geçmesine rağmen davacının sessiz kalması ve davalıda bu yönde bir beklenti oluşturduktan sonra 2019 tarihinde ihtar çekmesi dikkate alındığında sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşup oluşmadığının takdiri hukuki bir değerlendirme olması nedeniyle ancak Mahkemece değerlendirilebileceğini, sessiz kalma söz konusu olmadığı takdirde ise Davalının sözleşmeye aykırılık teşkil eden eylemleri dikkate alındığında davacının sözleşmenin 6 ıncı maddesine dayalı cezai şart talebinde bulunabileceği,Davacı cezai şart dışında ayrıca FSEK’e dayalı maddi ve manevi tazminat talebinde de bulunmuş olup; taraflar arasındaki sözleşmede sözleşmeye aykırılık hâklinde cezai şarta ek olarak ifanın da talebinin isteneceğine ilişkin açık bir kararlaştırma bulunmadığından davacının sadece cezai şart talebinde bulunabileceği, bununla birlikte Mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde davacının cezai şarta ek olarak talep ettiği FSEK 68 ve FSEK 70’e dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin de değerlendirilmesinin...
Ezcümle davacı tarafça basiretli tacir gibi davranılarak sözleşme yapılmadığı ve davalı taraf ile imzalanan 07/05/2020 tarihli sözleşmenin davalı tarafça yerine getirilmemesi nedeniyle tazminat talep edilmiş ise de tazminatı gerektriecek sözleşmeye aykırılık ve zarar ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Kısa kararda sehven davacının 10.000,00-tl maddi tazminat ve 50.000,00-tl manevi tazminat talepli sübut bulmayan davasının reddine yazılmış olup davacının 5.000,00 TL tazminat, 10.000 TL menfi zarar ve 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin tamamının reddine karar verilmiştir.)...
Davacı bu uygulamadan haberi olmadığı gibi itiraz etmesi üzerine saunanın kapısının açık bırakılarak ve elektrikler de kapatılarak güvenlik çağrıldığını, güvenlik görevlisi tarafından çıkmasının istenmesi üzerine tesisten ayrıldığını bildirerek kişilik haklarının saldırıya uğraması nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi sözleşmeye aykırılık halinde koşulların oluştuğunda BK 98-44 maddeleri gereğince manevi tazminata hükmedilebilir. Dosya içeriğine göre, davalının tesisin çalışma saatlerinin değiştiği konusunda davacıya yöntemine uygun olarak duyuru yapmadan, olay günü davacıyı güvenlikçiler vasıtasıyla tesisten çıkmak zorunda bıraktığı anlaşılmaktadır. BK 49.maddesi gereği manevi tazminat istenebilmesi için kişilik haklarının tecavüze uğraması gerekir....
Somut olayda, mahkemece davacının, davalı taşıyıcıya ait otobüse teslim ettiği ve içinde giyim eşyalarının yer aldığı bagajın kaybolması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği ve manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir. Bu itibarla, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu hükümlerle birlikte değerlendirdiğimizde sözleşmeye aykırılık nedeniyle giderim yükümlülüğünden söz edebilmek için varlığı gerekli beş koşul; eylem, borca aykırılık, zarar, illiyet bağı ve kusurdur. Haksız fiilde zarar gören, karşı tarafın kusurunu ispatlamak zorunda iken giderim yükümlülüğünde alacaklı kusuru ispatla mükellef olmayıp, ispat yükü altında olan borçlu kusursuz olduğunu ispatlayacaktır. BK 98/2. madde gereğince haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyasen sözleşmeye aykırılık hâllerinde de uygulanır. Haksız fiil hükümlerine gidebilmek için giderim yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerde bir hüküm bulunmaması gerekir. Giderim yükümlülüğüyle ilgili olarak cismani zarar nedeniyle manevi tazminat özel olarak düzenlenmediğinden yapılan yollama nedeniyle haksız fiillerde cismani zararla ilgili olan BK 47. madde hükmü de somut olayda kıyasen uygulanacaktır. Kusurun tespiti ve uygulanması yönünden ise durum farklılık arzetmektedir....
Benzer konuya ilişkin; "Sözleşmeye aykırı davranış manevi zarara yol açabilir. Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.TBK.nun 114.(BK 98) maddesinin ikinci fıkrasında "haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır" tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar ---- arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Davacı kiracının iddia ettiği olayların kişilik hakkını nasıl ihlal ettiği hususu ispatlanamamıştır....
İşçi zararının tazmini için sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil hükümlerine dayanmakta serbesttir. 818 sayılı BK'nın 98. (TBK'nın 114) maddesinin 2. fıkrası "Haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler, kıyasen akde muhalif hareketlere de tatbik olunur." şeklinde düzenleme içerdiğinden, iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat davaları açısından 818 sayılı BK'nın 47. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi kıyasen uygulanacağından, iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat davalarında bu kapsamda inceleme yapmak gereklidir (Süzek, S.: İş Hukuku, 18. Baskı, İstanbul 2019, s. 408). Borçlar Kanunu'nun 47. (TBK'nın 56) maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para aslında ne tazminat ne de cezadır....
Davacı yararına hükmedilen manevi tazminat yönünden ise, kural olarak sözleşmeye aykırılık kişilik haklarına saldırı teşkil etmez. Davacının iddia ettiği sözleşmeye aykırılık halinin davacının kişilik haklarını MK.nun 24.maddesi anlamında zedelemesi ve bu nedenle de BK.'nun 41.maddesi (6099 sayılı TBK’nun 49 md.) anlamında manevi tazminatı gerektirecek ağırlıkta bulunmaması nedeniyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü de doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeye aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle davacının 9.200,00 Euro tutarında fazla ödemesinin bulunduğu, bunun dışında diğer uğramış olduğu maddi zarara ilişkin taleplerinin usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, davacı şirketin yurt dışı bağlantılı olduğu, sözleşmeye aykırılık nedeniyle ticari itibarının zedeleneceği, kişilik haklarının bundan dolayı zarar göreceği gerekçesiyle, 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Mahkemece davalı oteli işleten şirketin .... olduğu, davaya anılan şirket tarafından cevap verildiği, bu suretle husumetin benimsendiği ve bu nedenle temsilcide yanılma sebebiyle davalı olarak.... gösterildiği bildirildiği halde, gerekçeli karar başlığında ..... yerine yine aynı otel isminin davalı olarak yazılması hatalı olmuştur. .../......
Davacı 27 yıl süre kiralık kasanın akıbetini araştırmamış olmaması, değişen adresini yıllarca bankaya bildirmemesi, kiralık kasanın da emniyet sandığından bankaya devri nedeniyle devrin akıbeti konusunda herhangi bir girişimde bulunmadığından zararın artmasından dolayı müterafik kusuru bulunmaktadır. Davacının manevi tazminat istemine gelince; 818 sayılı BK’nunda sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk nedeniyle manevi tazminat ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminat gerektirmez. Ancak borcun zamanında veya hiç yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelen olaylardan dolayı davacının kişilik hakları ihlal edilmiş veya bu olaylar nedeniyle büyük bir acı, üzüntü meydana gelmiş ise somut olayın özelliğine göre manevi tazminata hükmedilebilir. (BK 49. md.)...


