WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Sözleşme hükümlerine aykırılık hallerinde bu aykırı davranış eğer kişilik haklarını ihlal etmiş ise, Türk Borçlar Kanunu 58.maddesinde öngörülen koşullar sabit olduğu taktirde manevi tazminata hükmedilebilir. Manevi tazminat için davacının kişilik hakları ve vücut bütünlüğünün zarar görmesi gerekir. Dava konusu ticari ilişkide davacının kişilik haklarının ve vücut bütünlüğünün zarar gördüğü ispat edilemediği gibi, ticari hayatın riskleri ve basiretli tacirin sorumlulukları gözönünde bulundurulduğunda manevi tazminat verilmesi şartları oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir....

yazı nedeniyle de davacı-karşı davalı şirket ve markasının olumsuz olarak etkilendiği bu nedenle manevi tazminat talebinde de haklı olduğu, manevi tazminat yönünden davalının sosyal ekonomik durum tespit tutanağı, davacının incelenen ticari defterleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat yönünden ise maddi zarar tam olarak tespit edilemediğinden talep edilen 10.000 TL tazminatın davacının ticari defterlere göre satış alanında yüksek bir azalış olması ve zarar etmiş olduğu da dikkate alındığında borçlar kanunu 50....

İşçinin, işverenin gerekli önlemleri almaması sonucu ölmesi durumunda, işçinin desteğinden yoksun kalanların tazminat davaları, sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat davalarındaki sorumluluk hükümlerine tabi olacaktır. Madde gerekçesinde, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tabi olunan zamanaşımı süresinden (yeni Yasanın 145. maddesine göre 10 yıl) haksahiplerinin de yararlanmalarının amaçlandığı açıklanmıştır....

O halde davacı olan çocuğun "üçüncü kişiyi koruyucu etkili sözleşme kapsamında olan kişi" konumunda olduğu, bu sözleşme uyarınca davacı olan çocuğun dava dışı hekimin sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle anasının hekimle yapmış olduğu sözleşme kapsamında bu sözleşmeye dayanma hakkının bulunduğu, hukuken bu sözleşmeye dayanabilecek çocuğun down sendromlu olarak dünyaya gelmesiyle hekimin özensizliği arasında nedensellik bağının bulunduğu, bu durumun dava dilekçesindeki iddia ve vakıa ile sabit olduğu, dava dışı hekimin sigortasını yapan şirketin sözleşmeye aykırılık ile ortaya gelen bu durum arasında nedensellik bağını kaldıramadığı, çocuğun down sendromlu olarak dünyaya gelmesinin verilen tanım dikkate alındığında yaşam hakkının mutlak anlamda ihlaline yol açtığı, bu ihlalinin açıklandığı üzere maddi ve manevi zarar oluşturduğu kabul edilmelidir....

Aksi durumda sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararlar var ise davalı sonuçlarına katlanmakla yükümlüdür. Dava sözleşme sorumluluğu kapsamında davalı alt kiraya verene karşı açılmıştır. Davanın sözleşmenin tarafı olmayan Büyükşehir Belediyesine tevcih edilmesi sözleşmenin nispiliği ilkesine aykırılık teşkil eder. Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında mahkemece davacının öne sürdüğü fesih nedenleri üzerinde durulup taraf delilleri toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir....

durumun sözleşmeye ve alt imtiyaz sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinin ihlali ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile müvekkili şirketin uğramış olduğu 10.000,00-TL maddi zarar ile 30.000,00-TL manevi zararın 20.10.2010 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Öte yandan, davacının manevi tazminat talebiyle ilgili olarak ----- sayılı ilamında "Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 114. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 58. maddenin uygulanacağı tartışmasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlere saldırı halinde manevi bir zarar, başka bir ifade ile kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmeden söz edilir....

Taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmakla birlikte, her sözleşmeye aykırılık hali aynı zamanda kişilik haklarının zedelenmesi sonucunu doğurmak suretiyle manevi tazminat talep hakkı vermez. Somut uyuşmazlıkta da icracı sanatçı davacılar murisinin telif ücreti alacağının ödenmemesi dışında kişilik haklarının zedelendiğine ilişkin başkaca sebepler ileri sürülmediğine göre, manevi tazminatın şartları oluşmadığından talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

hükümlerince yasal dayanağı bulunmadığı anlaşılan manevi tazminat davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....

Hukuk Dairesinin 12/03/2018 tarih ve 2017/2682 esas, 2018/882 karar sayılı ve 19/02/2018 tarih ve 2016/4623 esas, 2018/661 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği gibi sözleşmeye aykırılık halinde 6098 sayılı Kanun'un 114/II. maddesi uyarınca, haksız fiil sorumluluğuna ait hükümler kıyas yoluyla uygulanıp manevi tazminat istenebilirse de, TBK'nın 58. maddesi hükmünce, sözleşmeye aykırılığın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması zorunlu olup, somut olayda bu unsurun gerçekleşmediği anlaşıldığından, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması doğru olmuş, davacı vekilinin buna yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel...

UYAP Entegrasyonu