AHM'de açtığı gecikme tazminatı davasının kabul edildiğini, mahkemenin ...E., ...K. sayılı ilamı ile davalının 277.400 USD tazminata mahkum edildiğini, davacının halefinin edimlerini ifa etmemesi nazara alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. DELİLLER :Davalı kooperatifin defter ve kayıtları, ana sözleşmesi, davalılar arasında Ankara ... Noterliğinde 08.04.2005 tarihinde düzenlenen "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi", davalı kooperatif yönetim kurulunun 10.11.2006 tarih ve 42 sayılı kararı, kira tutanağı, tapu kaydı, Ankara Batı ... AHM'in ...E., ...K. sayılı görevsizlik ilamı, Ankara Batı ... AHM'nin ...E., ...K. sayılı dosyası, sicil kaydı, mahallinde icra edilen keşif, bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE :Talep, kooperatif üyeliği nedeniyle, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir....
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davacının; a-portföy tazminatı, b-yapılması zorunlu olan ve yapılacak sözleşmede ön görülmemiş ve belirlenmemiş giderlerden kaynaklı alacak istemi, c-yarım kalan işlerden kaynaklanan acente ücretlerine ilişkin alacak istemi, d-ödenmesi gerekli acente ücretinin hatalı hesaplanması veya haksız kesintiler nedeniyle noksan ödenmiş ücretlerden kaynaklanan alacak istemi, e-......
Kişiden satış yoluyla edinmiş olduğu bir Taşınmaz olmayıp Kooperatif üyelerine tahsis edilen Taşınmazlardan olduğu ve Kooperatif üyesi bulunun davalıya müvekkili kooperatif tarafından tahsis edildiği belirtilmiş ise de, inceleme konusu yapılan Kooperatif ile arsa malikleri arasında düzenlenen dosyamız içerisine sunulu Bursa 10....
Davacı yan davalı ... ile aralarında akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalı ...'in taşınmazları ipotek yükü ile satın aldığını, ipotek borçlusu sıfatı nedeniyle davalı ...'in de borçtan sorumlu olacağını, alacağın tahsili için ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takiplerinin icra hukuk mahkemesince iptal edildiğini, anılan mahkemece verilen kararın maddi anlamda kesin hüküm ifade etmeyeceğini iddia etmiş, davalı yan ise ipotekli taşınmazların satış bedeli olan 230.000,00 TL bankaya ödendiğinde ipoteklerin fekkedileceği söylendiğinden bu bedelin yatırıldığını, taşınmazların satın alındığını, buna rağmen ipoteklerin fekkedilmediğini, ipotek nedeniyle davalı ...'in bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
olmadığını savunmuş; açtığı karşı davada ise müvekkilinin geç teslimden kaynaklı yurtdışı firmasına taraflarınca ödenen 72.000-Euro gecikme cezası ile dava dışı alt taşıyıcıya ödenmek zorunda kalınan 8.000-Euro olmak üzere, toplam 80.000-Euro'nun davacıdan tahsiline, asıl davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde, alacağın bu tutardan mahsup edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Hukuk Dairesi'nin 19/04/2021 Tarih, 2021/1592 Esas ve 2021/4235 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; Sözleşmelerde kararlaştırılan gecikme zammı, hukuki niteliği itibariyle bir borcun gününde ödenmemesi halinde alacaklının gecikme zammı süresince borçluya tanıdığı vade karşılığı belirli bir oranda borca yapılan ilave niteliğindedir. Gecikme zammı, gecikme faizi değildir. Gecikme zammında da bir para borcunun geç ödenmesi bahis konusudur. Gecikme faiz talebinde bulunabilmek için borçluyu temerrüde düşürmek gerektiği halde, gecikme zammında buna lüzum yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Özel dairenin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir....
Ayrıca, satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemi, 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yapılan her icra işlemi, zamanaşımını kesecektir. İcra takipleri, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan yenilenmiş, istem zamanaşımına uğramadığından esas bakımından dava değerlendirilmiştir. Satım sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcu yükümlendiği akittir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, icap ve kabul iradelerinin birleşmesi yeterlidir. Yazılı yapılması, geçerlilik bakımından önemli değildir. Kural olarak, satıcı satılanın teslim edildiğini, alıcı ise bedelin ödendiğini ispatla yükümlüdür....
takibine vaki itirazın iptali istemi ile açılan işbu davada, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Esas sayılı dosyası ile takip yaptığı görülmektedir.O halde eldeki davada uyuşmazlık; zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin tespiti noktasında toplanmaktadır.Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, eser sözleşmesi ile birlikte satış vaadi sözleşmesinden oluşan karma bir akit olup eksik işler ve ayıplı imalâtların giderim bedeli, gecikme tazminatı ve cezai şart alacaklarında zamanaşımı süresi genel kural olarak sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 126/4. ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Gerek eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli, gerekse gecikme tazminatı ve cezai şart alacakları teslim ile istenebilir hale geleceğinden zamanaşımı süresi teslim tarihinde başlayacaktır (bkz. Yargıtay 6 HD, 08.03.2023 tarih, 2022/712 Esas, 2023/947 Karar sayılı kararı)....
Davalı vekili, taraflar arasındaki 18.04.2017 tarihli sözleşme esas itibarıyla bir eser sözleşmesi olduğunu, eser sözleşmelerinden kaynaklı alacak iddialarında zamanaşımının 5 yıl olduğunu, zamanaşımının başlangıç tarihi esasen sözleşme tarihi olmakla birlikte bir an için sözleşmeye göre eserin tamamlanması için öngörülen 75 günlük iş süresinin sonu olan 3 Temmuz 2017 tarihi dahi her halükarda zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul edilse bile huzurdaki davada 5 yıllık zamanışımı süresinin 3 Temmuz 2022 tarihinde sona erdiğini, zamanaşımı itirazlarının kabulünü ve davanın reddini talep ettiklerini, davacının edimlerini eksik bıraktığını, işleri müvekkilinin 3. şahıslara tamamlatmak zorunda kaldığını, arsa sahiplerinin gecikme iddiasıyla davalı yüklenici şirket aleyhine ikame ettikleri İstanbul Anadolu 11....


