DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 13....
A.Ş ve onun yetkilisi ... sorumlusu sıfatı ile bir sözleşme tanzim ettiği, sözleşmeye bağlı vekaletnamenin yine ...'...
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Aynı Yasa'nın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, sözleşmeye aykırı bir davranış sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişinin manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Ancak, her borca aykırı davranışın da kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğundan söz edilemez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için borca aykırı davranışın kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olması gerekmektedir....
KARAR Davacılar, gerçekleşecek olan düğünleri için davalı organizasyon şirketi ile sözleşme imzaladıklarını, düğün günü yağmur yağması nedeniyle düğünün açık havada yapılamadığını, kapalı bir salonda düzenleme yapıldığını ancak düğün merasimi devam ederken elektriklerin kesildiğini, tedarik edilen jeneratörün çalışmadığını uzun bir süre masalara konulan mumlarla idare edildiğini, müzisyenlerin geç geldiklerini, arada gerginlik yaşandığını ve olayın emniyete intikal ettiğini, normalde 24:00 da sona ermesi gereken merasimin 2-3 saat erken sona erdiğini, en mutlu günleri olarak hatırlamaları gereken bu günün davalı şirketin kusur ve ihmalleri sonucu kötü bir şekilde sonlandığını, çektikleri acı ve elem nedeniyle 10.000,00' er TL manevi tazminatın ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle ödenen 3.519,75 TL'nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir....
Davacı tarafça zararın belirlenmesi üzerine belirlenen maddi tazminatın bakiye miktarı 30.01.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile arttırılmış ve manevi tazminat için ise 28.01.2014 tarihinde ayrı bir dava açılmıştır. Açılan manevi tazminat davası bu dava ile birleştirilmiştir. 5.Sonuç: Somut uyuşmazlıkta iş yerinde iş kazası sonrası bedensel bütünlüğü zarar gören davacı, zararın varlığını malûliyet oranının kesinleşmesi ile öğrenmiştir. Her ne kadar taraflar arasında iş sözleşmesi ilişkisi ve işverenin gözetme borcunu ihlal etmesi nedeni ile sözleşmeye aykırılık var ise de bu aykırılık aynı zamanda bedensel bütünlüğe yönelik olması nedeni ile haksız fiildir....
ve manevi tazminat davasının kısmi dava olarak açılamayacağından davacı vekiline manevi tazminat talep miktarını açıklaması ve talep ettiği miktar üzerinden peşin harcı yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın HMK 119/1-ğ ve 119/2 md gereğince açılmamış sayılacağının ihtarına, manevi tazminat miktarının belirlenmesi halinde belirlenen bu bedel üzerinden peşin harcı yatırması için 2 haftalık süre verilmesine, bu süre içerisinde peşin harcın yatırılmaması halinde harçlar konunu 30-32 ve HMK 150 ....
Bu şartlar; kişilik haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, saldırı nedeniyle kişilik haklarının zarara uğraması, zarar verenin kusurlu olması ve zarar ile saldırı arasında illiyet bağının bulunmasıdır. Her sözleşmeye ya da hukuka aykırılık halinde, manevi tazminat ödenmesi gerektiğinin kabulü mümkün değildir. Somut olayda, teminat senedinin amaca aykırı kullanılması ile icra ve haciz işlemlerinin uygulanmasının, davacının kişilik haklarına zarar verdiğinden söz edilemez. Bu halde, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı ve zedelendiği hususu ispat edilmediğinden, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayımızda da, davacının kredi kartının kullanıma kapatılması nedeniyle kişilik haklarının ne şekilde saldırıya uğradığı kanıtlanmadığı gibi, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde davacının da kartı iptal etmeyip kullanmaya devam etmesi nedeniyle kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat gerektirmez. Bu durumda manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 118.80 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 3.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sözleşmeyle öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 54 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dava, sözleşmeyle öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir....
Diğer yandan, sözleşmeye aykırı davranış manevi zarara yol açabilir. Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. TBK.nun 114. (BK 98) maddesinin ikinci fıkrasında “haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır” tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle (borca aykırı bir davranışla) manevi zarar (kişilik haklarına vaki tecavüzden duyulan acı elem ve ızdırap) arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Davacının iddia ettiği olayların kişilik hakkını nasıl ihlal ettiği hususu kanıtlanamamıştır....


