beklenmeksizin, taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir....
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ve avans olarak verilen taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili istemlerine ilişkindir. Davalı vekilince 10.01.2014 tarihli duruşmada, sözleşmenin feshine karar verilmesi halinde davacıya ait taşınmaza yapılan masrafların sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince ödenmesi talep edilmiş, mahkemece bu taleple ilgili, harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir. Mahkemece, sözleşmenin geriye etkili olarak feshine karar verildiğinden, davalı yüklenici, karşı tarafın mal varlığında kalan edinimin nedensiz zenginleşme hükümlerine göre parasal karşılığını isteyebilir....


