Kanunu'nun, 414. maddesi kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir....
Hukuk Dairesinin 03/02/2014 gün ve 2013/20696 esas 2014/1234 karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve bu karar nedeniyle taşınmazı tahliye ettiğini belirterek, taşınmaza yapmış olduğu imalat bedellerinin kiralayandan tahsilini talep etmiştir.Kural olarak, sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı durumda, kiracı tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu imalat bedellerinin dava tarihi itibarıyla uygulanması gereken vekâletsiz işgörme ( BK.nun m. 414) ve sebepsiz zenginleşme (BK.nun m. 61 vd.) hükümlerine göre kiraya verenden istenmesi mümkündür. Yerleşik uygulama, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 527. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun, 414. maddesi ) kapsamında vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir....
Sözleşmenin özel şartlar bölümünün birinci maddesinde ise, yüklenicinin değişmesi durumunda yapılan sabit tesis masrafların, kullanma süresi ve amortisman dikkate alınarak okul, birlik, varsa ilgili meslek odası temsilcilerinin ve gerektiğinde bilirkişi katılımıyla oluşturulacak komisyonca takdir edilen meblağın, eski yükleniciye yeni yüklenici tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu hüküm uyarınca davacı kiracı tarafından davaya konu edilen kiralanan taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masraflardan kiralanan taşınmazda kalan ve davalı kiraya veren tarafından benimsenen imalatların sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ve yapıldıkları (imal) tarihi itibariyle rayiç bedeller üzerinden yıpranma payı da düşülmek suretiyle davalıdan tazmininin istenebileceği açıktır....
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 25/11/2020 tarihli dava dilekçesinde; 23/06/2016 düzenleme tarihli 02/02/2017 vade tarihli 400.000,00-TL bedelli bononun zamanaşımına uğradığını ancak bu senede dayanılarak alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında Sakarya .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, TTK 732 maddesi hükmüne göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zamanaşımına uğramış senede istinaden davalıdan alacak talebinde bulunabileceklerine, sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfetinin davalıda olduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşmanın sağlanamadığını belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap vermemiş vakıaları inkar etmiş sayılmıştır....
Somut olayda, davacı ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılan satış işleminden sonra kendisine tapu ve mirasçılık belgesindeki payından daha az ödeme yapıldığını ileri sürerek 16.201,48 TL'nin yasal faiziyle diğer paydaşlardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini talep etmiş olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Talep yanlış değerlendirilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru değildir. Hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemenin nitelendirmesine göre uyuşmazlık, geçersiz kira sözleşmesi nedeniyle davalı tarafa yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir. Davanın niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 13.Hukuk Dairesinindir. Ancak, anılan daire dosyayı dairemize göndermiş olduğundan dosyanın Hukuk Başkanlar Kurulunca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere Hukuk Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 09.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA : İcra tehdidi altında yapılan ödemeden kaynaklı alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istemi HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İSTİNAF EDEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki icra tehdidi altında yapılan ödemeden kaynaklı alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil edeni firma ile davalı firma arasındaki ticari ilişkiler sebebiyle Akbank Kentsa/İzmit Şubesi'ne ait düzenleyeni Pan Mutfak Eşya San. ve Tic. Ltd....
Eser sözleşmelerinin feshi halinde açılacak geri alma davalarında Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine ilişkin zamanaşımı değil, eser sözleşmesine ilişkin zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağı istikrar kazanmış olup, bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.10.1962 gün 14/35 ve 06.01.1968 gün T. 1728 E. 6 K. sayılı içtihatları ile de benimsenmiştir. Tapuda pay devrini içeren eser sözleşmelerinin taraflardan birinin tek taraflı irade beyanı ile sona ermeyip, bunun için ya tarafların fesihte iradelerinin birleşmesi, ya da Borçlar Kanunu'nun 369. maddesindeki hakka dayanılarak iş sahibince feshedilmesi veya mahkemenin vereceği kararla akdin sona erdirilmesi gerekmektedir....
Bununla birlikte dava sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ikame edilmiş ve haciz baskısı altında ödendiği iddiasıyla takip dosyasına yapılan ödemenin davalı/takip alacaklısından tahsili talep edilmiş ise de davacı, takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olup İcra İflas Kanunu'nun 9 ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılmaktadır. Buna göre takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin, ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, somut dava yönünden davalı takip alacaklısının sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığı görülmektedir....
Dava kooperatif üyeliğine dayalı aidat borcunun tahsiline ilişkin olarak açılmış ve mahkemece davalının kooperatif üyesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre 2004’ten beri davalının kooperatiften alınan dairede oturduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar, kooperatif üyesi olmayan davalıdan aidat ve önceye ait imalat giderleri istenilemeyecek ise de, davalının yararlandığı ortak giderler ile hizmet giderlerinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, istenilen paradan bu kalemde bir alacağın bulunup bulunmadığının araştırılması ve davalının sorumluluğu genel kurul kararları ile belirlenen aidat ile gecikme faizi oranı üzeriden değil, yapılan iş ve hizmet bedellerine göre ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca belirlenmesi gereklidir....


