WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

nın 10268 ve 10269 parsel sayılı taşınmazları 03.10.1968 tarihinde Yaşar Bavunoğlu'ndan satın aldığını, murisin vefatı ile müvekkillerine intikal ettiğini, tapu kaydı üzerinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 4-4-2/35 emirleri ile "muamele yapılamaz" şerhi olduğunu, bu şerhin satış evraklarının eksikliği nedeni ile konulduğunu, tapuda bulunan evraklardan ve tutulan belgelerden müvekkillerinin sorumlu olmadığını, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün idari emirle koyduğu "Muamele Yapılamaz" şerhinin hukuken geçersiz olup kaldırılması gerektiğini belirterek, şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Tapu Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; kaldırılması istenilen şerhin kişiler yararına ve tedbir amaçlı konulduğunu, bu tür davalarda Tapu Müdürlüğü'nün yasal hasım olduğunu, bu nedenle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... ile dahili davalı ... ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., ... köyü 371 parsel sayılı 11500 m2 taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, 1946 yılında kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde iken, 1987 yılında kesinleşmiş 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması sonucu ... adına orman sınırları dışına çıkartıldığını belirterek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... adına tescili, tapu kaydındaki ... lehine konulan haciz şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmış, mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline, kütüğün beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması ile orman rejimi...

Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir. Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür. Tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhin lehtarına yöneltilmesi gerekir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir....

Tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhlerin lehtarına yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olay; iddia, savunma, tüm dosya kapsamı, toplanan ve sunulan deliller, bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, davanın dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan davalı ... lehine olan ipoteğin kaldırılması istemiyle açılmış olduğu görülmüştür. Her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak ipotek alacaklısı Belediye ve Yapı Kooperatifleri gösterilmiş ise de, tapu kaydı incelendiğinde yalnızca Beylikdüzü Belediyesinin ipotek alacaklısı olduğu görülmekle diğer davalılar yönüyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve ancak her ne kadar tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhlerin lehtarına yöneltilmesi gerekmekte ise de, uyuşmazlığın taraflar arasında meydana gelme şekli itibariyle mahkememizce davalı ... yönüyle yargılamaya devam edilmiştir....

DAVA Davacı şikayetçi/borçlu vekili dava dilekçesinde; taşınmaz açık artırma ilanında taşınmazın tapu kaydındaki şerhlerin açıkça gösterilmediğini, satış ilanın usul ve yasaya aykırı hazırlandığını, birden fazla taşınmazın aynı anda satışa çıkartılmasının rekabeti azaltabileceğini, alacağın bir veya iki taşınmaz satışı ile karşılanacağı halde 5 taşınmazın birden satışa çıkarılmasının kötüniyetli olduğunu, her bir satışın aynı icra dosyasında yapılıyor olmasının tebligatların da usulsüz olduğu sonucunu doğurduğunu, taşınmaz üzerindeki ipoteğin de usulsüz olup buna ilişkin davanın devam ettiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişlerdir. II....

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine konulmuş olan "6831 sayılı kanunun 2B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkarılan sahada kaldığından bu imar uygulamasındaki sorunun plan tadilatı veya imar uygulaması yoluyla ya da hükmen çözümleninceye kadar bu taşınmazdaki tedavül talepleri karşılanmayacaktır.", "bu parselin oluşumundaki ihdas işlemi Tapu Kanununun 21. maddesine aykırıdır.", "Bu parselin oluşumundaki ihdas işlemi İmar Kanununun 18. maddesine aykırıdır" şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; tapu kaydındaki “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı”, “Bu parselin oluşumundaki .............

Tüketici Mahkemesi'nin 11.02.2015 tarih 2014/1720 sayılı yazısı ile tapu kaydına "Kesinleşmemiş mahkeme kararı vardır" şerhi yazılmıştır. Bu durumda, tapu kaydına şerh konulmasından önce tesis edilen ipotek ve haciz şerhlerinin kaldırılması olanağı bulunmadığı; ancak, 18.02.2015 tarihinden sonra tapu kaydına yazılan şerhlerin lehdarlarının, TMK'nun 1023 maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları açıktır. Mahkemece bütün bu hususlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle kararının bozulmasına karar vermiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda “Davanın kısmen kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 41481 ada, 1 parsel, B/Zemin/4 No'lu bağımsız bölümün tapu kaydında yer alan, davalılardan ...'ın takip alacaklısı olduğu ... 1.İcra Müdürlüğünün 2015/2891 Esas sayılı dosyasında 19.03.2015 tarihinde konulan haciz şerhinin, ...'...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı bankaca yapılacak etraflıca bir araştırmanın neticesinde, devir alma işleminin uygunluğuna kanaat getirildiği taktirde, üzerinde ipotek, haciz vb. kısıtlayıcı şerhlerin bulunup bulunmadığının araştırılması ve devir işleminden önce "özenli çalışma yükümlülüğü kapsamında" tapu kütüğünün yerinde incelenmesi gerekirken ve incelenmiş olması halinde devir alınmak istenilen taşınmazın üzerindeki haczin farkedebilecek iken, tacir bankadan beklenen ve olması gereken bir yaklaşım bu iken tapu kütüğü yerinde incelenmeyerek, "taşınmazların üzerinde takyidat bulunmadığı" yönündeki tapu müdürlüğü cevabına güvenilerek borca mahsuben taşınmazın devralınması, bir başka deyişle sadece bir belge ve beyan itibar edilmiş olması tapu siciline güven ilkesi kapsamında değerlendirilemeyecektir..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

(Muhalif) KARŞI OY Davacı, dava konusu taşınmazla ilgili olarak, açtığı tapu iptali davasında taşınmazın tapu kaydına “davalıdır” şerhi konulduğunu, kayıt maliki aleyhine açtığı dava sonunda tapu kaydının iptal edilerek adına tescil edildiğini, yargılama devam olunurken davalı kayıt malikinin borcu nedeniyle üçüncü kişi alacaklılar tarafından taşınmazın tapu kaydı üzerine hacizler konulduğunu belirterek, haciz lehdarları aleyhine haciz şerhlerinin kaldırılması için dava açmıştır. Davalı haciz lehdarları, mahkeme kararına bu yönüyle değil, yargılama giderleri yönüyle temyiz itirazında bulunmuşlardır. Haciz şerhi, “davalıdır” şerhinden önce konulmuş ve bu şerhin kaldırılması davacı tarafından talep edilmiş ise, kural olarak davalı haciz lehdarının iyi niyetli olduğu kabul edilir. Bu nedenle “davalıdır” şerhi konulmadan önce üçüncü kişi tarafından konulan haciz şerhi kaldırılamaz....

Maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına ilişkin davalarda husumetin kural olarak tapudaki şerhlerin lehtarına yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olay; iddia, savunma, tüm dosya kapsamı, toplanan ve sunulan deliller, bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, davanın dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan davalı ... lehine olan ipoteğin kaldırılması istemiyle açılmış olduğu görülmüştür. Her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak ipotek alacaklısı ... Yapı Kooperatifleri gösterilmiş ise de, tapu kaydı incelendiğinde yalnızca ......

UYAP Entegrasyonu