"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.07.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 16.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, harici satış nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel iadesi isteğine ilişkindir....
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır. Ancak, bedelden ödenmeyen bir kısım var ise bu bedel Borçlar Kanununun 81. maddesi uyarınca depo ettirilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, davacının dayanağı olan Beyoğlu 26....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.11.2008 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, davada dayanılan 14.07.2008 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin borç alınan paranın teminatı olmak üzere düzenlendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 14.07.2008 tarihli sözleşme borç verilen paranın teminatına karşılık yapıldığından, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir....
Zira bu gibi durumlarda taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ivazlı (bedel karşılığı) yapıldığı değil, bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilir. Böyle olunca da uyuşmazlıkta 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uygulama yeri bulur. Karşı davacılar tarafından sözleşmedeki amacın mirasçılardan mal kaçırmak olduğu ve sözleşmenin muvazaa ile illiyetli olduğu savunulmuş ise de satış vaadi sözleşmesinde satış bedelinin ödendiği belirtilmekte olup karşı davacılar tarafından bunun aksi kanıtlanmış değildir. Muris ...'ün dava konusu taşınmaz dışında taşınmazlarının da bulunduğu dosya içerisindeki tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.12.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde rayiç bedel istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bir kısım davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacıların taşınmazı fiilen devraldıklarının ve bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı, satış vaadi sözleşmesinin üzerinden 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir....
Bu durumda; dava konusu satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın tapuya kayıtlı olmadığı anlaşıldığından, sözleşmenin ifa olanağı bulunmamaktadır. İfa olanağı bulunmayan ve Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi uyarınca geçersiz sayılan bir sözleşmeye dayanılarak tescil hükmü kurulması mümkün olmayıp, vaat alacaklısı sözleşmeye dayalı olarak ödediği bedelin iadesini isteyebilir. Öte yandan satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmayan davacının bedel iadesini dahi talep etmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle mahkemece; davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup, geçit hakkı kurulması talebi konusunda araştırma ve inceleme yapılarak bir hüküm kurulması gerekmektedir....
Gıda Ve Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı 21/03/2012 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ve ek sözleşmelerin yapının yasal hale getirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle geriye etkili olarak feshi, davalı tarafa devredilen Esenyurt İlçesi, ... ada ... nolu parseldeki tapu kaydının iptali ile ... adına tescili, binanın kal'i ve menfi zararların tazmini istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 17/01/2018 tarih ve 2018/42 K. sayılı kararı ile; -Asıl davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki Büyükçekmece ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Olmadığı Takdirde Bedel İadesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
MAHKEMESİ Dava, taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış sözleşmesinin hile yolu ile yaptırılmış olması nedeniyle satış sözleşmesinin iptali ile taşınmaz bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, 6110 sayılı yasanın .... maddesi ile 2797 sayılı yasanın değişik .... maddesi gereğince ... .... ... Dairesi nitelendirmenin sebepsiz iktisap olduğunu belirtmiş ise de, mahkeme kararının gerekçesinde sebepsiz zenginleşme nitelendirilmesinin bulunmamasına dayanılarak ... dairenin bu görüşe göre dairemizin görevli olduğu hususundaki kararı anılan .... madde hükmüne aykırı bulunduğundan 2012 yılı ... iş bölümüne göre gayrimenkul satım sözleşmesi sebebine dayalı açılan davada verilen hükmün incelemesi ... .... ... Dairesinindir. Ancak, anılan daire dosyayı dairemize göndermiş olduğundan; ... Daireleri Başkanlar Kurulunca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın ... Birinci Başkanlığa gönderilmesine, 30.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Aktin, özellikle de borç akitlerinin tarafları "alacaklı" ve "borçlu" adını taşır. Bundan dolayı da taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin tarafları "vaat alacaklısı" ve "vaat borçlusu" olarak ifade edilmektedir. 4. Öte yandan, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinde amaç ileride bir taşınmazın satış işleminin yapılmasıdır. Başka bir anlatımla, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi yapılmakla vaat borçlusu ileride taşınmaz mal mülkiyetini vaat alacaklısına geçirme (yeni bir sözleşme yapma) taahhüdünde bulunur. İleride yapılması taahhüt edilen akit ise taşınmaz mal satımıdır. O yüzden taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ileride yapılacak taşınmaz satış sözleşmesinin esaslı unsurlarını ihtiva etmelidir. Taşınmaz satım sözleşmesinde objektif bakımdan esaslı nokta olarak tarafların adları veya temsilci ya da vekillerinin kimlikleri, satım konusu taşınmaz ve nitelikleri, semen ve hukuki sebebin resmi şekilde düzenlenecek senette yer alması gerekir. 5....


