Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna yapılan ödeme sonrasında ise temlik eden dava dışı ... tarafından 18.01.2011 tarihinde davalıya ihtarname gönderilerek emanet verilen hisselerin iadesi istenilmiş, hisselerin iade edilmemesi üzerine 21.06.2012 tarihli ihtarla da 01.12.1997 tarihli sözleşmede gösterilen bedel olan 20.000.000USD'den TMSF'ye ödenenen 5.000.000USD mahsup edildikten sonra kalan 15.000.000USD'nin on gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş ve ödenmemesi üzerine de dava dışı ... tarafından 05.12.2012 tarihinde yapılan temlike istinaden davalı aleyhine dava konusu olan icra takibi yapılmıştır. 33. Uyuşmazlık kapsamında öncelikle üzerinde durulması gereken husus; davalı tarafından imza altına alınan 01.12.1997 tarihli “Sözleşme” başlıklı taahhütname ve içeriğinin hukukî niteliğidir. Bu çerçevede anılan belge ile dava dışı temlik eden ...’na ve ...’na, devrettikleri dava dışı ... Mermer San. ve Tic....
A.Ş' nin aile bireylerinin hissedarı olduğu ... grup şirketlerin sermaye ihtiyacı ve dolayısıyla ... (ve diğer ortakların) nakit ihtiyaçlarının, ... A.Ş' nin imkanlarından faydalanılması suretiyle karşılandığını, finansman planı çerçevesinde ortakların hisselerinin primli olarak davalı şirket tarafından alındığını ve bu hisse bedellerinin davalı şirket tarafından kredi kullanılmak suretiyle davacıya ve diğer ortaklara ödendiğini, davacının davalı şirketten tahsil etmediği satış bedeli ve bu satış dolayısıyla davalı şirkette borç olarak tutulabilecek bir bedel bulunmadığını, ... Şirketi unvanlı şirketin nominal sermayesi 34.000.000 Türk Lirası iken, söz konusu şirketin hisselerinin, primle satış işlemi için yapılan değerleme çalışmaları sonucunda, 344.000.000 USD olarak belirlendiğini ve bu değerde olduğu varsayımı ile ortakların sahip olduğu ... A.Ş hisselerin, o dönemlerde inşaat sektörünün yüksek karlı olması ve bu karların da devam edeceği varsayımı nedeniyle, ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Senet iptali, taşınmaz teslimi ve bedel iadesi ... ile ... ve ... aralarındaki satış senedinin iptali, taşınmaz teslimi ve satış bedelinin iadesi davasının reddine dair Ayvacık Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 18.03.2009 gün ve 140/49 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,55 TL’nın temyiz edenden alınmasına 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, bayilik sözleşmesi kaynaklı, davacının fatura altı iskonto ve reklam desteği alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali; birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davası, davalıya iadesi gereken ürün bedeli, kâr kaybı tazmini, tamirat- tadilat işlemleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini ile manevi tazminat; birleşen İstanbul Anadolu kapatılan 19 ATM 2013/475 E sayılı davası, cari hesaptan kaynaklı alacak, dekorasyon ve kira desteğinden kaynaklı alacak ve cezai şart alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 6....
Ocak 2012-Aralık 2012 arasına denk gelen 12 aylık kısmın 216.000 USD * KDV'nin Ocak 2012 ayında, Ocak 2013-Haziran 2013 aylarına tekabül eden 6 aylık kısmı 108.000 USD * KDV 'nin ise Mart 2012'de ödendiği; akdedilen bayilik sözleşmesinin davalı şirket tarafından ... 31....
Tüketici Mahkemesince dava dilekçesi incelendiğinde ilk anda taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan bedel iadesi davası gibi algılanıp taşınmazın aynına ilişkin bir dava olmadığı düşüncesi hasıl olsa da gerçekte davacının satış vaadi sözleşmesinin değindiği sebeplerle iptalini talep ettiği, karşı tarafın karşı tez ve cevapları ile davacının tek taraflı irade beyanıyla feshe ilişkin talepleriyle ilgili olarak fesih koşullarının oluşmadığının öne sürülmesi ve bunun ispatlanması halinde dava dosyasının gayrimenkulün aynına ilişkin bir içerik arz edeceği ve gayrimenkulün aynına ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinin anlaşıldığı taşınmazın bulunduğu Mudanya'nın Bursa Tüketici Mahkemesi yetki sahasında bulunduğu ve Bursa Tüketici Mahkemesinin davaya bakmaya kesin yetki kuralı gereği yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Bursa 6....
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 günlü ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar Sayılı ilamıyla; 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4. maddesi ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na tüketicilere yapılacak elektrik satışlarında uygulanacak fiyatlandırmaya esas unsurları tespit etme görevi verildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun bu maddeye dayanarak 11.08.2002 gün ve 24843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliği” yayımladığı, lisans sahibi şirketlerinde bu tebliğe uygun olarak tüketiciden kayıp-kaçak bedeli adı altında bedel tahsil ettikleri, ancak anılan madde ile Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyat belirleme hak ve yetkisinin verilmediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedelinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan bedel miktarlarının şeffaflık...
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır. Ancak, bedelden ödenmeyen bir kısım var ise bu bedel Borçlar Kanununun 81. maddesi uyarınca depo ettirilmelidir....
ün satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı düzenlendiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır....
sözleşme kapsamında fatura kesilmeye devam edilmekte olduğu, sözleşmedeki düzenlemeye göre projenin mevcut gelmiş olduğu durum karşısında ilgili ücret hesabının güncellenmesini zaruri olduğu, nitekim 250 milyon ABD doları olarak öngörülen proje maliyetinin 365 milyon ABD doları olacağının öngörüldüğü, gelir hesabında ise projedeki rezidansların 41000 m2 yani yarısı için satış sözleşmesinin düzenlendiği ve sözleşme kapsamında birim satış fiyatı olan 10.000 ABD dolarının aksine 7.700,00 ABD doları altında gerçekleşiği ve bu ortalama rakamın aşağıya doğru seyrettiği, hedeflenen tahmini 1.000.000.000,00 ABD dolarının yakalanmasının imkansız olduğu, belirtilen bu sebeplerle sözleşme kapsamında ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, özellikle projenin finansmanının bankalarca yapılması ve tüm harcama kalemlerinin kreditör bankaların izniyle olması nedeniyle bu aşamada sözleşmeye göre ilave bir ödeme yapılmasını sözleşme kapsamındaki hesaba göre mümkün olmayacağının bankalarca da kendilerine bildirildiği...


